YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8447
KARAR NO : 2022/300
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
…
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27/10/2017 tarihinde verilen dilekçeyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11/12/2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf talebinin 6100 sayılı HMK’nın 341/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davacının 8287 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan binanın 15 numaralı dairesine isabet eden 6/187 hisseyi … ‘tan 09/12/2016 tarihinde satın aldığını, adı geçen daireyi davalının haksız olarak işgal ettiğini, davalının haksız ve mesnetsiz işgalinin sona erdirilmesi ile taşınmazın tahliye edilip boş olarak teslimini ve aylık 500 TL ecrimisil bedeli olmak üzere toplam 10 aylık 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Küçükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 11/12/2020 tarihli kararında, davanın kabulü ile …,… parsel, … adresinde bulunan arsa üzerindeki binanın 15 numaralı dairesinde davalı tarafın müdahalesinin men’ine, taşınmazın davacıya teslimine, 5.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir.
Davalı vekili, yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi, 09/11/2021 tarihli kararı ile yerel mahkemenin kararı verdiği tarih itibarıyla mahkemece belirlenen ecrimisil bedelinin istinaf kesinlik sınırı altında kaldığını gerekçe göstererek davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar vermiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun;
1-“Taleple bağlılık ilkesi” kenar başlıklı 26. maddesinde; hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği; duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği,
2-“İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” kenar başlıklı 341. maddesinde;ilk derece mahkemelerinin verdiği kararların hangilerine karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenirken anılan maddenin ikinci fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabileceği; alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği; alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı,
3-“İstinaf dilekçesinin reddi” kenar başlıklı 346. maddesinde; istinaf dilekçesinin, kanuni süre geçtikten sonra verilmesi veya kesin olan bir karara ilişkin olması durumunda, kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verileceği; bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; istinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosyanın, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderileceği, bölge adliye mahkemesi ilgili dairesince istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın yerinde görülmemesi durumunda, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemenin yapılacağı,
4-“Temyiz edilebilen kararlar” kenar başlıklı 361. maddesinde; bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği,
5-“Temyiz edilemeyen kararlar” kenar başlıklı 362. maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin, miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlarının; bu tür kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği; alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkının bulunmadığı; ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer tarafın da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebileceği, hüküm altına alınmıştır.
Genel olarak, davanın değeri çoğu zaman davacının talep ettiği alacak veya tazminat miktarını gösterirken ve bu miktarın yüksekliği davanın kabulü halinde davacının lehine sonuç doğurur.
Dava konusu olaya gelince:
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sürecinde dava konusu gayrımenkulün değerinin 100.000 TL olduğunun bilirkişi tarafından tespit edilip eksik harcın bu belirlemeye uygun olarak davacı tarafça tamamlandığını, bu durumda davanın miktar yönünden istinaf sınırının altında kalmadığının açıkça ortada olduğunu beyan ederek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 09/11/2021 tarihli kararının bozulmasını istemiştir.
Davacı vekili tarafından elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talepli açılan bu davada dava değeri, elatılan taşınmazın dava tarihindeki değeri ile hükmedilen ecrimisil bedeli toplamından ibarettir. Yerel mahkemece yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibari ile değerinin 100.000,00 TL olduğu tespit edilmiş, davacı eksik harcı ikmal etmiştir. Bu durumda davalı vekili, istinaf sınırının üzerinde kalan toplam 105.000,00 TL üzerinden kanun yoluna başvurduğundan; talebin elatmanın önlenmesi ve ecrimisile yönelik olduğu ve elatmanın önlenmesi yönünden yerel mahkemece davanın kabulüne karar verildiği göz ardı edilip, Kanunun 341. madde hükmü eksik ve hatalı değerlendirilerek, hüküm altına alınan ecrimisil bedeli gerekçe gösterilerek istinaf kanun yoluna ilişkin dilekçenin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 09/11/2021 tarihli kararının BOZULMASINA ve istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın adı geçen bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 11/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.