YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1784
KARAR NO : 2023/3076
KARAR TARİHİ : 05.06.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin oğlu ……’un davalıya olan borcunu teminat altına almak amacı ile kefalet niteliğinde mülkiyeti kendisine ait olan İzmir ili, …. ilçesi 1 parsel C Blok 13 numaralı bağımsız bölüm taşınmazın tapu kaydı üzerine karşı tarafa 3 üncü dereceden 1 inci sırada 550.000,00 TL bedelli teminat ipoteği tesis edildiğini, resmi senet incelendiğinde taraflar bölümünde; “… (TDB Enerji – ……adına kefaleten) ibaresi bulunduğunu, aynı senedin 3.4 maddesinin son bölümünde “söz konusu kefalet ipotek alınan bu taşınmaz ile sınırlı olacaktır.” ibaresine yer verildiğini, sözleşmeye bütün olarak bakıldığında ipoteğin müvekkilinin 3 üncü kişi niteliğinde olan oğlunun borcuna kefaleten teminat altına alınmak için verildiği ve üst sınır olarak da bu taşınmaz ile sınırlandırıldığının görüldüğünü, şekil şartlarına uymayan kefalet niteliğindeki bu ipotek işleminin geçersiz olduğunu, kefaletin TMK’nın 583 üncü ve 584 üncü maddesine aykırı olduğunu, ipotek senedinde müvekkilinin hukuki sıfatının kefil olarak açıklandığını, buna karşın müvekkili açısından kefalet sözleşmesi niteliği taşıyan bu sözleşmede müvekkilinin kefil olarak sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin halen eşi ile birlikte oturduğu ve eşinin ipotekten haberi bile bulunmadığını, eşin kefalet sözleşmesi mahiyetindeki ipotek sözleşmesine muvafakat etmemesi nedeniyle de ipoteğin fekkine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkilinin geçersiz kefalet sözleşmesi nedeniyle davalıya borcunun olmadığının tespitine, taşınmazın tapu kaydı üzerine davalı lehine 3 üncü dereceden 1 inci sırada 550.000,00 TL bedelli tesis edilen 24.01.2017 tarih ve 1017 yevmiye numaralı ipoteğin fekkine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın mutlak ticari dava olduğunu, resmi senetten de anlaşılacağı üzere davacının oğlu ….un müvekkiline olan borçlarından dolayı müvekkili lehine ipotek tesis edildiğini, ipoteğin geçerli olduğunu, ipotek tesis tarihi itibarıyla tapu kaydında aile konutu şerhi bulunmadığını, bu sebeple eşin rızasının alınmadığını, ayrıca davacının aile konutunun ….. Mahallesi, 1833 Sokak 19/16 Karşıyaka İzmir adresi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Resmi senet incelendiğinde taraflar bölümünde “… (TDB Enerji – Türker Çetişkol adına kefaleten)” ibaresi bulunduğunu, sözleşmeye bütün olarak bakıldığında ipoteğin müvekkilinin 3. kişi niteliğinde olan oğlunun borcuna kefaleten teminat altına alınmak için verildiği ve üst sınır olarak da bu taşınmaz ile sınırlandırıldığının görüldüğünü, sözleşmede müvekkilinin kefil olarak sorumlu olduğu azami miktar ve kefalet tarihine ilişkin el yazısı ile yazılmış bir ibare bulunmadığını, müvekkilinin halen eşi ile birlikte oturduğu ve eşinin ipotekten haberi bile bulunmadığını, eşin kefalet sözleşmesi mahiyetindeki ipotek sözleşmesine muvafakat etmemesi nedeniyle de ipoteğin fekkine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Türk Borçlar Kanunu’nda kefalete ilişkin hükümlerin, ayni teminat ve kefalette uygulanmayacağına dair bir hükmün bulunmadığını ileri sürmüş ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davacının maliki olduğu taşınmaz üzerine 24.01.2017 tarihli işlem ile tesis edilen ve kefalet hükmü de içeren ipoteğin Türk Borçlar Kanunu’nun 583 üncü ve 584 üncü maddelerine istinaden terkini ve ipotek nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Türk Borçlar Kanunu’nun 583 ve 584 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.