Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1586 E. 2023/5003 K. 24.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 06:37
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1586
KARAR NO : 2023/5003
KARAR TARİHİ : 24.10.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/482 E., 2021/1094 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/446 E., 2019/187 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil veya tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 24.10.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı vekili Avukat ... ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin murisi olan ...'ın 05.09.2015 tarihinde öldüğünü, murisinin sağlığınında müvekkili, davalı ..., muris ..., dava dışı ..., ..., ..., ..., ... ve ... arasında rızai taksim sözleşmesi düzenlendiğini, muris ...'ın sağlığında maliki olduğu 12100 ada 35 ve 12100 ada 49 parsel ... taşınmazlarını paylaştırmak istediğini, müvekkilinin kardeşinin eşi olan davalı ...'in yapılan sözleşme ile 12100 ada 35 parsel ... taşınmazda miras payına mahsuben müvekkiline devredilecek olan 209/2350 hisseyi satın almak istediğini, satış bedelinin murise ödenecek kamulaştırma bedeli üzerinden ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu sebeple müvekkiline düşen miras payının davalıya 03.05.2012 tarihinde bedelsiz olarak devredildiğini, kamulaştırma bedelinin beklenenden yüksek olması nedeniyle, davalının bu bedelin çok olduğunu belirterek müvekkiline daha düşük bir bedel ödemeyi teklif ettiğini, müvekkilinin kabul etmediğini, bunun üzerine müvekkilinin davalıya devredilen taşınmazı geri istediğini ancak davalının kabul etmediğini, daha sonra muris ...'ın öldüğünü, müvekkilinin akrabalık bağlarına güvenerek taşınmazın iadesini bu zamana kadar beklediğini, müvekkili tarafından taşınmazın devri için keşide edilen 03.09.2016 tarihli ihtarnameye davalının olumsuz cevap verdiğini, taraflarınca dosyaya sunulan miras payının üçüncü kişiye devrine ilişkin sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığını, geçersiz sözleşmeye istinaden müvekkilinin miras payını davalıya devrettiğini, ifa ile şekle aykırı bir sözleşmenin geçerli hale gelemeyeceğini, sonuç itibariyle müvekkilinin miras payının devrine ilişkin resmi ve hukuki geçerliliğe sahip bir sözleşme bulunmaması, davalı tarafa tapuda yapılan devrin muvazaalı olması, davalının satış bedelini ödememesi nedenleri ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava konusu 12100 ada 35 parsel ... taşınmazda davalı adına kayıtlı 209/2350 hissenin müvekkili adına tesciline veya taşınmazın dava tarihindeki değerinin yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; müvekkilinin bankaya 107.000,00 TL borcu bulunduğunu, 80.000,00 TL'yi ablasının eşi ...'dan borç alarak, kalanını başka yerlerden temin ederek borcunu ödediğini, davalı tarafından bankaya bir ödeme yapılmadığını beyan etmiştir.
3. Davacı vekili ıslah dilekçesinde; dava değerini 328.336,00 TL'ye yükselttiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; muris ...'ın maliki olduğu taşınmazları sağlığında yedi çocuğuna paylaştırmak istediğini ancak taşınmazlar üzerinde davacının borçları nedeniyle ipotekler olması nedeniyle diğer mirasçıların taşınmazların ipotekli hali ile taksim edilmesinin istemediklerini, muris ...'ın ekonomik durumu en iyi olan oğlu ...'den davacının miras hissesini satın alması karşılığında banka borcunu ödeyerek ipotekleri kaldırmasını istediğini, ...'in ise davacının borcunu eşi davalı ...'in babasından kalan taşınmazların satış bedeli ile ödediğini, bu nedenle ...'in ve davacının miras payının davalı ya devredildiğini, rızai taksim sözleşmesinde davalının bu nedenle imzasının yer aldığını, davalıya tapu devrinin 03.05.2012 tarihinde gerçekleştiğini, ipoteğin ise 04.05.2012 tarihinde kaldırıldığını, davacının kamulaştırma bedeline ilişkin iddialarının gerçek dışı olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı vekili ikinci cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya kredi borcunu kapatması için 04.05.2012 tarihinde 125.000,00 TL ödediğini, aynı gün müvekkilinin banka hesabından para çektiğini, 30.000,00 TL tutarında altın bozdurduğunu ve annesinin hesabından müvekkiline borç para gönderildiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının babası davalının kayınbederi olan ... ... dava konusu taşınmazı mirasçılar arasında sağlığında paylaştırmak için sözleşme yapıldığı bu sözleşmede mirasçı olmamasına rağmen davalı ...'nın imzasının bulunduğu bu sözleşmeye göre davalının davacının hissesini satın aldığı diğer mirasçılar ve miras bırakanın imzası ile onandığı bu sözleşmede imzalara tarafların itirazının olmadığı dava konusu taşınmazın ... ... tarafından tapuda dava üzerine satış gösterilerek satıldığı davacının davasında muris muvazaasına dayanmadığı sadece ... tarafından kendi hissesinin bedelinin ödenmediği belirtilerek dava açıldığı davacının tapuda kendisi üzerine geçmiş bir hissenin bulunmadığı ayrıca rızai taksim sözleşmesinde hissesini sattığını davacı ...'nın sattığını belirttiği diğer mirasçılar kamulaştırma bedelinden paralarını alacaklarını başka mirasçıların para almayacağını belirtmesine rağmen davacı ...'nın dava konusu hissesinden ... taşınmazın değeri kadar ederi almadan sözleşmeyi imzalamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ayrıca mahkememizce dinlenen tanık beyanlarından davacının bankadan kredi çekmesi için miras bırakan ... ...'nın ipotek verdiği ipotek parasını da ipoteği kaldırması için davalının ödemede bulunduğu ayrıca dava konusu yerin tapuda da davacının davalıya satmadığı ... ...'nın sattığı dava konusu yerin de tapu da hiçbir zaman davacının mülkiyetinde olmadığı davacının bu nedenle davacıdan miras payı oranında tapu iptal tescil davası açması mümkün olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının satış bedelini ödemediğini, satış bedelinin ihtilaflı olduğunu, satış bedelinin ödendiğinin ispat yükünün davalıda olduğunu, mahkemenin bu hususları dikkate almadığını, müvekkili ile; davalı arasında düzenlenen sözleşmenin geçerli olmadığını, gerekçeli kararda iddialarının değerlendirilmediğini, gerekçeli kararda davacının davasını muris muvazaasına dayandırmadığına ilişkin tespitin hatalı olduğunu, tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmamasına rağmen tanık dinlendiğini ve tanıkların beyanlarının hükme esas alındığını, keşfen taşınmazın değerinin 205.210,00 TL olarak belirlendiğini ancak davalının soyut beyanlarla satış bedelinin 125.000,00 TL olduğunu söylediğini; davacı tanıklarının beyanları, banka yazı cevabı, davalı tanıkları ile müvekkili arasında husumet bulunması gibi hususların mahkemece değerlendirilmediği ve neden değerlendirilmediğinin gerekçeli kararda belirtilmediğini beyan ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf nedenlerini tekrarlayarak ve yemin delilinin hatırlatılmadığını, istinaf incelemesinin duruşmalı yapılmadığını, istinaf nedenlerinin dikkate alınmadığını beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile; 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.