Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8677 E. 2023/4146 K. 26.09.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 00:21
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8677
KARAR NO : 2023/4146
KARAR TARİHİ : 26.09.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/728 E., 2021/1279 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Biga 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/462 E., 2019/4 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil isteminin reddine, tazminat isteminin kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.09.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekilleri Av. ... ile Av. ... geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ayrı yaşadığı ve aralarında boşanma davası devam eden eşi ile fiili ayrılık yaşadığı dönemde davalı ile tanıştığını ve birlikte yaşamaya başladıklarını, müvekkilinin davalı ile ileride hayatlarını birleştireceklerine inanarak ve davalının ileride iade edeceğine dair tarafların anlaşması üzerine davalı adına dava konusu olmayan bir taşınmaz satın aldığını ve davalının hesabına bir miktar para yatırdığını, davalının bu paralarla kendi adına dava konusu 538 ada 7 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 1 numaralı bağımsız bölümü satın aldığını belirterek, dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline, tescil taleplerinin kabul görmemesi durumunda dava konusu taşınmaz için ödenen bedele karşılık olarak, HMK'nın 107 nci maddesi uyarınca belirlenecek rayiç bedelinin, fazlaya dair hak ve alacaklar saklı kalmak koşuluyla şimdilik 5.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili 20.06.2018 tarihli beyan dilekçesinde; davanın hile hukuksal nedenine dayalı olduğunu, mahkemece davalıya yapılan devrin bağış olduğu kabul edilirse bağıştan rücu koşullarının oluştuğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere 165.000,00 TL tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazı kendi birikimiyle satın aldığını, birlikteliğin temini için alınanların iadesinin istenemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın tapu iptali ve tescil yönünden reddine alacak talebi yönünden kısmen kabulü ile 113.550,50 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; önceki beyanlarını tekrarla, dava konusu taşınmazı kendi birikimiyle aldığını, birlikteliğin temini için alınanların iadesinin istenemeyeceğini, reddedilen kısım yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının inanç ilişkisini ispatlayamadığı, taşınmazın bedelinin davalı tarafından ödendiğinin kabulünde dahi TBK'nın 81 inci maddesi uyarınca gayri ahlaki bir amacı sağlamak için verilen şeylerin geri alınmasının mümkün olmadığı, davacı taraf 20.06.2018 tarihli dilekçesinde hile nedenine dayandıklarını belirtmişler ise de bunun iddianın genişletilmesi niteliğinde olduğu, ıslah olarak kabul edilse dahi dosya kapsamından davacının iradesinin yanıltıldığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne kararın kaldırılmasına tapu iptali ve tescil ile terditli ileri sürülen bedel taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; gerekçenin hatalı olduğunu, sebepsiz zenginleşmenin ispatı için yazılı delile ihtiyaç olmadığını, hukuki sebebin değiştirilmesi için ıslaha ihtiyaç olmadığını, hile iddiasının ispatlandığını, TBK m. 81 koşullarının oluşmadığını, imam nikahı ile yaşayanlar arasında yazılı delilin aranmadığı beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas ve 1947/6 Karar sayılı kararı.
3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun);
a)"Aldatma" kenar başlıklı 36 ıncı maddesi şöyledir:
"Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir.
Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir."
b)"Geri istenememe" kenar başlıklı 81 inci maddesi şöyledir:
"Hukuka veya ahlaka aykırı bir sonucun gerçekleşmesi amacıyla verilen şey geri istenemez. Ancak, açılan davada hâkim, bu şeyin Devlete mal edilmesine karar verebilir.
"
3. Değerlendirme
1. Dosya kapsamından; davacı tarafın dava dilekçesinde, ileride davalı tarafından iade edileceğine ilişkin tarafların anlaşması üzerine davacının dava konusu taşınmazı davalı adına tescil ettirdiği ileri sürülmüş ise de, davacının davalı ile aralarındaki inanç ilişkisini ispatlayamadığı anlaşılmıştır.
2. Öte yandan; davacının iddia ve beyanları nazara alındığında dava konusu taşınmazın gayri resmi birlikteliğin devamını sağlamak amacıyla davalı adına tescil edildiğinin anlaşıldığı, 6098 Sayılı Kanun'un 81 inci maddesi uyarınca bu amaçla verilen şeylerin geri alınmasının mümkün olmadığı ve 20.06.2018 tarihli beyan dilekçesinde davanın hile hukuksal nedenine dayalı olduğunu beyan edilmiş ise de davacı bu iddiasını da ispatlayamadığı görülmüştür.
3. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
4. Açıklanan sebeplerle; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.