YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8641
KARAR NO : 2023/1007
KARAR TARİHİ : 21.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ….Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin paydaşı olduğu taşınmazda bulunan 2 numaralı dairede ailesiyle birlikte oturduklarını, eşi vefat ettikten sonra kayınbabası ve kayınvalidesi olan davalılar tarafından zorla eşinin kardeşiyle evlendirilmek istendiğini, davacı itiraz edince de darp ve tehdit ettiklerini, davacının polis nezaretinde evden ayrılmak zorunda kaldığını, evini kullanamadığını belirterek, elatmanın önlenmesini ve evden ayrıldığı tarih olan 25.01.2018 tarihinden itibaren ecrimisil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın tarla vasfında olduğunu, üzerinde 4 katlı bina bulunsa da fiili taksimin bulunmadığını, davalılardan Mirza’nın paydaş olması nedeniyle intifadan men gerektiğini, davacının kendi özgür iradesiyle evden ayrıldığını, 14 yaşındaki oğlunun halen evde kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile; davalı tanığı …’un keşifte alınan beyanına göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binada dava konusu olan 2 numaralı dairenin davacının eşine verilmiş olması sebebiyle taraflar arasında fiili paylaşımın yapılmış olduğuna dair mahkeme kanaatinin oluştuğu, davacının dava konusu olan bağımsız bölümden polis nezaretinde çıkmış olması hususu gözönüne alındığında davacının kendi isteğiyle evden çıkmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının baskı altında olduğu, dava konusu yerde davacının 14 yaşındaki oğlu …’un kaldığı belirtilmiş ise de 14 yaşındaki birinin örf, adet ve geleneklere göre maddi ve manevi destek almadan daireyi kullanmasının mümkün olmadığı, dosyanın özü itibariyle yapılan değerlendirmede davalıların bu bağımsız bölüme müdahale ettikleri kanaatine varıldığından davanın kabulüne, dava konusu bağımsız bölüme elatmanın önlenmesine, toplam 6.830,13 TL ecrimisil alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik incelemeyle karar verildiğini, dava konusu taşınmazda taksim söz konusu olmadığını, intifadan men şartının gerçekleşmediğini, davalıların taşınmaza müdahalesinin olmadığını, davacının oğlunun taşınmazda oturduğunu ve davacının eşyasının durduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda bir fiili kullanımın söz konusu olduğu, davacının 14 yaşındaki oğlunun daireyi kullanıyor olmasının davalı tarafça bir müdahale olmadığı anlamına gelmediği, davacının çocuklarıyla oturduğu daireden polis eşliğinde ayrılmak zorunda kalmasının kullanımına davalıların müdahalesinin bulunduğu anlamına geleceği, dinlenen tanık anlatımlarına göre davacının ölen kocasının kardeşi ile evlendirilmek istenmesinden kaynaklı bir sorunlarının bulunduğu, davacının bu evliliğe karşı çıktığı, bu nedenle aile apartmanı olan taşınmazda davacının istenmediği anlaşılmakla mahkeme kararı usul ve Yasa’ya uygun olduğundan, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen istinaf sebepleri ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.