YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1403
KARAR NO : 2022/5302
KARAR TARİHİ : 20.09.2022
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACILAR : … vd.
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 30/11/2015 gününde verilen dilekçe ile paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 21/10/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar vekili, taraflara muris babalarından intikal eden ev, depo ve zeytinlik niteliğindeki 319 ada 4 parsel sayılı taşınmazın murisin ölüm tarihinden bu yana davalı tarafından kullanıldığını öne sürerek elatmanın önlenmesine, her bir davacı için dava tarihinden geriye dönük olarak 6.500’er TL, ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonrası için ise aylık 150’şer TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın muris babasına ait olup doğduğu günden beri söz konusu evde oturmakta olduğunu, oturduğu evin harabe durumda olması nedeniyle tüm mirasçıların rızasını alarak taşınmaza 60.000,00 TL’nin üzerinde harcama yaptığını, kendisinin bu kadar masraf yapıp, emek sarf ettikten sonra davacıların kendisine karşı dava açtıklarını, taşınmaz üzerinde bulunan deponun murisin ölümünden sonra kendisi tarafından kiraya verildiğini, taşınmaz üzerinde yer alan zeytin ağaçlarının ise kendisi tarafından yetiştirildiğini açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen ilk kararın davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; ‘‘…Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, dava konusu taşınmazda tarafların paydaş oldukları, dava konusu taşınmazın tamamının davalının kullanımında olduğu, paydaşlar arasında geçerli bir taksim veya öteden beri devam eden bir fiili kullanma biçimi bulunmadığı, davacıların kullandığı ya da kullanabilecekleri uygun bir yer bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle iken, mahkemece, eksik harç ikmal olunduktan sonra davacıların payı gözetilerek davalının davacıların payına vaki elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması yerinde değildir. Ecrimisil yönünden ise; davalı tarafından taşınmaz üzerinde yer alan deponun murisin ölüm tarihinden bu yana kiraya verilmek sureti ile kullanıldığı, bu bölüm için murisin ölüm tarihinden itibaren ecrimisil istenebileceği, davalının kullanımında olan ev ve sair kısımlar için ise davacı paydaşların ecrimisil talep edebilmesinin diğer paydaş davalıyı intifadan men etmesi şartına bağlı olduğu, davacılar tarafından, davalıya Akhisar 1. Noterliğinin 03.11.2015 tarihli ve 11232 yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek kullanım ve kira bedellerinden davacıların hissesine isabet eden kısmının ödenmesinin talep edildiği, bu ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih itibarıyla intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü gerektiği, ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren dava tarihi olan 30.11.2015 tarihine kadar davacıların hissesi oranında ecrimisil bedeli belirlenmesi (muristen kaldığı şekli ile, davalının dikip yetiştirdiği zeytin ağaçları nazara alınmaksızın) gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir… ’’ gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davacılar tarafından davalı aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, davalının 319 ada, 4 parsel sayılı taşınmazdaki davacıların payına yönelik elatmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile 7.896,66-TL ecrimisil alacağının dava tarihi olan 30/11/2015’ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara miras hisseleri oranında ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1)Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davacılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2)Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Bir davada hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Bu talebin azına karar verilebilmesine rağmen daha fazlasına veya talepten başka bir şeye karar verilemez. Nitekim, “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı HMK’nın 26. maddesinde; “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talepleriyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olaya gelince; davacılar vekilince dava dilekçesinde, taşınmazda bulunan iki adet müstakil ev, iki adet depo ve zeytinlik için dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için ecrimisil talep edilmiştir. Mahkemece; depo ile zeytinlik dışında kalan ve davalının kullanımında olan ev ve sair kısımlar için davacılar tarafından, davalıya Akhisar 1. Noterliğinin 03/11/2015 tarihli ihtarnamenin tebliğ edildiği tarih itibarıyla intifadan men koşulunun gerçekleşmiş olduğunun kabulü ile, ihtarnamenin tebliğ edildiği tarihten itibaren dava tarihi olan 30/11/2015 tarihine kadar davacıların hissesi oranında ecrimisil bedeli belirlenerek hüküm altına alınması doğrudur. Ancak; taşınmazda bulunan depo yönünden davacılar tarafından dava tarihinden geriye dönük olarak beş yıllık ecrimisil istendiği halde, mahkemece talep aşılmak suretiyle, dava tarihinden geriye doğru 12 yıllık dönem hesaplanarak ecrimisile hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün depo için hesaplanan ecrimisil bedeli yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.