YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/938
KARAR NO : 2021/3806
KARAR TARİHİ : 13.12.2021
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen hüküm davalı … tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
7201 sayılı Tebligat Kanunu, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunla değiştirildikten sonra, gerçek kişilere yapılacak tebligatla ilgili olarak iki aşamalı bir yol benimsenmiştir.
1) Bu kanun değişikliğine göre, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresine, Kanunun 21/2. maddesi uyarınca doğrudan tebligat yapılması mümkün değildir. Muhataba çıkarılan ilk tebligat, öncelikle bilinen veya gösterilen en son adresine, mavi renkli zarf kullanılmaksızın ve adres kayıt sistemindeki adres olduğuna ilişkin şerh verilmeksizin Kanunun 10. maddesine göre normal bir şekilde çıkarılmalıdır. Muhatabın bu adreste bulunmaması durumunda, tebliğ memurunca Kanunun 20 ve 21. maddesinin birinci fıkrası ile Tebligat Yönetmeliğinin 29. maddesi uyarınca, muhatap lehine olan araştırmalar yapılarak tebligatın kendisine ulaşması ve bilgilendirme işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir.
2) Muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrılması ve yeni adresinin de tebliğ memurunca tespit edilememesi durumunda, tebliğ evrakının tebligatı çıkaran mercie geri gönderilmesi gerekir. Ancak bu aşamadan sonra, Kanunun 10/2 ve Yönetmeliğin 16/2. maddeleri nazara alınarak, tebliğ evrakının açık mavi renkli zarfla, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek, Kanunun 21/2. maddesine göre tebliği mümkün olabilecektir.
Tebligat Kanununun 10/2 ve 21/2. maddeleri farklı şekilde yorumlanarak, başka adresi bilinmediği gerekçesiyle muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine doğrudan doğruya 21/2. maddesine göre tebligat çıkartılması muhatabın savunma hakkını kısıtlayacağından, Anayasanın “Hak arama hürriyeti” kenar başlıklı 36. maddesi ve 6100 sayılı HMK’nin “Hukuki dinlenilme hakkı” başlıklı 27. maddesi ile Tebligat Kanununun yukarıda bahsi geçen hükümlerine aykırı olacaktır.
Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince,
1- Davalılar …, … ve dahili davalı …’e yapılan gerekçeli karar tebligatlarının yukarıda açıklanan ilke ve kurallara aykırı olarak TK’nun 10/2. maddesi gözardı edilmek suretiyle, davalılar adına önceden hiçbir tebligat çıkarılmadan ve yasal şartları oluşmadan doğrudan doğruya TK’nun 21/2. maddesine göre yapıldığı ve usulsüz olduğu; davalılar …, …, …, … ve vasi …a gerekçeli karar tebliğinin TK m.21/1 uyarınca yapıldığı ancak muhatabın adresten geçici mi yoksa sürekli mi ayrıldığı tebligat parçasından anlaşılamadığından usulsüz olduğu; davalılar … ve …’e yapılan gerekçeli karar tebliğlerinin tebligat parçalarında aynı konutta oturan şerhinin bulunduğu ancak azaya tebliğ edildiğinden usulsüz olduğu; davalı … ’e yapılan gerekçeli karar tebliğinin iade edildiği ancak tekrar tebliğe çıkarılmadığı ve usulüne uygun gerekçeli karar tebliği yapılmadığı anlaşıldığından; mahkemece adı geçen davalılara 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararların tebliğinin sağlanması,
2-Yalova Sulh Hukuk Mahkemesinin 03.03.2016 tarih 2015/1493 E, 2016/249 K sayılı ilamı ile davalı …’in 21.01.2016 tarihinden itibaren 1 yıl süre ile kısıtlanmasına kendisine vasi olarak …’un atanmasına, 21.01.2017 tarihinden sonra kısıtlının kısıtlılık durumunun gerekip gerekmediğine dair sağlık kurulundan rapor alınmasına karar verilmiştir. Eldeki davada gerekçeli karar davalı …’in vasisine 30.01.2017 tarihinde tebliğ edilmiş olup adı geçen davalının kısıtlılık durumunun devam edip etmediği dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Mahkemece davalı …’in kısıtlılık durumunun devam edip etmediğinin araştırılması, kısıtlılık durumunun devam etmediğinin tespiti halinde davalı …’ın kendisine 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde gerekçeli kararın tebliğinin sağlanması,
Belirtilen eksiklikler giderildikten ve temyiz süresinin beklenilmesinden sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 13.12.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.