Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8566 E. 2023/818 K. 13.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8566
KARAR NO : 2023/818
KARAR TARİHİ : 13.02.2023

.

Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ortak muristen intikalen gelen dava konusu 106 ada 51, 50 ve 11 parsel sayılı taşınmazların sadece davalılar adına tescil edildiğini, taşınmaz üzerindeki 3 katlı ve 2 katlı binaların müvekkilleri tarafından yaptırıldığını belirterek, taşınmazların tapu kaydının iptali ile payı oranında müvekkilleri adına tescilini, taşınmazlar üzerindeki kargir binaların müvekkillerine ait olduğunun tespitini talep etmiş, dava Bartın 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/267 Esas numarasına kaydedilmiş, 11.02.2021 tarihli celsede binalara ilişkin muhdesatın tespiti talebinin tefriki ile muhdesatın tespiti talebi yönünden eldeki dosya üzerinden yargılamaya devam edilmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili aşamalardaki beyanlarında davacıların hukuki yararı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davayı açmakta hukuki yararı bulunmaması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvurusunda, dava konusu taşınmazlar üzerindeki 3 katlı ve 2 katlı binaların müvekkilleri tarafından yaptırıldığını ancak, davalıların bu taşınmazları müvekkillerine kullandırmadığını, müvekkillerinin binaları yaptırdığına ilişkin delilleri incelenmeksizin davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmaz hakkında “derdest ortaklığın giderilmesi davasının”, “kentsel dönüşüm uygulamasının” ya da “kamulaştırma işleminin” bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmekte olduğundan İlk Derece Mahkemesince davacının davasının hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvurusunda belirtmiş olduğu gerekçeleri tekrar ederek temyiz başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı TMK’nın 684, 718, 724, 728, 729 ve 1012/2, 3 üncü maddeleri, Tapu Sicili Tüzüğü’nün 60 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.