Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1260 E. 2023/2337 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1260
KARAR NO : 2023/2337
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ön alım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 4327 ada 2, 10 ve 11 parselde kayıtlı taşınmazların paydaşı olduğunu, taşınmazların diğer paydaşı dava dışı …’nın paylarını 10.09.2017 tarihinde davalıya sattığını, satışın noter vasıtasıyla davacıya bildirilmediğini ileri sürerek çekişme konusu taşınmazlardaki davalı adına kayıtlı payların tapu kaydının iptali ile önalım hakkına dayalı olarak davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin babasının ölümünden sonra yapılan miras ve mal paylaşımına ilişkin sözleşme uyarınca çekişme konusu payların davalıya isabet ettiğini, bu konuda 15.08.2017 tarihli sözleşme bulunduğunu, dava konusu yer üzerinde bulunan benzin istasyonunun tamamının davalıya ait olduğunu, taşınmaz paylarını temlik eden önceki paydaş …’nın davalının kardeşinin oğlu olduğunu, aralarında satış işlemi bulunmadığını, akrabalar arasında yapılan satış işlemlerine yönelik önalım hakkının kullanılamayacağını, davalı adına kayıtlı olan pek çok taşınmazın da 08.09.2017 tarihinde trampa ile devredilerek malların bölüşüldüğünü, aksi durumda güncel bedelin dikkate alınması gerektiğini, davacının benzin istasyonun yakın tarihe kadar ortağı olmakla aslında gerçek satış olmadığını bildiği halde kötü niyetle davrandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davalı ile dava dışı kimseler arasında gerek miras gerekse de ortak olarak alınan malların paylaştırılması için anlaşma yapıldığı, dava konusu taşınmazların paylaşma nedeniyle davalıya isabet ettiği, yapılan devirlerin satış olmayıp anlaşma gereğince malların paylaşımı niteliğinde olduğu, bu amaçla çok sayıda tapu devrinin yapıldığı, gerçek bir satış olmadığından önalım hakkının kullanılamayacağı, davacının dava konusu taşınmazlar üzerinde bulunan akaryakıt istasyonu ve şirket ortaklığı nedeniyle taraflar arasındaki devirlerin içeriğini bilmesi gerektiği ve bu haliyle yasal şartların oluşmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Eksik inceleme ile karar verildiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, babasının sağ olması nedeniyle pay satan dava dışı kişi ile davalı arasında miras ilişkisi bulunmadığını, davalının miras paylaşımına yönelik sunduğu belgenin önalım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla sonradan hazırlandığını, dava konusu taşınmazların tereke malı olmadığını, mirasçıların tamamının sözleşmede taraf olmadığını, tanıkların gerçek dışı beyanda bulunduğunu, rızai taksim söz konusu ise tapuda buna dayalı işlem yapılması gerektiğini, oysa ki tapuda bu belgenin bulunmadığını, miras taksimine ilişkin belgenin adi nitelikte olduğunu, resmi işlemi ortadan kaldırmayacağını, kimsenin kendi muvazaalı işlemine dayanarak hak elde edemeyeceğini, işlemin gerçek bir satış olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın önalım hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davalının temlikin satış olmadığı, miras hakkında bağlı işlem olduğu savunmasında bulunduğu, dosya kapsamında davalının savunmasının, özellikle tanık beyanları ile ispatlandığı gözetildiğinde yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 732’nci, 733’üncü ve 734’üncü maddeleri ile 27.03.1957 tarih 1956/12 Esas, 1957/2 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle “Paydaş payını karı ve kocaya, çocuklarına yahut akrabaya temlik ederse görünüşte satış sözleşmesi yapılsa bile miras hukuku ile ilgili amaçların ya da bağışlama gibi düşüncelerin hakim olduğu durumlarda önalım hakkı kullanılamaz ” şeklindeki 27.03.1957 günlü, 1956/12 Esas, 1957/2 Karar YİBK uyarınca usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.