Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8597 E. 2023/2783 K. 23.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8597
KARAR NO : 2023/2783
KARAR TARİHİ : 23.05.2023

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davalı … yönünden davanın kabulüne; davalı … yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı …vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belirlenen günde temyiz eden davalı asil … ve diğer davalı asil …. ile karşı taraftan davacılar vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Davacılar dava dilekçesinde özetle; 2004 yılında Yakutiye TOKİ’den davalı kızları …. adına 6194 ada 3 parselde kain H blok 4. kat 18 numaralı bağımsız bölümü satın aldıklarını, peşinatını dokuz adet bilezik bozdurarak ve komşuları …..’den borç para alarak ödediklerini, taksitlerin ise evi kiraya vermek suretiyle alınan kira bedeli ve davacı …’nin emekli maaşından karşılanarak ödendiğini, 2013 yılında borcun tamamının ödenmiş olduğunu, davalı …’nin TOKİ Başkanlığına sunulmak üzere Halk Bankası …. Şube Müdürlüğüne 06.05.2013 tarihli bir dilekçe vererek, tapunun davacı … adına tescil edilmesini istediğini, ancak banka memurunun, tapunun önce Hatice’nin üzerine alınması gerektiğini, daha sonra anne ve babasına devredilebileceğini söylemesi üzerine taşınmazın davalı … adına kayıtlandığını,

2. Tapu masraflarının dahi davacı … tarafından karşıladığını, sonrasında davalı kızlarından defalarca tapuyu devretmesini istedikleri halde davalının taşınmazı devretmediğini, …..’nin 2011 yılında …. Üniversitesi’nde turizm bölümü okumaya gittiğini, orada davalı … ile tanışarak 2013 yılında evlendiğini, daha sonra evin tapusunu vermeyeceğini, ancak kiraları alabileceklerini söylediğini, davalı …’nin ise kendilerini tehdit ettiğini, davalı …’nin bu evin alımında herhangi bir katkısı olmadığını ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile kendi adlarına tescilini talep ve dava etmişlerdir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili Hilmi’nin davada pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını, müvekkili Hatice’nin ise liseden mezun olduktan sonra çalışarak elde ettiği birikimi ile dava konusu taşınmazın peşinatını vererek 2004 yılında satın aldığını, 2005 yılı Ağustos ayından 2006 yılı Eylül ayına kadar ödemeleri yaptığını, ancak bu tarihten sonra TOKİ’de yaşanan iç sıkıntılardan ötürü ödemelerin durduğunu, sonradan başlayan ödemelerin ise dava konusu taşınmazın kiraya verilmesi sonucunda elde edilen kira geliriyle karşılandığını, davacıların müvekkiline baskıları nedeniyle Halk Bankasına dilekçe verdiğini, bu dilekçenin müvekkilin iradesi dışında yazıldığını, dava konusu taşınmazın gerek aylık ödemeleri gerekse tüm vergi borçları ile tapu harç ve masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların, davalı kızlarının malik olduğu dava konusu taşınmazı ileride kendilerine devredilmesi amacıyla bedelini ödeyerek satın aldıklarını, davalının ise bu hususu bilmesine rağmen tapuyu devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil isteminde bulunduğu; yazılı delil başlangıcı mahiyetinde olan davalı … tarafından TOKİ başkanlığına sunulmuş olunan 06.05.2013 tarihli belgeyi sundukları, söz konusu belgede, dava konusu taşınmazın borcunun bittiği ve davacı baba adına tescil edilmesinin istenildiği, davacı tanıklarının da dava konusu taşınmazın davalı … adına yapılan müracaatla çıktığını, ödemelerin Hatice üzerinden gerçekleştirildiğini, Hatice’nin de katkısı olduğunu, ancak evin davacılar adına alındığı ve davacının sadece katkı mahiyetinde destek olduğunu doğruladıkları,

2. Davalı tanıklarının ise çelişen ifadeler vererek, dayandırmış oldukları olgularla gerçek olguların tutarlılık arz etmediği, yine tanıkların davalı …’nin TOKİ peşinatını verebilecek kadar çalışması olmadığını, davalının da o kadar süre çalışmadığını, üniversite okumak için işten ayrıldığını beyan ettikleri, davalı … tanığı …..’ın ayrıca davalının babasına sıfır bir araç da aldığını beyan etmekle, davalının bu kadar sermaye birikimine sahip bir işte çalıştığının iddia edilmediği gibi bu hususun doğrulanamadığı gerekçe gösterilerek, tapu sahibi olmayan davalı … hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı … hakkında sübut bulan davanın kabulü ile dava konusu 18 No.lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına 1/2 paylı olarak tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin liseden mezun olduktan sonra çalışarak elde ettiği kazançlarının birikimi ile dava konusu taşınmazın peşinatını verip 2004 yılında satın aldığını, bu hususu dinlenen tanıkların da doğruladığını, yerel mahkemenin tanık beyanlarını çelişkili görmesinin hatalı olduğunu, müvekkili tanığının tarih konusunda aradan uzun zaman geçtiği için hataya düşebileceğini,

2. Davanın inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu yönündeki hukuki nitelendirmenin yasaya ve hukuka uygun olmadığını, davacıların taşınmazı TOKİ’de kendi adlarına değil de neden davalı kızları adına aldıklarını dava dilekçesinde hiçbir surette açıklayamadıklarını, yapılan bu işlemin inançlı işlem değil muvazaa olduğunu, hiç kimsenin kendi muvazaasına dayanarak dava açamayacağını,

3. Taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin mevcut olmadığını, müvekkilinin iradesinin sakatlanmak suretiyle (davacı babasının baskısı sonucu) yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilen ve TOKİ’ye sunulmak üzere banka şubesine yazılan 06.05.2013 tarihli belgeyi verdiğini, ancak bu belgenin taraflar arasında inançlı işlem bulunduğunu göstermediğini ve davanın ispatlanamadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, davalı … tarafından TOKİ Başkanlığına sunulan 01.06.2013 tarihli dilekçe ile dava konusu evin devrini davacılara yapacağını, kendisinin hiçbir hakkının olmadığını beyan ettiği, söz konusu bu yazının yazılı delil başlangıcı olduğu, davacı tanıklarının davacıların iddiasını destekler mahiyette olduğu, davalı tanığı Yavuz Ayaz’ın ise 2007 tarihinde davalı …’nin araba almak için biriktirdiği parayı TOKİ’den daire almak için peşinat olarak verdiğini beyan ettiğini, ancak davalı tanığının belirttiği tarihte TOKİ ödemelerinin başlamadığı, tanığın beyanındaki tarihlerde sehven yapılmış bir yanlışlık olsa dahi davalı …’nin iddialarını ve ödemelerini ispat edemediği, tarafların ayrıca ve açıkça yemin deliline de başvurmadıkları gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf itirazlarını tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki inanç ilişkisinin ispatlanıp ispatlanamadığı ve davacıların tapu iptali ve tescile hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalı …’dan alınarak davacılara ödenmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.