YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1501
KARAR NO : 2023/2983
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali terditli tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince … tarafından açılan davanın açılmamış sayılmasına, … tarafından açılan davanın tenkise ilişkin talep yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davalılar vekili Av. … ile karşı taraftan davacı … vekili Av….. geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıların babası ve murisi …’nın 13.12.2011 tarihinde vefat ettiğini, muris tarafından düzenlenen vasiyetnamenin 01.02.2012 tarihinde … Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/5 Esas sayılı dosyası ile mirasçılara okunduğunu, … …. Noterliğince düzenlenmiş olan 29.07.1996 tarih ve 11130 yevmiye sayılı vasiyetname ile murisin Tekirdağ ili, …. ilçesi, …. Köyünde bulunan 1694 parsel sayılı taşınmazını oğlu …’ya, 1715 parsel sayılı taşınmazını oğlu …’ya, 410 parsel sayılı taşınmazını oğulları … ve …’ya bıraktığını, murisin taraflar dışında başka yasal mirasçısı olmadığını belirterek vasiyetnamenin iptalini, olmazsa tenkisini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir husus olmadığını, vasiyetnamenin tasarruf nisabı içerisinde kaldığını, murisin davacılardan mal kaçırma amacı taşımadığını, davaya konu taşınmazlar dışında taşınmazları ve bankada parasının olduğunu, murisin vasiyetnameyi yapmasındaki iradesinin mal kaçırmak olmayıp bizzat kendisine bakan ilgilenen davalı çocuklarına yönelik minnet duygusunun tecellisi olduğunu, murisin sağlığında … Köyünde bulunan bir gayrimenkulü 1996 yılında satarak parasını bizzat davacılara verdiğini, bu taşınmazın o tarihte 8 milyara satıldığını ve satış bedelinden 2 milyarının davacı …’e, 3 milyarının davacı …’ye verildiğini, hesaplamada bu hususun dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılardan …’ın davayı takip etmediği, vasiyetnamenin iptalini gerektirir bir neden bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu, tanık…’nın davalı …’in eşi olduğundan beyanına itibar edilemeyeceği, mirasbırakanın sağlığında davacılara karşılıksız kazandırmada bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçeleriyle davacı … açısından davanın açılmamış sayılmasına; davacı … tarafından açılan davanın tenkis talebi yönünden 178.300,32 TL üzerinden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili, murisin sağlığında … … Köyünde bulunan 340 parsel sayılı gayrimenkulünü 1996 yılında 8 Milyar TL’ye sattığını, 3 Milyar TL’sini davacı …’ya, 2 Milyar TL’sini diğer kızı …’a verdiğini, bu hususun tanıkları… beyanıyla da ispatlandığını, davacı tarafın 08.10.2019 tarihli dilekçesinde tanığın bu ifadesine dayanarak muristen para aldığını kabul ettiğini, o dönem için 3 Milyar TL’nin mutad hediye sayılayamayacağını, murisin kızlarına yaptığı bağışlamaların Türk Medeni Kanunu’nun 565 inci maddesi kapsamına girdiğini, tereke hesabında dikkate alarak tenkis davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacılara elden para veren mirasbırakanın saklı payı ihlal kastıyla hareket etmediğinin açık olduğunu, 27.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda murisin tasarruf nisabını aşmadığının ve dolayısıyla tenkise tabi tasarruf bulunmadığının tespit edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesindeki gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali terditli tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 6, 557 ve 570 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalılardan alınarak davacı …’ya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.