Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/917 E. 2021/3307 K. 29.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/917
KARAR NO : 2021/3307
KARAR TARİHİ : 29.11.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27/02/2018 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 16/05/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
1.DAVA
1.1. Davacı vekili; müvekkili ile davalının kardeş olduklarını, İstanbul ili, Pendik ilçesi, Esenyalı Mahallesi, 5310 ada 9 parsel üzerindeki 1 nolu dükkan vasıflı taşınmazda her iki tarafın da pay sahibi olduklarını, taraflar arasında imzalanan “Taahhütname” başlıklı 27/03/2009 tarihli sözleşmeye göre; davacıya ait Giresun ili, Şebinkarahisar ilçesi, Bülbül Köyü, 740 ada 1 parsel sayılı taşınmazda A blok 8 numaralı bağımsız bölümün davalıya verilmesi karşılığında, 5310 ada 9 parsel sayılı taşınmazdaki dükkanda bulunan davalıya ait payın davacıya verilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin anlaşma gereği 740 ada 1 parseldeki 8 numaralı bağımsız bölümün satışı için davalıya vekaletname verdiğini, davalı taraf aldığı vekaletname ile bağımsız bölümü bir başkasına satarak parasını aldığını, buna rağmen 5310 ada 9 parseldeki payını müvekkiline devretmediğini, taraflar arasındaki sözleşmeye göre müvekkilinin üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirdiğini ancak davalının edimini yerine getirmediğini belirterek belirsiz alacak davası olarak davaya konu İstanbul ili, Pendik ilçesi, Esenyalı Mahallesi, 5310 ada 9 parseldeki 1 numaralı dükkanda davalıya ait payın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.

2.CEVAP
2.1. Davalı vekili, dava konusu taşınmaz üzerinde 3 katlı ruhsatsız bina olduğunu, binanın müvekkili, davacı ve diğer hissedar dava dışı Eyüp Bildik tarafından yapıldığını, taşınmazın tamamında tarafların 1/3’er payının bulunduğunu, davalının 1/3 hissesini davacıya satmadığını, davacının iddiasının da dükkandaki hissenin devredildiğine ilişkin olduğunu, tapuda kayıtlı taşınmazların haricen satışının mümkün olmadığını, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
3.ISLAH
3.1. Davacı vekili 22.09.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesindeki talebinin kabul edilmemesi halinde davalıya devrettiği 740 ada 1 parselde bulunan 8 numaralı bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle güncel değerinin davalıdan tahsilini istemiştir.
4.KABUL
4.1.Davalı vekili 15/02/2019 tarihli dilekçe ile; davacının 5310 ada 9 parselde kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmadığını, 1 nolu dükkan bölümünde davalıya ait 1/3 hissesinin iptalini ve adına tescilini istemekte ise de; 21.09.2018 tarihli bilirkişi raporuna göre zemin kat 1 nolu dükkanın arsa payının 80/1000 olarak belirlendiğini, bu bölümde müvekkiline düşen hissenin 80/3000 olduğunu bu nedenle de 80/3000 payın iptali ile davacı adına tescilini kabul ettiklerini beyan etmişlerdir.
4.2. Davalı vekili, 18/04/2019 tarihli oturumda davalı asil ile birlikte kabule ilişkin yazılı beyanlarını tekrar ederek zaptı imzalamışlardır.
5. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
5.1. İlk derece mahkemesince davalının kabulü nedeniyle davanın kabulü ile; İstanbul ili, Pendik ilçesi, Esenyalı Mahallesi, 237EF3B pafta, 5310 ada, 9 parsel sayılı taşınmazda davalıya ait 1/3 payın 1000/3000 pay kabul edilerek 80/3000 payın iptali ile üzerindeki tüm kayıt ve şerhlerle birlikte davacı adına tesciline, bakiye 920/3000 payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
6. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
6.1. Hükmün istinaf yolu ile incelenmesi davacı vekilince talep edilmiştir.
6.2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, davalının kabul beyanının usulüne uygun değerlendirildiği, kararın usul ve yasaya uygun bulunduğu, kararda bir yanılgı bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
7. TEMYİZ
7.1. Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
7.2 Temyiz Nedenleri
7.2.1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen hükmün taleplerine uygun bir hüküm olmadığını, müvekkilinin dükkan hissesini talep ettiğini ancak verilen hükümle dükkan hissesinin değil taşınmazın bütününe ait herhangi bir hissenin verildiğini belirtmiştir.
7.2.2. Davacı vekili, ayrıca taleplerinin münhasıran dükkan tapusunun verilmesine ilişkin olduğunu, bunun mümkün olmaması halinde ise müvekkilin davalıya ödediği 740 ada 1 parseldeki bağımsız bölüm güncel değeri belirlenerek verilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesi ile terditli talebini ileri sürmesine rağmen davanın kabulü şeklindeki kararın talebini karşılamadığını ileri sürmüştür.
8.YARGITAY KARARI
8.1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK’nın) 308. maddesi gereğince kabul, davacının talep sonucuna davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.
8.2. 6100 sayılı HMK’nın “Feragat ve kabulün şekli” başlıklı 309. maddesi hükmüne göre de feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.
8.3. Somut olayda; davacının dava dilekçesinde 5310 ada 9 parseldeki davalıya ait dükkan hissesini talep ettiği, hisse miktarının açıkça belirtilmediği ve dava dilekçesinin belirsiz alacak olarak nitelendirildiği, daha sonra verilen ıslah dilekçesi ile dava konusu tapu iptal tescil talebinin terditli hale getirilerek tapu iptalinin mümkün olmaması halinde davalıya dava konusu taşınmaza karşılık olarak verilen 740 ada 1 parsel sayılı taşınmaz bedelinin güncellenerek iadesini istediği anlaşılmaktadır.
8.4. Davalı vekili, kabul beyanı adı altında müstakil olarak dükkandaki hissesini vermeyi değil bilirkişi raporunda belirlenen hesaplamalardan yola çıkarak kendince yaptığı hesaba göre dükkan üzerindeki kendi payını belirleyerek 80/3000 hissesinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini kabul ettiğini belirtmiştir. Bu şekilde yapılan kabul, davacının asıl talebini karşılamadığından geçerli bir kabul beyanı olarak değerlendirilemez. Nitekim, davacı taraf da kabul beyanına dayalı mahkeme hükmünü ve bölge adliye mahkemesi kararını kabul etmeyerek temyiz itirazında bulunmuştur.
8.5. Dava konusu taşınmaz, tapuda arsa vasfında olup fiili durumda zemin ve iki normal kat olmak üzere üç katlı binadan oluşmaktadır. Bina ruhsatsız olup kat irtifakı ya da kat mülkiyeti kurulmadığından tapunun bu haline göre davacının müstakilen dava konusu dükkan üzerindeki davalının hissesinin iptali şeklindeki talebinin ifa olanağı bulunmamaktadır. O halde mahkemece, davacının terditli talebi olduğu dikkate alınarak ikinci kademede belirttiği talebi hakkında gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken davalının kabule ilişkin beyanlarının davacının talebini tam olarak karşılamadığı dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu 373/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, dosyanın İLK DERECE MAHKEMESİNE, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 29.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.