YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1885
KARAR NO : 2023/3280
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1469 E., 2021/2821 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/481 E., 2020/39 K.
Taraflar arasındaki tapulu taşınmazın haricen satışına ve inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, uygun görülmezse terditli temliken tescil, uygun görülmezse terditli bedel isteğine ilişkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 742 ada 7 parselin 11/09/1965 tarihinde vekil edeni ve… tarafından eşit bedel ödenerek satın alındığını, tapunun… adına tescil edildiğini, …’ün vefatı ve yakın akrabalık nedeniyle taşınmaz devrinin talep edilmediğini, …’ün vefatından sonra eşi olan …’ün müvekkiline bina yapması için muvafakat verdiğini, …’ün de ölümüyle mirasçı olmaları nedeniyle taşınmazın davalılara geçtiğini, taşınmazın bir bölümünün 52 yıldır davacının zilyetliğinde olduğunu, müvekkili tarafından bina inşa edildiğini, taşınmazın ifraz edilmesi sonucunda davacının zilyetliğinde olan kısmının 7350 ada 11 parsel olduğunu belirterek İstanbul ili, …. ilçesi, hallesinde bulunan 7350 ada 11 parselin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, olmazsa Türk Medeni Kanunu’nun 724 üncü maddesi gereğince uygun bedel karşılığı arazinin davacıya devrini ya da rayiç bedeli ve 1.500,00 TL satış bedelinin güncel değeri tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, 742 ada 7 parselin 11/09/1965 tarihinde… tarafından satın alınıp adına tescil edildiğini, davacının iddialarının doğru olmadığını, Sultan’ın 15/04/2002 tarihinde okur-yazar olup, bundan önce okur yazarlığı olmadığından 14/11/1985 tarih ve 76271 yevmiye numaralı muvafakatnamenin geçerliliği olmadığını, ….’ın yakın akrabalık nedeniyle davacının zilyetliğine müdahale etmediğini bildirerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince, “…Yapılan yargılama ve toplanan tüm deliller kapsamında; davacı dava konusu taşınmazın davacı ile dava dışı muris… tarafından satın alındığını, taşınmazın tapu kaydının iptalini olmadığı takdirde TMK md.724 gereği arazi mülkiyetinin devrini yahut gayrimenkulün rayiç bedeli ve 1.500,00 lira satış bedelinin güncel değerini talep ettiği, bu doğrultuda davacı adına geçerli bir satış sözleşmesi söz konusu olmadığı için Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında belirtildiği üzere tarafların sadece verdiğini geri alabileceği, TMK md. 724 gereği yapılan incelemede dava konusu taşınmazın değerinin parselde mevcut binanın değerinden fazla olması nedeniyle arazi mülkiyeti devrinin mümkün olmadığı, sadece satış bedelinin iadesi mümkün olabileceği ancak satış bedelinin verildiğine ilişkin herhangi bir ödeme belgesi ve yazılı sözleşme sunulmadığı gibi dinlenen davalı tanıklarının beyanlarında da dava konusu taşınmazın dava dışı… tarafından satın alındığı, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan binanın… tarafından yapıldığı, …’ün vefatıyla taşınmazın …’e kaldığı, …’ün de dava dışı vefat eden eşi…’ün kardeşi davalı … ile evlendiğini belirtildiği, davacı tanıklarının süresinde bildirilmediği nedeniyle dinlenmediği, davalı tarafından sunulan dava dışı …’ün 15/04/2002 tarihi itibari ile okur-yazar olduğuna ilişkin okur-yazar belgesinden anlaşılacağı üzere davacı tarafından sunulan muvafakatnamenin düzenlendiği tarihte …’ün okur-yazar olmamasına rağmen belgenin imzalı olarak düzenlendiği, tüm bu hususlar dikkate alındığında taşınmazın… tarafından satın alındığı, vefatından sonra taşınmazın …’e kaldığı, …’ün vefatıyla da taşınmazın davalılara kaldığı sabit olup ispatlanamayan davanın reddine…” gerekçesiyle karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davalarını kesin delillerle ispatladıklarını, terditli taleplerinin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporundaki bina değerinin arazi değerinden daha düşük olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, emsalleri ile mukayese edildiğinde bina değeri için takdir edilen miktar emsallerinin yaklaşık 1/4’ü olarak belirlendiğini, muris … tarafından müvekkili lehine verilen ve Kartal….Noterliğince düzenleme şeklinde tanzim edilen muvafakatnamenin geçerliliğine ilişkin değerlendirmenin hukuka aykırı olduğunu, muvakafatnamenin kesin delil olarak dikkate alınması gerektiğini, …’ün okur yazar olmadığından bahisle muvafakatnamenin kabul edilmemesinin yasal dayanağının bulunmadığını, söz konusu muvafakatnamenin murisin mirasçıları olan davalıları da bağlayan ve binanın müvekkili tarafından yapıldığını ikrar eden belge niteliğinde olduğunu, muvafakatnamede açıkça binayı müvekkilinin yaptığının belirtildiğini, adı geçen belgenin kararda tartışılmadığını, davaya konu binanın emlak vergileri vs. yasal ödemelerin bizzat müvekkilince yapıldığını, taşınmazın satış tarihi olan 1965 senesinden beri müvekkilinin zilyetliğinde çekişmesiz ve kesintisiz olarak bulunduğunu, davalıların savunmalarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, tapuda kayıtlı taşınmazın satışının resmi şekil şartına uyularak yapılmadığından harici satış sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal tescil talebinin reddinin yerinde olduğu, inançlı işlemin yazılı delille kanıtlanamadığı, ödeme iddiasının kanıtlanamadığı ve temliken tescile dayanan talebin ise taşınmaz üzerindeki binanın riskli yapı olması ve zemin değerinin yapı değerinden yüksek olması nedenleriyle reddinin yerinde olduğu gerekçeleriyle karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf başvurusundaki gerekçelerle temyiz yasa yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapulu taşınmazın haricen satışına ve inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil uygun görülmezse terditli temliken tescil uygun görülmezse terditli bedel istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanununun 237 inci maddesi, Türk Medeni Kanunu’nun 706, 724 üncü maddeleri, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.