Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1062 E. 2023/3536 K. 22.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1062
KARAR NO : 2023/3536
KARAR TARİHİ : 22.06.2023

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2149 E., 2021/1678 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/300 E., 2019/172 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris …’un 02.03.2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin Aydın 1. Noterliği 06.04.2011 tarihli ve … yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesinin TMK’nın 557/b.1 ve b.3 üncü maddelerine aykırı olduğunu, murisin vasiyetname tarihinde fiil ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca vasiyetnamedeki düzenlemelerin tasarruf yetkisini aşan ve Yasa’ya aykırı olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu vasiyetname ile murisin torunu …’un menfaatlerinin koruma altına alındığını, vasiyet lehtarının zarar görmediğini, TMK’nın 558 inci maddesine göre davacının mirasçı olmaması nedeniyle bu davayı açma yetkisinin bulunmadığını, kaldı ki vasiyetnamenin açıldığı Aydın 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/339 Esas sayılı dosyasında davacının vasiyetnameye yönelik bir itirazı olmadığını bildirdiğini, miras bırakan …’un ölünceye kadar serbest avukatlık mesleğini devam ettirdiğini, vasiyetname öncesinde de akli melekelerinin yerinde olduğunu, temyiz kudretini ortadan kaldıracak bir hastalığının bulunmadığını, vasiyetname düzenlenmeden önce tam teşekküllü devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporuna göre miras bırakanın akli melekelerinin yerinde olduğunu, davacı tarafın diğer iddialarının yasal dayanağının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu’nca düzenlenen 09.10.2017 tarihli ve 2017/4454 Karar numaralı raporuna göre vasiyetname düzenleme tarihi olan 06.04.2011’de muirisin fiil ehliyetine haiz olduğu, vasiyetnamenin 7 nci maddesinde; “Torunum … oğlu …’un çocuksuz ölümü halinde, mirasımın eşit paylar halinde yeğenlerim … oğlu … ile … oğlu …’a kalmasını istemekteyim.bu paylaşım eşim …’unda ölümü halinde söz konusu olacaktır. Gelinim …’un menkul ve gayrimenkul malların ile bankalardaki hesaplarımdan mirascı olmasını (torum …’unda çocuksuz olarak ölümü halinde) istememekteyim” şeklinde düzenlemenin yer aldığını, murisin torunu ve vasiyetname lehtarı … oğlu …’un çocuksuz ölümü halinde mirasın eşit paylar halinde … Oğlu … ve … oğlu …’a kalmasının vasiyet edilmesi ve murisin kendisinden önce vefat eden oğlu …’in eşi (gelini) …’ın yasal mirasçılık hakkını ortadan kaldıracak şekilde vasiyette bulunmasının açıkça hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne vasiyetnamenin 7 nci maddesinin iptaline fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu raporunda tanık anlatımlarının irdelenmediğini, raporun tartışma ve sonuç kısmının kendi içerisinde çelişkilerden oluştuğunu, itirazların kabulüyle dosyanın bir bütün olarak adli tıp genel kuruluna gönderilerek rapor alındıktan sonra karar verilmesi taleplerinin reddine karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince vasiyetnamenin 7 nci maddesinin iptal edilmiş olmasının yerinde olduğunu, ancak yeterli olmadığını, vasiyetnamenin tamamının iptaline karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kural olarak, murisin resmi şekilde düzenlediği vasiyetnamesinden sahibi olduğu mal varlığında küçük …’un annesi …’ın herhangi bir hak sahibi olmasını istemediğinin açıkça anlaşıldığını, davacının velayeti kendinde olan küçük adına değil kendi adına bu davayı açtığını, davacının annesi …’ın, kendi adına murisin mal varlığından pay elde etmek ve kullanmak isteğinin dilekçe içeriğinden anlaşıldığını, vasiyetnamenin miras bırakanın iradesini yansıtmakta ve küçük …’un mülkiyet hakkını korumakta olduğunu, vasiyetname bir bütün olarak değerlendirildiğinde amacın …’ın küçük … reşit olmadan muristen intikal eden malvarlığını yok etmesini engellemek olduğunu, küçük …’un tasarruf yetkisinin kısıtlanmadığını,murisin hayatta iken mirasçısına alt/yedek mirasçı atamasına bir engel bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

2. Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, davanın kısmen kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 521 inci vd. maddeleri, 557 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazları bakımından; vasiyetnamenin; “Torunum … oğlu …’un çocuksuz ölümü halinde, mirasımın eşit paylar halinde yeğenlerim … oğlu … ile … oğlu …’a kalmasını istemekteyim. Bu paylaşım eşim …’unda ölümü halinde söz konusu olacaktır. Gelinim …’un menkul ve gayrimenkul malların ile bankalardaki hesaplarımdan mirascı olmasını (torum …’unda çocuksuz olarak ölümü halinde) istememekteyim” şeklindeki 7 nci maddesinde yer alan düzenlemede … ön mirasçı, … ve … ise art mirasçıdır. Belirtilen mirasçılık ve şartlar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 521 inci vd. maddelerine uygun olup iptale ilişkin bir husus bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken tasarrufun içeriğinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.

VI. KARAR
1.Yukarıda V.3.1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Yukarıda V.3.2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.