Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1031 E. 2023/3246 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1031
KARAR NO : 2023/3246
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2308 E., 2021/2200 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine, vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne
İLK DER… MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/131 E., 2019/539 K.

Taraflar arasındaki miras payının haricen satışı iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Der… Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Der… Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Kadıköy ilçesi, Kozyatağı Mahallesi’nde kain 3121 ada 254 parsel,

A Blok, 2 nci kat 10 No.lu bağımsız bölümün … ve … adına kayıtlı iken bunların vefatı ve vasiyeti ile Bakırköy 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/501 Esas, 2001/773 karar No.lu kararı ile davacılar ve davalılara intikal ettiğini, muris …’ın yasal mirasçılarının davacılar ve davalılar olduğunu, bir kısım davalılar murisi… ile müvekkili … arasında yapılan 09.07.2007 tarihli sözleşme…’nin, dava konusu taşınmazdaki hak ve hisselerini 40.000,00 TL bedelle sattığını ve satış bedelinin peşin ödendiğini, yine bir kısım davalılar murisi … ve davalılardan…’in payının da aynı şekilde satın alındığını ve satış bedelinin de Yapı Kredi Bankası Sanayi Çarşısı Antalya Şubesi aracılığıyla … adına gönderildiğini,…’nin Zeytinburnu 2. Noterliği’nde düzenlenen 09.07.2007 tarih ve 14256 yev. numaralı, … ve davalılardan…’in Antalya 9. Noterliği’nde düzenlenen 20.03.2003 tarih ve 06090 yevmiye No.lu vekaletname ile miras bırakan …’dan kendi paylarına düşen bütün miras hak ve hisselerinden feragat ettiklerini, dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin … adına kayıtlı olduğunu, …’nın 17.02.1996 tarihinde Almanya’da vefat ettiğini, 06.05.1996 tarihinde Alman Nordenham Asliye Hukuk Mahkemesinin 1 VI 220/96 Karar sayılı hükmüyle veraset belgesi çıkartıldığını, ilgili taşınmazın müvekkili adına intikali için Kadıköy Tapu Müdürlüğü’ne başvurulduğu, ancak bunun mahkeme kararı olduğu, idari bir karar olmadığı, Türkiye’de tanıma tenfiz davası yoluyla karara bağlatılıp yeniden başvurulması gerektiğinin taraflarına belirtildiğini, müvekkili … tarafından İstanbul 9. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2015/1223 Esas ve İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2016/5 Esas sayılı tenfiz davası açıldığını, ancak mahkeme tarafından davaların reddedildiğini, tapuya yeni başvuru yaptıklarında … ile …’e vefatlarından önce ödeme yapıldığı ve miras haklarından yasal olarak feragat etmelerine rağmen, vefaatleri üzerine tapunun yapmış olduğu bir hata sonucu mevcut tapu kayıtlarında mirasçılarının isimlerinin sehven göründüğünü, mirasçılardan tekrar feragat vekaletnameleri istenmesine rağmen davalıların müvekkillerini aylardır oyaladıklarını açıklayarak, dava konusu taşınmazın tapu kaydında davalılar adına kayıtlı görünen hisselerin iptali ile müvekkilleri adına tapuya kayıt ve tescilinin yapılmasını, aksi halde denkleştirici adalet prensibi gereğince ödenen bedelin aktüel değerinin davalılardan tahsili ile müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; feragat sözleşmelerinin dosyada bulunmadığını, dosyaya sunulan vekaletlerde, mülkiyeti devir borcu doğuran yada mirastan feragat kaydı içeren bir maddenin bulunmadığını, bu nedenle tapu iptal ve tescil talebinin reddi gerektiğini, davacılar vekilinin iddia ettiği dava konusu taşınmaza ilişkin hisse paylarına karşılık herhangi bir bedel ödenmediğini, bu nedenle paraya ilişkin talebin de reddi gerektiğini, dosyaya ibraz edilen belgelerin bu dava ile ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DER… MAHKEMESİ KARARI
İlk Der… Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın tapu iptal tescil olmadığı taktirde ödenen bedelin iadesine ilişkin olduğu, Türk Medeni Kanunu’nun 6 ncı maddesine göre Kanun’da aksine hüküm yoksa herkesin iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğu, HMK’nın 190 ncı maddesine göre de, ispat yükünün, Kanun’da özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, ispatın hangi delillerle yapılacağının HMK’da ayrıntılı şekilde düzenlendiği, HMK’ya göre ikibinbeşyüzlirayı aşan hukuki işlemlerin senetle ispatının zorunlu olduğu, HMK’ya göre ikrar edilen olguların aksinin ispatı gerektiği, bu nedenle, eldeki davanın çözümünde tarafların ispatla mükellef olduğu hususların ayrıntılı bir şekilde

belirlenerek uyuşmazlığın çözümlenmesi gerektiği, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için bir tarafın malvarlığının diğer tarafın aleyhine çoğalması gerektiği, buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerektiği, zenginleşenin, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorunda olduğu (TBK m.77/1), somut olayda, dosya içeriği ve toplanan delillerden, mülkiyet naklini doğuran sözleşmelerin kanunda sınırlı olarak sayılmış olup Kanun’da sayılan şekil şartlarına tabi olduğu, davacı tarafın beyan ettiği feragat sözleşmelerinin dosyada bulunmamakta olup dosyaya sunulan vekaletlerde, mülkiyeti devir borcu doğuran ya da mirastan feragat kaydı içeren bir madde bulunmadığı, gelen banka kayıtlarından da anlaşılacağı üzere herhangi bir ödeme tespit edilemediği gerekçesiyle, davacıların ilgili taşınmaza ilişkin tapu iptal ve tescil talebi ve ödenen bedelin iadesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Der… Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkem… taşınmaza ilişkin tapu kayıtlarının getirtilmeden, bilirkişi raporundaki lehe hususlar dikkate alınmadan, tapudaki 1/2 payın akıbeti araştırılmadan hatalı karar verildiğini, mübrez yazılı delil başlangıcı sayılabil…k banka dekontu ve taraflar arasında imzalanan adi yazılı satım sözleşmesine istinaden tamamlayıcı delil niteliğinde tanık beyanlarının alınmadığını, davalılar adına kayıtlı hisseler davaya konu olduğu halde toplam taşınmaz bedeli üzerinden vekalet ücreti takdirinin de hatalı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 5 inci maddesine gereğince sözleşme tarihinde bedelin ödendiğini, yine sözleşmenin 4 üncü maddesine göre sözleşmede adı geçen avukatlara tapuda gerekli işlemlerin yapılması için… tarafından vekaletname verildiğini, bu hususun satış bedelinin ödendiğinin delili olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf incelemesi sırasında dosya arasına getirtilen tapu kaydına göre davaya konu 3121 ada 254 parsel 10 No.lu bağımsız bölümün evveliyatında 1/2’şer payla … ve … adına kayıtlı iken 15.04.2016 tarihli vasiyetin tenfizi ve 13.10.2020 tarihli intikal, birleştirme işlemleri ile kayıt malikleri mirasçıları adına elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre tescil edildiği, bilahare mirasçılar tarafından istinaf aşamasında 23.02.2021 tarihinde dava dışı …’e satılarak devredildiği, onun tarafından da 16.03.2021 tarihli satışla dava dışı …’ye satılarak devredildiğinin anlaşıldığı, tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddi kararının doğru olduğu ancak diğer yandan davacılar vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde ise; dava konusu taşınmazın taraflara ortak murislerinden intikal ettiği, davacı tarafın davalıların payını dava ettiği tartışmasız olduğuna göre yerel mahkem… dava edilen pay değeri üzerinden davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, taşınmaz değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle vekalet ücretine yönelik istinaf talebinin HMK’nın 353/1-b.2 nci maddesi gereğince kabulü ile kararın bu yönden kaldırılarak, davalı taraf yararına pay değeri üzerinden Esas No : 2022/1031

hesaplanan vekalet ücreti takdiri ile hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili; davanın reddinin doğru olduğunu ancak vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vekalet ücretinin davalıların payları oranında belirlenmesinin hatalı olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Tarafların, davanın görülmesi ve sonuçlandırılması için ödedikleri paraların tümüne yargılama giderleri denir. Keşif giderleri, tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler, yargılama sırasında yapılan diğer tüm giderler, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekalet ücreti yargılama giderleri kapsamındadır (HMK m 323).

3. Kural olarak yargılama giderleri davada haksız çıkan yani aleyhine hüküm verilen tarafa yükletilir (HMK m 326). Yargılama giderlerine mahkem… re’sen hükmedilir. Yargılama gideri tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümü hüküm altında gösterilir ( HMK m. 332 / 1, 2 ).

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun’a uygun olup dava tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğuna ve dava konusu edilen davalılara ait pay değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olduğundan davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektir…k nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Der… Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.