YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8443
KARAR NO : 2022/302
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
…
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine asıl davada ve birleştirilen davada 30/09/2020 tarihinde, verilen dilekçeler ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 19/01/2021 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf talebinin 6100 sayılı HMK’nın 341/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar vekili, davacı …’ın …,… ada 5 parselde kayıtlı 3 no’lu mesken vasıflı bağımsız bölümün, davacı müvekkili …’nın ise; 4 no’lu mesken vasıflı bağımsız bölümün maliki olduklarını, davacı müvekkillerinin maliki bulunduğu bağımsız bölümlerin her birinin tapu kütüğünden de görüleceği üzere, 3 No’lu bağımsız bölümün eklentisi olarak 3 no’lu kömürlüğün, 4 no’lu bağımsız bölümün eklentisi 4 no’lu kömürlüğün bulunduğunu, eklenti niteliğindeki kömürlüğe davalı … Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri A. Ş. tarafından haksız işgal ve müdahale suretiyle 01 Nisan 2019’dan beri kullandığını, haksız müdahale ve tecavüzün halen devam ettiğini, davacı müvekkillere de ecrimisil bedeli olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, öncelikle dava konusu taşınmaza davalının vaki ve haksız müdahalesinin menine ve taşınmazın davacı müvekkillerine teslimine, ayrıca davalı tarafın söz konusu haksız işgal suretiyle tasarrufundan dolayı haksız kullanma karşılığı olan ecrimisil bedeline mahsuben; 01.04.2019-09.12.2019 tarihlerini kapsayan dönem için 1.000,00-TL’nin davalıdan tahsili ile davacı müvekkillere ödenmesine bölümün eklentisi 3 no’lu kömürlük ve …,… ilçesi, …,… de kayıtlı 4 no’lu bağımsız bölümün eklentisi 4 no’lu kömürlüğün davalı tarafından haksız müdahale ve işgal suretiyle tasarruf etmesinden dolayı ecrimisil bedeline mahsuben; 01.04.2019 ile 09.12.2019 tarihlerini kapsayan dönem için 1.000,00-TL’nin davalıdan tahsili ile davacı müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleştirilen davada davacı vekili; müvekkilinin 2065 ada 5 parsel de kayıtlı 2 no’lu mesken vasıflı bağımsız bölümün maliki bulunduğunu, müvekkilinin maliki bulunduğu bağımsız bölümün tapu kütüğünden de görüleceği üzere, eklentisi olarak 2 no’lu kömürlüğün bulunduğunu, müvekkilinin maliki bulunduğu bağımsız bölümün eklentisi niteliğinde olan kömürlüğü, davalı … Kargo Lojistik ve Dağıtım Hizmetleri A.Ş.’nin 01 Nisan 2019- 22 Şubat 2020 tarihleri arasında haksız olarak kullandığını, haksız müdahale ve tecavüz edilen döneme ilişkin müvekkiline ecrimisil bedeli olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı tarafından 01.04.2019-22.02.2020 tarihlerini kapsayan dönem için haksız müdahale ve işgal suretiyle tasarruf etmesinden dolayı ecrimisil bedeline mahsuben şimdilik 1.000,00-TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 19/01/2021 tarihli kararında, davanın iş bu esas yönünden davacılar … ve … tarafından açılan el atmanın önlenmesi davası konusuz kalmakla esas hakkında karar vermeye yer olmadığına, mahkememizin iş bu esası ve birleşen Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/308 Esas sayılı dosyalarında açılan ecrimisil tazminat davaları kaleminden davalarının kabulüne, 4.691,33 TL ecrimisil tazminatının davalıdan dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile alınarak davacı …’a, 5.002,83 TL ecrimisil tazminatının davalıdan dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile alınarak davacı …’ya, 3.388,06 TL ecrimisil tazminatının davalıdan dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile alınarak davacı …’e verilmesine karar vermiştir.
Davalı vekili, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, 09/11/2021 tarihli kararı ile meni müdahale yönünden bir değer tespiti yapılmadığı, ilk dava dilekçesinde veya asıl dava dilekçesinde meni müdahale yönünden değer olarak 9.000,00 TL’nin belirtildiği, ıslah dilekçesinde belirtilen miktarlarda ıslah yapıldığı, hesaplamanın dosyadaki dava konusu taşınmaza ilişkin yapılan kira sözleşmesinde belirtilen miktar esas alınarak yüzölçümüne göre hesaplama yapıldığı, her bir davacının talep edebileceği ecrimisil miktarının karar tarihi olan 19/01/2021 tarihi itibariyle istinafı kabil karar miktar olan 2021 yılı 5.880,00 TL olduğu, bu miktarın altında kaldığı, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı, objektif dava birleşmesinin söz konusu olduğu, her bir davacının ayrı ayrı dava açarak talep etme hakkı olduğu, bu nedenle istinafı kabil bir karar söz konusu olmadığından, mahkemece belirlenen ecrimisil bedelinin istinaf kesinlik sınırı altında kaldığını gerekçe göstererek davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar vermiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 341. maddesinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, 361 ve 362. maddelerinde de temyiz edilebilen ve temyiz edilmeyen kararlar belirlenmiştir.
Dosya içeriğine göre; dava değeri 10.000,00 TL olarak gösterilmiş, mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda ise davacı …’a ait …,… 1.normal kat 3 nolu bağımsız bölümün 01.04 2019-09.12.2019 tarihleri arasında hissesine düşen kira bedeli 4.691,33 TL, davacı …’ya ait 2065 ada 5 parsel normal kat 4 nolu bağımsız bölümün 01.04.2019-09.12.2019 tarihleri arasında hissesine düşen kira bedeli 5.002,63 TL, davacı …’e ait … zemin kat 2 nolu bağımsız bölümün 01.04.2019-09.12.2019 tarihleri arasında hissesine düşen toplam kira bedeli 3.388,06 TL, olarak hesaplanmış ve mahkemece bu miktarlar üzerinden harçlandırılarak karar verilmiştir. Dava değeri ve hükme esas alınan miktar karar tarihi itibariyle geçerli olan (2021 yılı için 78.635,577 TL) temyiz kesinlik sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz hakkının bulunmadığı anlaşılmış, bu nedenle temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle HMK’nın 362/1-a ve 362/2 maddeleri uyarınca davalı vekilinin TEMYİZ TALEBİNİN REDDİNE, dosyanın mahalli mahkemeye İADESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 11/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…