YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1099
KARAR NO : 2023/2554
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ezine Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması, menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı …Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile hükmün kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 08.01.2008 tarihinde dava dışı 3. kişi …’e murislerinden intikal eden veya edecek gayrimenkullerin intikallerinin sağlaması, taksim işlemlerinin gerçekleştirilmesi, kat irtifakı ve kat mülkiyeti kurulması ve bunlarla bağlantılı belirtilen işlemlerin yapılması amacıyla vekalet verildiğini, verilen bu vekaletnamede müvekkili adına ipotek vermeye de yetki verildiğini, ancak bu yetkinin amacının vekaletnamede belirtilen diğer işlerin yürütülmesi aşamasında müvekkili yararına yapılması zorunlu olabilecek ipotek işlemleri ile sınırlı olduğunu, dava dışı …’in almış olduğu bu vekaletnameyle yetkisi bulunmadığı halde yine dava dışı tüzel kişi….im Dayanıklı Tüketim Malzemeleri Gıda Turizm Ticaret Limited Şirketi yararına, bu şirketin doğmuş ve doğacak borçlarının 400.000,00 TL’lik kısmı için müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak davalı … Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Anonim Şirketi lehine ipotek verdiğini, davalı tarafından Ezine İcra Müdürlüğünün 2012/269 Esas sayılı dosyasıyla müvekkili hakkında müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla ihtiyati haciz kararıyla icra işlemi başlatıldığını belirterek ipotek sözleşmesinin geçersiz olduğunun tespitiyle iptal edilerek kaldırılmasına; bağlı olarak borç sebebi ortadan kalkmış olacağından İstanbul 10. İcra Dairesinin 2014/4332 sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesine, yine müvekkiline ait Çanakkale ili, …. ilçesi, ….. Mahallesi, 226 ada 119 parsel, zemin kat 2 ve 3 bağımsız bölüm nolu dükkanlar üzerine konulmuş olan ipoteğin iptali ile kaldırılmasına, müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili yargılama aşmasında beyan dilekçesinde; dava konusu ipotekli iki adet gayrimenkulün cebri icra yoluyla toplam 328.000,00 TL bedelle dava dışı 3. şahsa satıldığını ve satışın kesinleşerek satış bedellerinin icra dosyasına ödendiğini, İİK’nın 72 nci maddesi gereği menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğini, diğer talepleri ile birlikte fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, icra dosyasında haksız yere taraflarınca tahsil edilmiş bulunan satış bedeli olan 328.000,00 TL’nin istirdadına, satış tarihi olan 04/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile icra tazminatının ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …Ş. vekili cevap dilekçesinde; asıl borçlu ….. Day. Tük. Mal. Gıda Turizm Tic. Ltd. Şti’nin borçlarını ödenmemesi üzerine de alacağın tahsili için önce ihtarname keşide edildiğini, davacıya ve asıl borçluya ihtarnamenin tebliğ olunduğunu, yasal sürenin tamamlanmasını müteakip tesis edilmiş olan ipoteklerin paraya çevrilmesi için icra takibi yapıldığını, davacının takibe yönelik herhangi bir itirazda bulunmadığını, bu aşamadan sonra açılan bu davada ileri sürülen iddiaların kötü niyetli olduğunu, söz konusu vekaletnamenin gerek Yasa, gerek Tapu Sicili Tüzüğü ile aranılan tüm yasal unsurları da herkesin anlayabileceği üzere çok açık bir biçimde içerdiğini, bu davanın zaman kazanmaya ve müvekkil şirketin alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2.İhbar Olunan … vekili cevap dilekçesinde; tapu kayıtları tetkik edildiğinde anlaşılacağı üzere davacı tarafından verilen vekaletnamenin tüm yasal unsurları içeren düzenleme şeklinde tanzim edilmiş bir vekaletname olduğunu, vekaletnamede “gerek intikalden önce gerek intikalden sonra dilediği bedel, şekil ve koşullarla dilediği sıra ve derecede her türlü ipoteği vermeye…” ibaresi ile vekile dava konusu işlemleri yapma yetkisinin verilmiş olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince 05/09/2018 tarihli, 2016/272 Esas, 2018/219 Karar sayılı kararı ile; “vekaletnamede vekile ‘…bilimum hakiki ve hükmi şahıslar, şirketler, bankalar lehine gerek adıma intikalden önce gerekse intikalden sonra dilediği bedel, şekil ve koşullarla dilediği sıra ve derecede her türlü ipotek vermeye,..’ şeklinde yetki verilmiş olması, ipotek lehtarı ile davacı arasındaki yakın ailevi ilişki de nazara alındığında davacının dava konusu ipotek tesisinden haberdar olduğu, buna karşın dava tarihine kadar ipoteğin geçersizliğinin öne sürülmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda III numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı …Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek Yargıtay’ın yerleşik kararlarında ipotek tesisi konusunda açık yetkinin bulunması gerektiğinin belirtildiğini, açık yetki bulunmaması durumunda ipotek yetkisi içeren vekaletnamelerin, sadece ve sadece vekalet verenin yararına olarak verilebilecek ipotekleri kapsadığını, ayrıca mahkeme kararında davanın reddi durumunda iadesi gereken harç miktarının yanlış yazıldığını, peşin olarak yatırmış oldukları harç yanında, davanın bedel arttırımı ile yatırmış oldukları harçlar da bulunduğunu, bu hususun mahkemenin gözünden kaçtığını, mahkemenin iade edilmesi gereken harçları da yanlış hesapladığını belirterek, davanın reddine yönelik kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
2.Davalı …Ş. vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğunu ancak nispi harca tabi olan bu davada, avukatlık ücretinin dava değeri üzerinden nispi olarak takdir edilmesi gerekirken maktu ücret takdir edilmesinin hatalı olduğunu, huzurdaki davanın, önce 40.000,00 TL harca esas değer gösterilerek açıldığını, nispi harç yatırıldığını, daha sonra davacı tarafça 15.03.2017 tarihli dilekçe ile ıslah edilerek dava değerinin 328.000,00 TL’sına tamamlandığını ve bunun da harcının yatırıldığını, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre dava değeri olan 328.000,00 TL üzerinden nispi vekalet ücreti hesaplanması ve davalı taraf yararına takdir edilmesi gerekirken maktu 2.180,00 TL ücret takdirinin hatalı olduğunu belirterek, ilk dererce mahkemesi kararının bu yönden düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353-(1)-b/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; davanın reddine, peşin alınan 683,10 TL ile tamamlama harcı olarak alınan 4.918,32 TL toplamı 5.601,42 TL harçtan alınması gerekli 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.542,12 TL’nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, davalı … Dayanıklı Tüketim Malları Pazarlama Anonim A.Ş iş bu davada kendisini vekil ile temsil ettirmiş olması nedeni ile karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 31.410,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
2.Bölge adliye Mahkemesince “daha önce görülen Ezine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/16 D. İş sayılı dosyasında ipotekden haberdar olmasına rağmen eldeki dava tarihine kadar sessiz kaldığı ve ipotekten haberdar olduğu, davacının vekaletnamedeki yetkisinin aşılmadığı anlaşılarak mahkemece davanın reddine ilişkin verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı; hükümde tahsiline karar verilen maktu harcın mahsubundan sonra yargılama esnasında yatırılan bakiye harcın iadesine karar verilmemiş olduğundan hükmün harç yönünden düzeltilmesinin gerektiği, davalı lehine harcı tamamlanan dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine takdirine karar verilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdirine karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, dava dışı 3. kişiye verilen vekaletnamede yer alan yetkilerin vekil tarafından aşıldığı nedenine dayalı ipoteğin kaldırılması, menfi tespit ve devamında ipotekli taşınmazların paraya çevrilmesi nedeniyle istirdat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
TMK’nun 6., 881 inci vd. maddeleri, TBK’nın 502 nci vd. maddeleri ile İİK’nun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu ve temyiz itirazlarının bölge adliye mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davacı vekilinin temyiz itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.