YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1605
KARAR NO : 2023/2531
KARAR TARİHİ : 11.05.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4721 sayılı TMK’nın 617 nci maddesinde düzenlenen muris mirasçısının alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, davalının haczi kabil malının olup olmadığının tespit edilemediğini, davalının muris babası olan …’ın 28.07.2020 tarihinde vefat etmesi üzerine davalıya dört taşınmazdaki ayrı ayrı 3/8 hissenin intikal ettiğini, taşınmazların ekonomik değerinin çok yüksek olduğunu, ancak davalının murisine ait mirası reddettiğini, reddin kötü niyetle yapıldığını, zira terekenin aktifinin pasifinden fazla olduğunu, terekenin borca batık olmadığını ve davalının borçlarına karşılık herhangi bir güvence de vermediğini belirterek davalının murisinin mirasına yönelik reddinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.08.2021 tarihli ve 2021/101 Esas, 2021/486 Karar sayılı kararıyla; davanın hak düşürücü süreye ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesinin 21.01.2022 tarihli ve 2021/2128 Esas, 2022/183 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun “…davalının 28.07.2020 tarihinde vefat eden murisi …’ın mirasını 11.08.2020 havale tarihli dilekçesi ile reddettiği, 25.09.2020 tarihinde kesinleşen Milas Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 28.08.2020 tarihli ve 2020/738 Esas, 2020/846 Karar sayılı kararı ile davacının ret isteğinin tespitine karar verildiği, kesinleşen bu karar uyarınca ret tarihinin 11.08.2020 olduğu, 25.02.2021 olan dava tarihi itibarıyla TMK’nın 617/1. maddesinde belirtilen altı aylık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, mahkemece verilen kararda herhangi bir isabetsizlik görülmediği…” gerekçesiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Altı aylık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddinin Anayasa ile korunan hak arama hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğunu,
2.Murisin terekesinin aktifinin pasifinden fazla olduğunu,
3.Mirasın davalı tarafından kötü niyetli olarak reddedildiğini,
4.Hukuk düzeninin getirdiği şekli sınırlama gerekçe gösterilerek davanın usulden reddedilmesinin davalı borçlunun hakkaniyetsiz eyleminin korunmasına hizmet edeceğini,
5.Hak düşürücü sürenin elverişlilik, gereklilik ve orantılılık ilkeleri ile bağdaşıp bağdaşmadığının somut olay nezdinde değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris mirasçısının alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 617 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Mirasçının murisinin terekesindeki borçlardan sorumlu olmasını engelleyen hukuki bir yol olarak mirasın reddi müessesesi bulunmaktadır. Bu müessesenin keyfi olarak kullanılması sonucu tereke alacaklılarının zarar görmesi ihtimal dahilinde olup bu alacaklılar, murisin mirasçısının alacaklıları olabileceği gibi murisin kendi alacaklıları da olabilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu murisin mirasçısının alacaklılarının korunması yönünden TMK’nın 617 nci maddesini düzenlemiş iken murisin kendi alacaklılarının korunması için ise TMK’nın 618 inci maddesini düzenlemiştir.
3. Eldeki dava, murisin mirasçısının alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptaline ilişkin olup TMK’nın 617 nci maddesinde, “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
4. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.