YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1759
KARAR NO : 2023/3468
KARAR TARİHİ : 20.06.2023
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/765 E., 2021/1941 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gazipaşa Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/383 E., 2020/402 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, mümkün olmaması hâlinde ıslahla alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında inançlı işlem sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme gereği davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 104 ada 101 parsel sayılı taşınmazın müvekkili adına tescilinin gerektiğini, inançlı işlem sözleşmesinin 25.06.2009 tarihinde yapıldığını, sözleşme yapılmasının nedeninin 2644 sayılı Kanun gereği yabancıların ülke genelinde edinebileceği taşınmazlar ile bağımsız ve sürekli nitelikte sınırlı ayni hakların toplam yüz ölçümünün iki buçuk hektarı geçemeyecek olması olduğunu, müvekkilinin taşınmazı ancak, vatandaşlık almasından sonra edinmesi mümkün olduğundan tarafların sözleşmede bu konuda anlaştıklarını ancak, 2644 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin 03.05.2012 tarihli 6302 sayılı Kanun ile değiştiğini, değişiklikle müvekkilinin taşınmazı talep hakkını elde ettiğini, 6302 sayılı Kanun akabinde müvekkilinin ısrarla tapunun devrini istemesine rağmen davalının buna yanaşmadığını, açıklanan nedenlerle 25.06.2009 tarihinde imzalanan inançlı işlem sözleşmesi gereğince tapuda davalı adına tescil edilen taşınmazın tapusunun iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili 09.11.2018 havale tarihli ıslah dilekçesi ile; davalı aleyhine inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tesciline yönelik davalarını kısmen ıslah ettiklerini, bu kapsamda inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile birlikte bunun mümkün olmaması hâlinde dava konusu taşınmazın bedeli olarak keşif tarihinde belirlenen 223.548,60 TL’nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 25.06.2009 tarihli sözleşme aslını veya onaylı örneğini dosyaya sunmadığını, bu nedenle sözleşmedeki imzanın müvekkiline ait olup olmadığı ya da sözleşmede tahrifat yapılıp yapılmadığını bilemediklerini, belge fotokopisinin ingilizce içerikli olduğunu, müvekkilinin iş bu belgelerdeki ifadeleri anlayabilecek düzeyde ingilizce bilmediğini, dosyaya sunulan fotokopilerin içeriğine ve imzaya itiraz ettiklerini, imzanın müvekkiline ait olduğu değerlendirilse bile sözleşmenin asli unsurları taşımadığını, davacının iddiasını tanıkla ispat etmesi mümkün olmadığından tanık dinlenilmesine muvafakatleri olmadığını, davacı tarafın maddi vakıalara ilişkin iddialarının doğru olmadığını, davalının mesleki faaliyetinden elde ettiği kazançlarını gayrimenkul yatırımında değerlendirdiğini, davaya konu taşınmazın hissedarları arasında geçimsizlik olduğunu öğrenen davalının taşınmaza talip olduğunu, her bir hissedarla ayrı ayrı pazarlık ettiğini, intikal işlemlerinin dahi davalı tarafından yapıldığını, satış parasının tamamının davalı tarafından hissedarlara ödendiğini, satın alma aşamasında davacı tarafın da bu taşınmaza talip olduğunu, satıcıların davalıya bu taşınmazı satmaya mutabık kalmadıklarından davacıya satmadıklarını, davacının bu defa davalı ile irtibata geçerek taşınmazı kendisine satmasını talep ettiğini, davacının ısrarlı talepleri sonucu davalının taşınmazı davacıya satmayı kabul ettiğini ancak, satış bedeli konusunda anlaşamadıklarını ve davacı tarafından da davalıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bilgisi ve rızası dışında davaya konu taşınmazı işgal ederek taşınmaz içerisindeki eve yerleştiğini, müvekkilinin davacı aleyhine yasal yollara başvuracağı sırada davacının kendisine taşınmazı satın almak için kısa bir süre tanınmasını istediğini, hatta bu konuda taşınmazın kendi adına devri için iki kişiye de vekâletname verdiğini ancak, davacının yine satış parasını ödemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile 104 ada 101 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile adına tescili talebinin reddine, dava tarihinde taşınmazın bedeli olan 186.438,88 TL’nin 09.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Adli Tıp Kurumundan alınan raporda belgedeki imzanın davalının eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğini, gerekçede bahsedilen ceza yargılamasında da imzanın davalının eli ürünü olduğuna dair somut bir delilin bulunmadığı, davanın reddedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesine benzer beyanlar ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.