YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1513
KARAR NO : 2023/2441
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gümüşhane Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, savunma yoluyla temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın temliken tescil yönünden kabulüne, el atmanın önlenmesi yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin 51 ada 5 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların ise aynı yer 4 parsel sayılı taşınmazın malikleri olduğunu, uygulamada yapılan hatalar nedeni ile bu adada inşaat yapan hak sahiplerinin iyi niyetli olarak birbirlerinin parsellerine inşaat yaptıklarını, müvekkilinin de kendisine ait binanın bir kısmını başka bir parsele kaydırdığını, bu hususun anlaşılması üzerine müvekkilinin taşmış olduğu komşu parsel maliki ile uzlaştığını ve belli bir bedel mukabilinde taşmış olduğu kısmı ifraz yolu ile satın aldığını, aynı durumun kendisi ile davalılar arasında da olduğu için müvekkilinin davalılara aynı teklifi yaptığını ancak, kabul etmediklerini belirterek el atmanın önlenmesini ve şimdilik 20.000,00 TL’nin müdahale tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 10.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile taşkın inşaat nedeniyle el atmanın önlenmesini ve taşkın yapı bölümünün yıkılması talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; müvekkillerine muris babalarından intikal eden taşınmazdaki binanın yapıldığı tarihte davacı tarafın parseline tecavüzlü olarak yapılmadığını, söz konusu adada yapılan 1987 tarihli tesis kadastrosundan sonra tüm taşınmaz maliklerinin birbirlerinin parsellerine tecavüzde bulunulduğunun anlaşıldığını, taşan kısım üzerinde mahkemece belirlenecek uygun bir bedel karşılığında müvekkilleri lehine irtifak hakkı kurulmasını veya taşan kısmın mülkiyetinin müvekkilleri lehine tapuya tescilini talep ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; davalılar aleyhine ikâme edilen davanın taşkın inşaat nedeniyle tazminat talebine ilişkin olarak açıldığı ve davacı vekili tarafından ibraz edilen 10.12.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile taşkın inşaat nedeniyle oluşan müdahalenin men’i ve taşkın yapı bölümünün yıkılması talebinde bulunulduğu, davalılar tarafından ibraz olunan cevap dilekçesinde savunma yolu ile TMK’nın 725/2 nci hükmü kapsamında temliken tescil isteminde bulunulduğu, davalıların temliken tescil talebine ilişkin yapılan değerlendirmede, öncelikle davalı taşkın yapı sahiplerinin iyi niyetli olma şartını haiz olup olmadıkları bakımından, taşkın yapının 1987 yılında gerçekleşen kadastro çalışmaları öncesinde inşa edildiği, ilgili mahalde bulunan 51 numaralı adada yer alan tüm parseller üzerindeki yapıların yan parsellerine taşkın olduğu tespit edildiği değerlendirildiğinde, davalı taşkın yapı sahiplerinin sübjektif iyi niyetli olma şartını haiz olduklarının anlaşıldığı, davalılara ait yapının davacıya ait taşınmaza 21,80 m² alanında taşkın olduğu, yıkımın aşırı zarara yol açması ve bu kapsamda durum ve koşulların temliken tescil talebini haklı kılması şartının gerçekleştiği, taşkın alanın ana taşınmazdan ifrazının mümkün olduğunun ilgili kurumun yazı cevabından anlaşıldığı, temliken tescil bedelinin 116.730,00 TL olarak tespit edildiği, her ne kadar bedel yönünden tespit edilen temliken tescil tutarına itiraz edilmiş ise de, davacının da kendisine ait olan ve aynı mahalde bulunan yapının, yan parsele yaklaşık olarak aynı alanda taşkın olmasından kaynaklı dava dışı parsel maliki ile 120.000,00 TL tutarında bedel karşılığında taşkın alanın mülkiyet devrine ilişkin anlaşma sağladığı da gözetildiğinde, tespit olunan temliken tescil bedelinin hakkaniyet ilkesine uygun olduğu, dava tarihi itibari ile davacının davayı açmakta haklı olduğu, temliken tescil talebinin savunma yolu ile ileri sürülmesi hâlinde de verilen kararın inşai nitelikte olduğu ve davacıyı haksız konuma düşürmediği, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılması gerektiği gerekçesiyle, temliken tescil talebinin kabulüne, A harfi ile gösterilen 2,67 m²’lik alan, B harfi ile gösterilen 21,80 m²’lik alan ve C harfi ile gösterilen 1,47 m²’lik alan olmak üzere toplamda 25,94 m²’lik alanın, davacı adına tapu kaydının iptaline ve davacıya ait 51 ada 5 parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilerek, davalılar adına kayıtlı olan 4 parsel sayılı taşınmaza tevhit edilmek sureti ile davalı … adına 1/2 hisse, davalı … adına 1/2 hisse olacak şekilde tapuya kayıt ve tesciline, 116.730,00 TL temliken tescil bedelinin karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine, davacı tarafından, davalılar aleyhine ikâme edilen müdahalenin men’i ve yıkım talepli davanın, davalıların temliken tescil istemlerinin kabul edildiği gözetilerek reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını, davacı taraf lehine hükmedilen vekâlet ücreti hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, yeniden bilirkişi raporu aldırılmak suretiyle belirlenen makul bedel üzerinden temliken tescil talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalıların yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili yukarıda IV-B bölümünde belirtilen sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ile savunma yoluyla ileri sürülen temliken tescil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Tük Medeni Kanunu’nun 883 ve 724 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.