YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8667
KARAR NO : 2022/1576
KARAR TARİHİ : 02.03.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 27/04/2021 gün ve 2018/3313 Esas, 2021/3098 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, yapılan imar uygulamasının iptal edilmesi nedeniyle kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; … parsel sayılı taşınmazların yoldan ihdas hukuki nedeniyle davalı … adına ihdasen tescil edildiğini, kamu malı niteliğinde olan dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu olmasının mümkün olmadığını, ihdasen tescil işleminin geçersiz olduğunu ileri sürerek; tapularının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyizi üzerine; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarih 2018/3313 Esas, 2021/3098 Karar sayılı bozma ilamı ile’’…Davalı … tarafından yapılan imar uygulamasının iptali bakımından idari yargı yerinde dava açılıp açılmadığı araştırılarak bu idari davanın sonucunun beklenilmesi, iptal edilmemiş olması halinde imar parselinin dayanağı olan idari işlem ayakta kaldığından sicilin dayanıksız kalmayacağı ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşmeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi, iptal edilmiş olması halinde ise yasa değişikliği uyarınca dava konusu uyuşmazlık, idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin eski hale ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğinden…’’ bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı Hazine vekili, karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenilirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır.
O halde; imar parselinin dayanağı olan idari işlemin iptal edilmesi ile sicilin dayanıksız kalacağı ve TMK’nın 1025. maddesi hükmü uyarınca yolsuz tescil durumuna düşeceği tartışmasızdır.
Somut olaya gelince; mahkemece, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda yapılan imar uygulamasının iptali bakımından idari yargı yerinde dava açılıp açılmadığı araştırılmamıştır. O halde öncelikle davalı … tarafından yapılan imar uygulamasının akıbetinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulması gerekeceği tartışmasızdır. Bu nedenle, davalı … tarafından yapılan imar uygulamasının iptali bakımından idari yargı yerinde dava açılıp açılmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
Bu nedenle davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarih, 2018/3313 Esas, 2021/3098 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına ve hükmün belirtilen değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı Hazine vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 27.04.2021 tarih, 2018/3313 Esas, 2021/3098 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün değişik gerekçe ile BOZULMASINA, 02.03.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.