YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1185
KARAR NO : 2023/2388
KARAR TARİHİ : 08.05.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 2009 yılında müvekkili … ile …’nun görüştüğünü, dava konusu daireyi 245.000,00 TL karşılığında alacağı yönünde sözlü anlaşmaya varıldığını, müvekkili …’ın Çarşıbaşı’nda bulunan evini … ile takas ettiğini ve 100.000,00 TL değerindeki bu evi verdikten sonra 100.000,00 TL nakit parayı …. Kuyumculuk hesabına Ziraat Bankası aracılığıyla gönderdiğini ve burada …’na paranın elden verildiğini, davalı …’nun tapuyu devirden kaçındığını, evin üzerinde ipotek olduğunu ve kaldırdığı takdirde devir işlemi yapacağını taahhüt ettiğini, müvekkilinin de taşınmazın geri kalan bedeli olan 45.000,00 TL’yi tapu devrinden sonra ödeyeceğini beyan ederek tarafların anlaştığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı boş olarak teslim aldığını ve içine 50.000,00 TL civarında da bir harcama yaparak oturmaya başladığını, hâli hazırda bu taşınmazda oturmaya devam ettiğini, davalılardan yeni malik …..nın Trabzon İcra Müdürlüğünün 2015/9251 Esas sayılı dosyasıyla müvekkiline ödeme emrini gönderdiği 01.04.2015 tarihine kadar taşınmazın maliki sıfatıyla hiç kimsenin gerek daireyi boşaltması, gerekse kira bedeli ödenmesi ve kira sözleşmesi konusunda müvekkiline başvurmadığını, dava konusu taşınmazın bedelini ödeyerek satın alan müvekkilinin dairenin başkasına satıldığından 01.04.2015 tarihinde açılmış olan icra takibinden sonra haberdar olduğunu, müvekkiline açılan ecrimisil alacağı davasında dava konusu taşınmazın davalı …’na değil kardeşi …’na ait olduğu, daha sonra … adlı şahsa satıldığını ve bu şahsın da taşınmazı şu anki malik …’a sattığını öğrendiklerini, müvekkilinin iyi niyetle almış olduğu dava konusu taşınmazın muvaazalı bir şekilde davalılar arasında satış yapıldığını belirterek; dava konusu taşınmazın davalılardan … adına kayıtlı bulunan tapusunun iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini, tapu iptali ve tescil yönündeki talepleri uygun görülmezse davaya konu satış vaadinin yerine getirilmemesi ve satış bedelinin davalı …’na ödenmiş olması sebebiyle bu bedelin tespit edilerek müvekkilinin ödemiş olduğu tarihten itibaren faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, bu bedelin tespit edilemediği takdirde rayiç bedeli üzerinden müvekkilinin ödeme yaptığı tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte günümüz değerinde güncellenerek ve değiştirilerek davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddia ve talebinin açık olarak belirtilmediğini, bir takım ödemelerden bahsedildiğini ancak, ödeme belge ya da dekontlar dosyaya ibraz edilmediğini belirterek; davanın esastan ve husumet yokluğundan reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın mülkiyeti … adına kayıtlı iken 10.08.2010 tarihinde müvekkili tarafından satın alındığını, gerek daireden taşınma gerekse kira bedeli ödenmemesi üzerine noterden ihtarname çekildiğini, sonuç alınamayınca Trabzon İcra Müdürlüğünün 2015/9251 Esas sayılı dosyası ile birikmiş kiraya ilişkin tahliye ve alacak takibi başlatıldığını, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın iptali ve taşınmazı tahliyesi için açılan davanın İcra Hukuk Mahkemesinde ispatlanamadığından reddine karar verildiğini, Trabzon 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde müdahalenin men’i ve ecrimisil davası açıldığını, dosyanın hâlen derdest olduğunu, müvekkilinin taşınmazı iyi niyetli alan üçüncü kişi konumunda olduğunu, davacının taşınmazı hâlen kullandığını, davacının bedel ödemeden taşınmazı işgal ettiğini belirterek; açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; devirlerin muvaazalı olduğunu, dairenin müvekkiline satıldığının açık olduğunu, tapu iptali ve tescil isteği reddedilse dahi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.