YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/113
KARAR NO : 2023/1440
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
Taraflar arasındaki geçit hakkı kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, …Mahallesi, eski 14 ada 46 ve 47 No.lu parsellerin önünde bulunan ekli kira kontratında belirtilen krokide D.H.T.A bulunan ve Milli Emlak Müdürlüğünden 30 yıllığına kiraladığını, 8.741.16 m2’lik dolgu alanını yelken kulübü, su topu kulübü ve bunların tamamlayıcı tesislerini yapmak amacı ile kullanacağını, bu arazinin genel yola herhangi bir bağlantısı bulunmadığını, Milli Emlak Müdürlüğünden kiraladığı parsel lehine olmak üzere davalı konumunda bulunan… Mahallesi 829 ada 31, 32 ve 33 No.lu parseller aleyhine daimi geçit irtifakının tesisini ve tapu siciline tesis edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … İnşaat Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi vekili; davanının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “..dava açılırken her ne kadar davacı şirket dava konusu taşınmazı 30 yıl süre ile kiraladığına ilişkin kira kontratı ve ön izin sözleşmesi sunmuş ise de, ….Milli Emlak Müdürlüğünün 28/09/2018 tarihli yazı cevabında, davacı şirkete gönderilen 28/06/2018 tarih ve 2351 sayılı yazı ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü) tarafından şirkete verilen ön iznin iptal edildiği ve söz konusu bakanlıkça şirkete verilen ön izin, kullanma izni ve kiralama izni bulunmadığının bildirilmesi dolayısıyla ön izin süre uzatımına yönelik talebinin uygun görülmediği belirtilmiş olup, davacı şirketin kira kontratı ve ön izin sözleşmesine dayanarak açtığı geçit hakkı kurulması davasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşılmakla açılan davanın aktif husumet yokluğundan reddine…” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu alanı ilgili mevzuat hükümlerine uygun şekilde ve Bodrum Milli Emlak Müdürlüğü adına Bodrum Kaymakamlık Makamı ile imzalanan ön izin sözleşmesi ile teslim aldığını, müvekkili şirketin alandaki varlığının mevzuata ve idari kararlara istinaden olduğunu, bu süreçte gerekli prosedürlerin yerine getirilmesi ve işlemlerin tamamlanabilmesi için ön iznin uzatılmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, uzatma taleplerine usul ve yasaya aykırı olarak “ön izin uzatma talebinin uygun görülmediği” şeklinde karar verildiğinin belirtildiğini, Milli Emlak Müdürlüğü’nün yönetmeliğin kendisine verdiği ön izni uzatma yetkisini Çevre ve Şehircilik Bakanlığını bahane ederek uzatmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler üzerinde hat ve yetkinin Çevre ve Şehircilik Bakanlığında olmayıp Maliye Bakanlığında olduğunu, müvekkilinin konuyu TBMM Kamu Denetçiliği Kurumuna taşıdığını, başvurunun neticelenmesinin beklenildiğini, bu beyanı mahkemeye sunmalarına rağmen mahkemenin bekletici mesele talepleri ile ilgili olumlu ya da olumsuz karar vermediğini, husumete dair değerlendirmenin sadece ön izin sürecine dair olmak üzere değerlendirilmemesi gerektiğini, fiili kullanımın da aynı zamanda dikkate alınması gerektiğini, müvekkilinin davada aktif husumeti bulunduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlere ek olarak; dava konusu taşınmaz için artık yapı kayıt belgesi aldığını ve hak sahibi olduğunu iddia etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 50 nci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.