Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1459 E. 2023/2298 K. 26.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1459
KARAR NO : 2023/2298
KARAR TARİHİ : 26.04.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mirasçılıktan çıkarma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince taraf sıfatı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı vekilinin duruşma talebi davanın niteliği gereği reddedilerek, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası …’ın 11.07.2018 tarihinde vefat ettiğini, özellikle babaları …’ın geçirdiği rahatsızlık sonrasında davalıların anneleri …’a ve babalarına hiç de kabullenemeyecek tavır ve davranışlar sergilediğini, murisin müteveffa eşi …’ın ölmeden önce tuhaf bir biçimde kaza geçirmiş ve hastaneye kaldırıldıktan kısa bir süre sonra yaşama veda ettiğini, davalıların anneleri …’a olduğu gibi babaları …’a da eziyete varan tavır ve davranışlar sergilediğini, davalıların muris …’ın mirasçılığından çıkarılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkillerinin mirastan ıskatını talep ettiğini ancak, mirastan ıskat başlıklı TMK’nın 510 uncu maddesinde; “Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir…” şeklinde düzenleme yapıldığını ve hükümden anlaşıldığı üzere mirastan çıkarma tasarrufunda ancak miras bırakanın bulunabileceğini, bu hükümden referansla haksız ve usule aykırı açılan bu davanın taraf sıfatı yokluğu sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, mirastan ıskat veya mirastan yoksunluk bakımından şartların oluşmadığını, müteveffanın ölümüyle ilgili savcılık nezdinde düzenlenmiş soruşturma veyahut suç duyurusu bulunmadığını, ölüm belgesinde müteveffa …’ın ölüm nedeni normal ölüm şeklinde belirtildiğini, mirastan yoksunluk sebeplerinin mevcut olmadığını, davacının …’a müvekkiller tarafından aile yükümlülüklerinin yerine getirilmediği, eziyete varan tavır ve davranışlar sergilediğine ilişkin iddiaları tamamen asılsız olmakla birlikte müteveffaya oğlu … ve kızı … tarafından çokça yardım edildiğini, tedavi sürecinde hassasiyetle babalarıyla ilgilendiklerini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının muris Hasan Bari Yılmaz’ın oğlu … olduğu, mirastan iskat talebinin muris tarafından ölüme bağlı tasarruf ile yapılabileceği gerekçesiyle taraf sıfatı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, … hayatta iken davalılar tarafından kötü muameleye maruz kaldığını, …’ın rahatsızlığı nedeni ile hayatının son günlerinde …Hastanesi’nin yaşlı bakımı servisinde kaldığını ve burada vefat ettiğini, sonradan yaptıkları araştırma ve inceleme neticesinde ise …’ın tedavisi için gerekli olan ve hastaneden kiralanıp ücreti …’ın gelirinden ödenen cihazın kullanımına davalı …’ın talep ve onayı sebebiyle son verildiğinin öğrenildiğini, davalarının TMK’nun 510 uncu maddesine istinaden reddedildiğini, maddede; “… mirasbırakana karşı ağır bir suç işlemişse…” ibaresinin yer aldığını, davalıların bilhassa …’ın …’a karşı kasti veya ihmali hareketleri müteveffanın hem ölümünü hızlandırdığını, bu hususta davalıların koordineli şekilde hareket ettiklerinin açık olduğunu, müteveffa da bunları öğrenmeden vefat ettiği için bu durumu öne sürebilecek tek kişinin müvekkili olduğunu, her ne kadar tarafların anneleri olan …’ın bu davayla ilgisi bulunmasa da onun da ilginç bir şekilde ve davalıların gözetiminde iken vefat ettiğini, somut olarak değerlendirildiğinde bunca olayın tesadüfen geliştiğini söylemenin hayatın olağan akışına aykırı olacağını bildirerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TMK’nun 510 uncu maddesindeki açık düzenleme karşısında, davacı mirasçının davalıların mirasçılıktan çıkarılmalarını talep hakkı, başka bir söyleyişle taraf sıfatı (aktif husumeti) bulunmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 510 uncu maddesinde; “Aşağıdaki durumlarda mirasbırakan, ölüme bağlı bir tasarrufla saklı paylı mirasçısını mirasçılıktan çıkarabilir:
1. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemişse,
2. Mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın ailesi üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemişse.” düzenlemesi yer almaktadır.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usûl ve kanuna uygun olup; mirasçılıktan çıkarma işleminin yalnızca ölüme bağlı tasarrufla yapılabileceği ve dava yoluyla yapılmasının mümkün olmaması nedeniyle davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.