YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1111
KARAR NO : 2023/2632
KARAR TARİHİ : 16.05.2023
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davacıların temliken tescil talebine yönelik isteminin reddine, pay olarak tescil talebine yönelik davalarının ise kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davacılar vekili Avukat … geldi. Temyiz eden karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, dava konusu 479 numaralı parselde bulunan 700 m²’lik kısmın davacılardan …’nin 02.01.1997 tarihinde tapu maliki (dedesi) …’ten köy senedi ile satın aldığını, …’nin 20 yılı aşkındır bu bölümü kullanıp zilyet olduğunu, yine davacılardan … ile …’nin (dedeleri …’un vefatından sonra) taşınmazda 1/4 oranında mirasçı olan amcaları … Örnek’in hissesine düşen 1795 m²’lik kısmı 10.07.2001 tarihli köy senedi ile satın aldıklarını, vekil edenleri tarafından satın alınan kısmın 2.495 m² olduğunu, iyi niyetli şekilde evlerin inşaa edildiğini, taşınmazdaki diğer hissedarların davacıların kardeşleri olduğunu, satın alma nedeni ile davacıların tapudaki hisselerinin daha fazla olması gerektiğini ve temliken tescil koşullarının oluştuğunu açıklayarak davacılar tarafından köy senetleri ile satın alınıp zilyet olunan ve evlerini inşa ettikleri 2.495 m²’lik kısmın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tesciline, ifrazının mümkün olmaması hâlinde pay olarak tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını ve sözleşmelerin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle);
1. İmar Kanununa göre ifraz şartlarının bulunmadığı,
2. Her iki davacı yönünden kademeli talep olan pay olarak tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacıların temliken tescil talebine yönelik isteminin reddine, pay olarak tescil talebine yönelik davalarının ise kabulüne, dava konusu 479 parsel sayılı taşınmazda her bir davalı adına kayıtlı olan 1196/7176 (1/6) paydan 415,83/7176’şar payın iptaline, iptaline karar verilen toplamda 1663,32/7176 payın 1181,66/7176’lık kısmının davacı …, 481,66/7176’lık kısmının davacı … adlarına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye 780,17/7176’lık payların davalılar adına kayıtlı olmasına devam edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde (özetle); davacıların harici devir yapma sebebinin dava konusu taşınmazda pay devrinin mümkün olmamasına dayandığını, kök muris …’in vefat ettikten sonra davacılar ve davalıların dava konusu taşınmaza hissedar olduğunu, aynı zamanda …’un evlatlarından … Örnek’in de bu taşınmazda hissedar olduğunu, davacıların murisi …’nin (kendi babası) …’tan önce vefat ettiğini, yani 10.07.2001 tarihli harici satış sözleşmesinin yapıldığı dönemde davacıların paydaş durumda olduğunu, pay devrinin mümkün olmasına rağmen davacıların bu yolu tercih etmediklerini, o dönemde …’a ait terekenin pay edilmesinin gündemde olduğunu, davanın reddi gerektiğini, taşınmazdaki yapının davacılar tarafından inşa edildiğini gösterir delil bulunmadığını, terekenin rıza ile pay edildiğini ve bu paylaşıma davacıların itiraz etmediğini, temliken tescil davasının koşullarının oluşmadığını, davacıların iyi niyetli olmayıp taşınmazın çapa bağlı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle); ifraz olanağı bulunmadığından kademeli talep olan pay yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen karara karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde (özetle); istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK’nın 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi,
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 677 nci maddesinin birinci fıkrası.
4. Tapulu taşınmazların satışı resmî şekil koşuluna tâbi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nun 237), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.
3. Değerlendirme
1. Dosyanın incelenmesinde; tarafların kök murisi (dedeleri) …’un 06.04.1997 tarihinde, miras bırakanları …’nin ise (babası …’tan önce) 23.03.1997 tarihinde vefat ettiği, davacı ve davalıların 06.04.1997 tarihi itibarıyla … yönünden mirasçı sıfatını kazandıkları, (… adına kayıtlı) dava konusu 479 parsel sayılı taşınmazın 26.02.2009 tarihinde taraflar ve dava dışı mirasçılar …, … ve … adına paylı şekilde intikal ettiği, 23.06.2019 tarihinde dava dışı mirasçıların hisselerini davacı ve davalılara sattıkları ve hâli hazırda tarafların müşterek şekilde malik oldukları anlaşılmaktadır.
2. Somut olayda, davacı tarafından ibraz edilen 02.01.1997 tarihli harici satış sözleşmesinin yapıldığı tarihte taşınmaz tapuda kayıtlı olup resmî şekilde düzenlenmemiş olan ve geçerli olmayan ilgili satış sözleşmesine istinaden tapu iptali ve tescil talep edilemez.
3. İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, 10.07.2001 tarihli satış senedinin ise, miras payının devri sözleşmesi niteliğinde olduğu ve düzenlenme tarihinde dava konusu taşınmazın miras ortaklığına dahil olması nedeniyle kural olarak geçerli görülmektedir.
4. Ancak dava konusu taşınmazda iştirak hâlinde mülkiyetten paylı mülkiyete geçilmekle hâlen davalılar adına kayıtlı bulunan payların terekeden çıktığının kabulü gerekir.
5. Kaldı ki, dava dışı mirasçılar …, … ve …’in 23.06.2009 tarihli satış işlemi ile paylarını (… mirasçıları) …, …, …, …, … ve …’e devrettikleri gibi her iki davacının da resmî satış işleminde bizzat hazır bulunduğu anlaşılmaktadır.
6. Açıklanan nedenlerle, 02.01.1997 tarihli harici satış sözleşmenin resmî şekilde yapılmadığı ve miras payının devri niteliğinde olan 10.07.2001 tarihli sözleşmeden de (rücu) dönüldüğü gerekçeleriyle pay verilmek suretiyle tescil isteminin de reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.05.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.