Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/8797 E. 2023/1094 K. 23.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8797
KARAR NO : 2023/1094
KARAR TARİHİ : 23.02.2023

Taraflar arasındaki inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların dava konusu edilen taşınmazın murisleri ile beraber kendileri tarafından alındığını, üzerinde inşa edilen binanın kendileri ve muris tarafından birlikte yapıldığını, murisin ölmesi nedeniyle devri yapılamayan yer için dava açmak zorunda kaldıklarını, murisin taşınmaz üzerinde bulunan binayı tek başına yapacak gücünün bulunmadığını, binanın kendilerinin katkıları ile yapıldığını belirterek muristen davalılara intikal edecek olan hisselerin 3/4 lük kısmının adlarına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava değerinin düşük gösterildiği, harcın tamamlatılması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddinin gerektiğini, davalının murisin eşi olması nedeniyle 4/16 pay olarak hissedar olduğunu, davacılar tarafından yazılı bir delil bulunmadığı, dava konusu taşınmazı murisin aldığını ve binayı da murisin yaptırdığını davacıların herhangi bir katkılarının bulunmadığını, murisin sağlığında herhangi bir talepte bulunmayıp, ölümünden sonra talepte bulunmalarının kötüniyetli olduklarını, açılan davanın zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tapu iptal tescil davasında davacıların arsa alımını murisle beraber gerçekleştirdikleri ve binanın yapımına katkı sağladıklarına dair somut delil sunamadıkları sadece tanık beyanı ile iddialarının ispatının mümkün olmaması nedeniyle davacıların tapu iptali tescil istemlerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili; yemin delilinin hatırlatılmadığını, daireleri oturmaya elverişli hale gelince malik sıfatıyla zilyet olarak otuz yılı aşkın süredir ve halen oturmakta olduklarını, muris ile müvekkiller arasındaki anlaşma şartlarının fiiliyatta yerine getirildiğini, sadece şekli şart olan tapuda devir işlemlerinin yapılamamış olması nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğunu, yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini ve müvekkillerin malik sıfatını kazanmadığı iddiasında bulunmanın açıkça hakkın kötüye kullanımı olduğunu, yerel mahkeme, dava konusu olayın hukuksal değerlendirmesinde hataya düştüğünü ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, “her ne kadar davacı, davalıların inançlı temlike dayanmadığını iddia etmiş ise de taşınmazın birlikte alındığı, tapuda muris adına tescil işlemlerinin yapıldığı şeklinde maddi vakıalar inanç sözleşmesinin göstergesi olup, başkaca bir yazılı delil ileri sürülmemiştir.” davacılar vekilinin istinaf itirazlarında daha önce hiç ileri sürmediği maddi vakıalardan söz ederek davalarını zilyetlik hukuksal nedenine dayandırdıklarını ileri sürmelerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 397 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca mümkün olmadığı gibi tapulu taşınmaz hakkında zilyetlik nedeni ile tescil olanağının da zaten olmadığı, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu 1947/20-6 sayılı kararında açıklandığı üzere inançlı temlik iddialarının taraflar akraba dahi olsa ancak kararda açıklanan biçimde yazılı delille ispata elverişli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararın eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 397 nci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu 1947/20-6 sayılı kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.