Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/1900 E. 2023/3248 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1900
KARAR NO : 2023/3248
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
HÜKÜM/KARAR : Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/58 E., 2020/247 K.

Taraflar arasındaki ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, muris …’un mirasçısı olduğunu, İstanbul ili, Küçükçekmece ilçesi, Sultanmurat Mahallesi, 268 ada 2 parselde kayıtlı taşınmaz ve üzerinde bulunan binada davalı ile birlikte hissedar olduğunu, söz konusu binada bulunan üç adet dükkanın müvekkili ile davalıya ait olduğunu, davalının bugüne kadar bu üç dükkanın tüm kirasını kendisinin aldığını, binanın 2001 yılından beri kullanılmakta olduğunu, dava tarihinden önceki son beş yılın ecrimisil bedelinin davalıdan talep edildiğini, davalının ecrimisil bedelini müvekkiline ödemediği için kendisine Bakırköy 30. Noterliğinin 21.03.2016 tarih ve 5159 yevmiye numaralı ödeme ihtarı gönderildiğini, buna rağmen ödeme yapmadığını, davalıya çekilen ihtardan sonra kiralarını topladığı üç dükkandan birinin kirasının kiracısı tarafından müvekkili adına ödenmeye başlandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 01.02.2013 ile 30.01.2014 tarihleri arasında, üç dükkan için toplam 39.600,00 TL; 01.02.2014 ile 30.01.2015 tarihleri arasında, toplam 39.600,00 TL; 01.02.2015 ile 30.01.2016 tarihleri arasında, toplam 44.400,00 TL; 01.02.2016 ile 30.01.2017 tarihleri arasında, 44.400,00 TL; 01.02.2017 ile 30.01.2018 tarihleri arasında, iki dükkan için toplam 37.800,00 TL ecrimisil bedellerinin ½’sinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının her ne kadar muris …’un mirasçısı olduğu beyan edilmişse de dosyada murise ait veraset ilâmının bulunmadığını, davacının miras payının belirtilmediğini, Bakırköy 7. Noterliğince düzenlenen 08.10.2001 tarih ve 27373 yevmiye No.lu düzenleme şeklinde fesihnamede karşılıklı olarak kat karşılığı inşaat sözleşmesini feshettiklerini, “Sözleşmeye istinaden gayrimenkul üzerinde yapılan 1 bodrum, 1 zemin ve bir normal kattan ibaret olan binanın mal sahibi Ebamüslim’e ait olacaktır. Müteahhit alacağı kalmamıştır.” şeklinde kabul ve beyan ve ikrarın söz konusu olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan dükkanlardan ikisini uzun yıllar fiilen kullanmadığını, davalının dava dışı …, … ve … isimli kişiler aleyhine 11.02.2011 tarihinde Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/152 Esas sayılı dosyası üzerinden haksız işgal ve ecrimisil davası açtığını, bodrum katta bulunan dükkanın davacı tarafından kiraya verildiğini, kiracısının kira bedellerini davacıya ödediğini beyan ettiğini, davacı tarafın dava konusu taşınmaz üzerinde çekişmesiz olarak kullandığı 3 adet dairenin bulunduğunun değerlendirmeye alınarak şayet payından az kullanım olduğu yönünde bir iddiası var ise bunun taksim ve ortaklığın giderilmesi davası açmak suretiyle gidermesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı murisi ile davalılar murislerinin müşterek sahip oldukları arsa üzerindeki binada bulunan üç adet dükkanın davalılar murisinin tasarrufunda bulunduğu ve kira bedellerinin tahsil edildiği, bu kira gelirlerinden talep edilen döneme ait davacı hissesine düşen kısmın davacıya ödenmediği, ödenmeyen ecrimisil talebi yönünden bilirkişi tarafından dosya kapsamına uygun objektif kriterlere göre hazırlanan rapor, Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/628 Esas, 2019/318 Karar sayılı dosyası kapsamı da dikkate alınarak, tespit edilen ecrimisilden talep miktarı kadar davalıların sorumlu tutulmasına karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 20.518,50 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı istinafı;
Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde; davalıların istinaf gerekçelerinin yerinde olmadığını; dava açılırken … mirasçıları adına talepte bulunulduğunu, vekâletnamenin mirasçılar adına alındığını, dava öncesi çekilen ihtarnamenin de yine … mirasçıları adına çekildiğini, bu nedenle …mirasçılarının tamamının alması gereken kira bedeline hükmedilmesi gerekirken sadece bunlar adına hareket eden bir mirasçı için karar verilmesinin hatalı olduğunu, işbu dilekçe ekinde de bazı mirasçıların vekâletlerini de ibraz ettiklerini, olmasa bile vekâletsiz iş görme hükümleri gereği eksik vekâletlerin tamamlatılması gerekirken yargılama aşamalarında bunun yapılmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın talepleri uyarınca tümden kabulünü talep etmiştir.

2. Davalı istinafı;
Davalı mirasçıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının murisi …’in de dava dışı …isimli yüklenici ile gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdettiğini, bu sözleşme gereğince taşınmazda 3, 7 ve 8 No.lu daireleri aldığını, varislerinin de uzun yıllardır bu taşınmazları çekişmesiz olarak kullanarak semerelerinden yararlandıklarını, keşif ve bilirkişi raporu ile bu hususun sabit olduğunu; paylı mülkiyette paydaşın payına karşılık çekişmesiz kullandığı yer bulunması hâlinde ecrimisil davasının dinlenme olanağı bulunmadığını; Mahkemenin tüm bu tespitleri yok sayarak hatalı değerlendirme yaptığını, davanın tümden reddi gerektiğini; kesinlikle kabul manasına gelmemekle birlikte, bir an için ecrimisil hesabı yapılabileceği kabul edilse dahi Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkillerinin murisinin kira geliri elde etmediği dönemlerin hesaplamaya dahil edildiğini; taşınmazda yer alan 1 bodrum, 1 zemin ve 1 normal kattan oluşan ve tamamı davalıların murisi …’a bırakılan dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan dükkânlardan ikisinin uzun yıllar fiilen kullanılamamış, davalıların murisi tarafından dava dışı …, …ve … isimli kişiler tarafından haksız şekilde kullanılan ve tüm semerelerinden yararlanılan taşınmazlarını geri alabilmek adına 11.02.2011 tarihinde Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/152 Esas sayılı dosyası üzerinden haksız işgal ve ecrimisil davası ikame ettiğini, davanın el atmanın önlenmesi yönünden kabulle sonuçlandığını, ecrimisil taleplerinin ise kötü niyetli kullanım bulunmadığından reddedildiğini, kararın temyiz aşamasından geçerek 01.07.2019 tarihinde kesinleştiğini; davacı tarafın tüm bu sözleşmelerden, yapılan paylaşımlardan ve müvekkillerinin murisi tarafından ikame edilen ve uzun yıllardır devam eden iş bu davadan da haberdar olmasına ve hatta dosyaya davalıların murisi aleyhine beyanda dahi bulunmuş olmasına rağmen, işbu huzurdaki davada dava dilekçesinde ecrimisil talep ettiği dükkânların 2001’den beri müvekkili tarafından kullanıldığını iddia etmesinin, tamamen kötü niyetli ve haksız menfaat elde etmeye yönelik olduğunu, Mahkemenin anılan hususları gözardı ettiğini; müvekkilinin ilgili mahkeme ilâmında da tespit edilen 2 adet dükkânda bulunan kiracılar ile 01.12.2015 tarihinden itibaren kira sözleşmesi akdettiğini, bu süreçte bodrum katta yer alan dükkânın dava dışı … (…) isimli kiracıya 3 yıl öncesinde (2012 yılı başından itibaren) davacı … tarafından kiraya verildiğini; dava dışı …isimli kiracının 2015 yılı Aralık ayı sonrasında davalı müvekkili ile yapılan kira sözleşmesi gereği kiralarını müvekkiline ödemiş ise de, 01.12.2016 tarihi itibarıyla kira bedellerini ödememeye başlaması nedeniyle taraflarınca Küçükçekmece 1. İcra Dairesinin 2017/1449 Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını, dava dışı … (…) iş bu icra dosyasına yasal süresi içerisinde itiraz ettiğini ve tüm kira bedellerini …’e ödediğini bildirirek dekontlarını ibraz ettiğini, Küçükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/280 Esas sayılı dosyasından itirazın kaldırılması ve tahliye davası ikame edildiğini, Ömer (Sprint Fitness Center) isimli kiracının işbu dosyaya sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde de, 2012 yılından beri İbrahim’in kiracısı olduğunu bildirdiğini; eksik ve hatalı incelemelerle tüm bu dükkânlar üzerinden geriye dönük 5 yıl gibi bir süreyi kapsar şekilde ecrimisil hesaplaması yapılmış olmasının ve bu şekilde karar verilmiş olmasının haksız ve kabulü mümkün olmayan bir değerlendirme olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece alınan bilirkişi raporları ve dosya içeriğinde yer alan Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyası içerisinde yer alan bilirkişi raporlarından; davaya konu taşınmaz üzerindeki binada 1. katta yer alan 3, ikinci katta yer alan 7 ve 8 No.lu dairenin … mirasçılarından İbrahim, …ve … tarafından bizzat veya kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı, diğer mesken ve dükkan nitelikli bölümlerin.., dava dışı paydaş …(öncesinde …) ve paydaş olmayan …ve … tarafından kullanıldığı; paydaş Hazinenin kullanımının bulunmadığı, davacı tarafın murisinin payına karşılık çekişmesiz kullandığı mesken nitelikli üç adet bölüm bulunduğu, davacının murisinin payından az yer kullandığı iddiasının sonuca etkili olmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; özellikle istinaf mahkemesinin dava konusu binada tüm tarafları bağlayan fiili bir paylaşımı bulunmadığı yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığını, dava konusu taşınmazın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yükleniciye verildiği ve yapılan sözleşmelerde arsa sahiplerine dava konusu yerler dışındaki kısımların paylaştırıldığını, işbu davaya konu yerlerin ise yükleniciye ait olacağı yönündeki sözleşmeler iptal edildiğinden dava konusu yerlerin tüm maliklere ait ve fiilen taksim edilmiş yerler olduğunu, davalılar murisinin kendine ait fiilen ayrılmış yerler dışındaki dava konusu yerlerdeki kira gelirlerini tek başına topladığını, davalılar murisinin fiilen kullandığı yerler dışında tüm ortaklara ait ve daha önce de fiilen yüklenici ve yüklenicinin haklarına sahip kişiler tarafından kullanılan dava konusu iş yerlerini kendi adına sahiplenmeye kalktığını, yerel mahkemenin haklı ve hukuka uygun bir karar verdiğini buna rağmen istinaf mahkemesinin bu kararı kaldırıp davanın esastan reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlararası ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. Kural olarak, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenilmesini isteyebilir. Ecrimisil, ise bir para alacağı olup bölünebilir nitelikte olduğundan elbirliği hâlinde maliklerden birisinin de ecrimisil isteyebileceği kuşkusuzdur. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.