YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8472
KARAR NO : 2022/301
KARAR TARİHİ : 11.01.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
…
…
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 27/12/2018 tarihinde verilen dilekçeyle ecrimisil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 13/04/2021 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi taraf vekillerince talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin 6100 sayılı HMK’nın 341/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı miktar itibarıyla kesin olduğundan davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçelerinin reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, taraflarca paydaş olunan … Ada, 7 parsel sayılı kayıtlı bulunan taşınmazın davalıların haksız kullanımında bulunduğunu, davacı paydaşlara herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek 2014 – 2018 yılları için ecrimisil talep etmiştir.
Tekirdağ 3.Asliye Hukuk Mahkemesi 13/04/2021 tarihli kararında, davanın kısmen kabulü ile 2015 yılı için 606,52 TL, 2016 yılı için 1.333,61 TL, 2017 yılı için 1.539,85 TL, 2018 yılı için 2.040,71 TL olmak üzere toplam 5.520,69 TL ecrimisil tazminatının belirtilen yıl sonları itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara tapu kaydındaki ve buna dayanak bilirkişi raporlarında payları nispetinde ödenmesine karar vermiştir.
Taraf vekilleri, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi, 06/10/2021 tarihli kararı ile mahkemece belirlenen ecrimisil bedelinin istinaf kesinlik sınırı altında kaldığını gerekçe göstererek davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuru dilekçelerinin reddine karar vermiştir.
Hükmü, davacılar vekili temyiz etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun;
1-“Taleple bağlılık ilkesi” kenar başlıklı 26. maddesinde; hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği; duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebileceği,
2-“İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar” kenar başlıklı 341. maddesinde;ilk derece mahkemelerinin verdiği kararların hangilerine karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenirken anılan maddenin ikinci fıkrasında, miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu, ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabileceği; alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği; alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın, istinaf yoluna başvuramayacağı,
3-“İstinaf dilekçesinin reddi” kenar başlıklı 346. maddesinde; istinaf dilekçesinin, kanuni süre geçtikten sonra verilmesi veya kesin olan bir karara ilişkin olması durumunda, kararı veren mahkemece istinaf dilekçesinin reddine karar verileceği; bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabileceği; istinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosyanın, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderileceği, bölge adliye mahkemesi ilgili dairesince istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararın yerinde görülmemesi durumunda, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemenin yapılacağı,
4-“Temyiz edilebilen kararlar” kenar başlıklı 361. maddesinde; bölge adliye mahkemesi hukuk dairelerinden verilen temyizi kabil nihai kararlar ile hakem kararlarının iptali talebi üzerine verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceği,
5-“Temyiz edilemeyen kararlar” kenar başlıklı 362. maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin,miktar veya değeri kırk bin Türk Lirasını (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararlarının; bu tür kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırının alacağın tamamına göre belirleneceği; alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkının bulunmadığı; ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer tarafın da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebileceği, hüküm altına alınmıştır.
Genel olarak, davanın değeri çoğu zaman davacının talep ettiği alacak veya tazminat miktarını gösterirken ve bu miktarın yüksekliği davanın kabulü halinde davacının lehine sonuç doğurur.
Dava konusu olaya gelince:
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; talep edilen ve harçlandırılan ecrimisilin 29.717,00 TL olduğunu, reddedilen kısım yönünden istinaf taleplerinin kesinlik sınırının üzerinde olduğunu iddia ederek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06/10/2021 tarihli kararının bozulmasını istemiştir.
Mahkemece hüküm altına alınan ecrimisil bedeli her ne kadar karar tarihindeki istinaf sınırının altında kalsa da, davacı taraf belirlenen ecrimisil bedelini kabul etmeyerek, yargılama aşamasında harçlandırdığı ve istinaf sınırının üzerinde kalan toplam 29.717,00 TL ecrimisil bedeli üzerinden kanun yoluna başvurduğundan; davacıların bu talepleri nazara alınmadan, Kanunun 341. madde hükmü eksik ve hatalı değerlendirilerek, hüküm altına alınan ecrimisil bedeli gerekçe gösterilerek istinaf kanun yoluna ilişkin dilekçenin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 06/10/2021 tarihli kararının BOZULMASINA ve istinaf incelemesi yapılmak üzere dosyanın adı geçen bölge adliye mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 11/01/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
…