Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8747 E. 2023/934 K. 16.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8747
KARAR NO : 2023/934
KARAR TARİHİ : 16.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun süre yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıların murisi … ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşmenin imza tarihinden sonra müvekkilinin taşınmazı fiilen kullanmaya başladığını, davalıların murisi …’in sözleşme tarihinden bir ay sonra vefat ettiğinden müvekkilinin taşınmazı kendi adına tescil ettiremediğini, taşınmazın sözleşme yapıldıktan sonra yapılan imar uygulaması ile 416 ada 70 parsel olarak değişikliğe uğradığını beyan ederek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. 416 ada 1 parsel sayılı taşınmazda müvekiline vaat edilen taşınmazın iptal ve tescil üzerine incelenmesi gerekirken 416 ada 70 parsel sayılı taşınmaz üzerinde değerlendirme yapılmasının doğru olmadığını,

2. Bilirkişi raporunda müvekkiline satışı vaat edilen taşınmazın 416 ada 75 parsel olduğu, bu taşınmazında fiilen müvekkili tarafından kullanıldığı tespit edilmesine rağmen, bu yönde bir inceleme yapılmadan davanın reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu,

3. Salih Ürgüplüoğlu adına kayıtlı 416 ada 75 parsel sayılı taşınmazın Zehra Serdaroğlu’na miras yolu ile intikal edip etmeyeceği hususunun araştırılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 03.03.2019 tarihinde tebliğ edilen karara karşı en geç 2 haftalık yasal sürenin bitim tarihi olan 18.03.2019 günü saat 24:00’a kadar istinaf kanun yoluna başvurulması gerektiği halde bu sürenin bitiminden sonra 19.03.2019 tarihli dilekçe ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvuru talebinin süre yönünden usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Gerekçeli kararın tebliğin usule uygun olup olmadığının incelenmediğini,

2. Salih Ürgüplüoğlu adına kayıtlı 416 ada 75 parsel sayılı taşınmazın Zehra Serdaroğlu’na miras yolu ile intikal edip etmeyeceği hususunun araştırılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 345 inci maddesi ile 352 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.