YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8525
KARAR NO : 2023/982
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen zilyetliğin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 526 parsel sayılı taşınmazın kullanım kadastrosu tespitinde müvekkili ile davalı …’in müşterek kullanımında olduğunun belirlendiğini, müvekkilinin tespite itiraz ettiğini ancak,… Kadastro Mahkemesinin 2011/32 Esas, 2012/37 Karar sayılı kararı ile davanın reddedildiğini ve derecattan geçerek 02.12.2013 tarihinde kesinleştiğini, davalının uzun yıllar önce evlenerek dava konusu yerden ayrıldığını, taşınmaz üzerinde zilyetliğinin olmadığını, müvekkilinin halen taşınmazın tamamına zilyet olduğunu belirterek dava konusu 526 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğinin müvekkili …’a ait olduğunun tespit edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açılmış olan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
… Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.03.2014 tarih ve 2013/794 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararıyla mahkemenin görevsizliğine karar verilmekle dosyanın gönderildiği … 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.06.2014 tarihli ve 2014/294 Esas, 2014/517 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.10.2015 tarih ve 2015/11971 Esas, 2015/18188 Karar sayılı kararıyla; dava dilekçesinin görev yönünden reddiyle, dosyanın talep hâlinde görevli ve yetkili Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
1. …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.04.2018 tarih ve 2018/41 Esas, 2018/385 Karar sayılı kararı ile mahkemenin görevsizliğine karar verilerek dosyanın gönderildiği … Sulh Hukuk Mahkemesince, 24.10.2018 tarih ve 2018/587 Esas, 2018/1186 Karar sayılı karar ile mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin belirlenmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verildi. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 14.03.2019 tarih ve 2019/246 Esas, 2019/236 Karar sayılı ilâmı ile, davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğu Yargıtay ilâmı ile belirlenmiş olduğu, özel dairenin göreve ilişkin bozma kararının mahkemeleri bağlayıcı özelliği bulunduğu belirtilerek, uyuşmazlığın … Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğine karar verilmiştir.
2. … Sulh Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyizinde, davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin hatalı olduğunu, 1 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olduğunu, davalının zamanaşımı definde bulunmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK’nın 981 vd. maddeleri uyarınca zilyetliğin korunması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
TMK’nın 981ve 984 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozma sonrası bilirkişi heyetince düzenlenen raporda bozmada belirtilen hususların irdelenerek değerlendirilmiş olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yapılan yargılamaya, tüm dosya içeriğine göre mahkeme kararı ve dayanılan gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.