Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2021/942 E. 2021/3068 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/942
KARAR NO : 2021/3068
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Aksaray 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06/04/2018 tarihinde verilen dilekçeyle tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda davanın kabulüne dair verilen 09/07/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalılar vekilleri tarafından talep edilmiştir. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına dair verilen kararın davalı Hazine vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, Aksaray ili, Merkez ilçesi, Taşpazar Mahallesi, 342 ada 109 parsel (yeni 3982 ada 4 parsel) olan gayrimenkulün 10/11/1988 tarih ve 1570 yevmiye no’lu tapu tahsis belgesi ile Aksaray Belediyesi tarafından verildiğini, aynı taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiğini ve müvekkilin tapu tahsis belgesinin de 10/11/1988 tarih ve 1570 yevmiye nosu ile tapuya işlendiğini, davaya konu taşınmazın bedelinin ödendiğini, dava konusu taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili davaya cevap vermemiştir.
Davalı … vekili ise husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazının bulunduğunu, Belediye olarak Hazine’den tescil talebinde bulunduklarını ancak Hazine’nin taleplerini dava konusu yerin mera vasfında olduğu yer gerekçesiyle reddettiğini, dava açılmasına sebep olmadıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulü ile; Aksaray ili, Merkez ilçesi, Taşpazar Mahallesi, 3982 ada 4 parsel ( eski 342 ada 109 parsel ) sayılı taşınmazın 236/606.00 hissesinin davacı adına tapuya kayıt ve tahsisine, kalan 370/606.00 hissenin davalı … Hazinesi üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Hükmün istinaf yolu ile incelenmesi davalı Hazine vekili ve davalı … vekilince talep edilmiştir.
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davacının davalı … Belediyesinden 28/09/1989 tarih ve 2888 yevmiye nolu tapu tahsis belgesi aldığı arsa bedelini ödediği, taşınmazın uygulama imar planında konut alanında kaldığı, ıslah imar planlarının yapıldığı, dava konusu yer ile tahsise konu yerin aynı olduğu, yukarıda açıklanan şartların gerçekleştiği, taşınmazın mera vasfından çıkartıldığı, tahsis işleminin belediye tarafından yapılması sebebi ile …’nın yasal hasım olduğu, tahsise dayalı davalarda hakdüşücü sürenin sözkonusu olmadığı, ancak Aksaray Belediyesinin yazı cevaplarına göre taşınmazdan 0,3499523 oranında DOP kesintisi yapıldığı, tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) davacıyı da bağlayıcı nitelikte olduğu dikkate alınarak tahsis miktarından bu oranda yapılacak indirimden sonra kalan miktarın tesciline karar verilmesi gerektiği halde belirtilen hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından davalı vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile tahsise konu yerde uygulanan düzenleme ortaklık payının (DOP) oranının 0,3499523 olduğu dikkate alınarak davacıyı dava konusu taşınmazda 15341/60600 oranında paydaş kılarak tapu iptali ve tescil kararı verilmiştir.
Davalı Hazine vekili ve davalı … vekili bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 353/b-2 maddesinde, “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir”. 359/2 maddesinde, “Hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”. hükümlerine yer verilmiştir.
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu kanısına varırsa, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir. (HMK. m. 353/b-1).
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararındaki maddi hataların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak (HMK. m. 360, m. 183) aynı kararı verir; yani istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir (Karş: İYUK m. 45/3, c.2).
İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verir. Bu halde, istinaf mahkemesi aşağıdaki kararları verebilir;
a) İlk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın esası hakkında yeniden karar verilmesi,
b) İlk derece mahkemesi kararının düzeltilmesi ve davanın esası hakkında karar verilmesi (Prof. Dr. …, İstinaf Sistemine Göre Yazılmış Medeni Usul Hukuku, Ekim 2016 s. 698).
Öte yandan, HMK’nun “Yargılama Giderlerinin Kapsamı” başlıklı 323. maddesinde, karar ve ilam harçları yargılama giderleri arasında sayılmış, “Yargılama Giderlerinden Sorumluluk” başlıklı 326. maddesinde, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği düzenlenmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (I) sayılı tarifenin yargı harçları başlığını taşıyan kısmında, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden tarifede gösterilen oranda nispi karar ve ilam harcı alınacağı, Bölge Adliye Mahkemelerinin tasdik veya işin esasasını hüküm altına aldığı kararları içinde bu oranda karar ve ilam harcı alınacağı hükme bağlanmış ve aynı kanunun 16. madde düzenlenmesi ile de temyize konu kararla ilgili davanın nispi harca tabi olacağı öngörülmüştür.
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 28/09/2018 tarih, 2018/2 Esas, 2018/8 sayılı Kararının gerekçesinde ise; düzelterek onamanın yargılama giderlerinden olan onama harcı bakımından bozma kararı niteliğinde olması, aslında bozulması gereken bir kararın, bozma sebebinin yeniden yargılamayı gerektirmeyecek mahiyette görülmesi nedeniyle yasanın verdiği takdir yetkisine istinaden onanmasına karar verilmesi, bunun yanında onama kararlarında harç alınacağına yönelik yasal bir düzenleme bulunmaması karşısında, düzelterek onama kararlarında onama harcı alınmayacağı görüşü benimsenmiştir.
Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince;
Dava konusu kararda Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların istinaf itirazlarını değerlendirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına karar vermiştir. Ancak kurulan yeni hüküm ikiye ayrılarak, ilk bölümde ilk derece mahkemesi gibi işin esası ile ilgili hüküm oluşturulup davacının davasını kabul edilmiş, iptale konu taşınmaz hisse miktarı düzeltilmiş ve hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harcın davalı …’ndan alınarak Hazineye ödenmesine karar verilmiştir. Hükmün ikinci bölümü ise “istinaf yargılama giderleri yönünden” şeklinde isimlendirilmiş ve sanki ilk derece mahkemesi kararı doğru ve geçerliymiş gibi, başka bir ifadeyle ilk derece mahkemesi kararı tasdik edilmiş gibi hükmün birinci bölümündeki karar ve ilam harcı miktarı kadar, mükerrer olacak bir şekilde istinaf harcının davalı …’ndan alınmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi İlk Derece Mahkemesi kararını kaldırıp geçersiz hale getirdikten sonra yeniden hüküm tesisi suretiyle karar verdiğinden, ilk derece mahkemesi kararı tasdik edilmediği için ayrıca istinaf harcına hükmedilmesi mümkün değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi tasdik etmediği bir karar için istinaf harcı alamaz.
Taraflardan birisinin istinaf talebinin kabulü ve yeniden hüküm kurulması işlemi, aslında başlı başına bir istinaf yargılaması işlemidir. Bölge Adliye Mahkemesi bu aşamada işin esası ile ilgili hüküm verdiğinden, hüküm altına alınan miktar üzerinden nispi harca hükmedilmeli ve ayrıca hükmün başka bir bölümünde istinaf yargılamasına yönelik mükerrer ve çelişkili hüküm kurulmamalıdır.
Bölge Adliye Mahkemesi bu kararıyla hem ilk derece mahkemesi sıfatıyla hüküm altına aldığı miktar üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmetmekte, hem de ilk derece mahkemesi kararını doğru bularak tasdik etmiş gibi mükerrer harç almaktadır.
Bu açıklamalar doğrultusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “istinaf yargılama giderleri yönünden” başlığı altında davalı …’ndan mükerrer harç alınmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Ayrıca dava konusu taşınmazın 22.03.2018 tarihli imar uygulaması sonucu yüz ölçümünde bir değişiklik olmasa da ada ve parsel numaralarının “7907 ada 4 parsel” olarak değiştiği anlaşılmakla infazda tereddüt yaşanacak şekilde eski ada ve parsel numaraları yazılmak suretiyle hüküm kurulması da doğru görülmemiş, açıklanan nedenlerle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 31.12.2019 tarihli, 2019/948 Esas 2019/1022 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın iadesine, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 373. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın kararı veren BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 22/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.