YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1907
KARAR NO : 2023/3263
KARAR TARİHİ : 12.06.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/211 E., 2022/279 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ünye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/308 E., 2021/288 K.
Taraflar arasındaki asıl davada elatmanın önlenmesi, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden kabulüne, kâl talebi atiye bırakıldığından kâl talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı/birleştirilen davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı/birleştirilen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … ilçesi, ..mahallesi …Mevkiinde 151 ada 3 numaralı gayrimenkulün müşterek mülkiyet olarak kendilerine ait olduğunu, davalının 27 No.lu parsel içerisinde yolun kenarında evinin olduğunu, davalının yola müdahalesi olduğunu, ayrıca yolu daraltmak suretiyle yolu kendi arazisine kattığını, kendisinin yerine kanal açarak suyun arazisine akmasını sağladığını ve arazisine zarar verdiğini, davalının taşınmazına ve yola yapmış olduğu haksız elatmanın önlenmesini, yargılama giderlerinin davalıdan alınarak tarafına verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi vermemiştir.
III. BİRLEŞTİRİLEN DAVA
Davalı/birleştirilen davacı vekili; …ilçesi, …Mahallesi 150 ada 27 parsel sayılı taşınmazın müvekkiline ait olduğunu 151 ada 3 parsel sayılı taşınmazın ise davalıya ait olduğunu, iki taşınmaz arasından mahalle yolunun geçtiğini, davalının tapulu mahalle yolunu işgal ettiğini belirterek davalının yaptığı her türlü müdahalenin menine ve müdahale unsurlarının kaline karar verilmesini talep etmiş, ve eldeki dosya ile birleştirilmiştir. Davalı/birleştirilen davacı vekili kal talebini 02.06.2021 tarihli duruşmada atiye bırakmış, davacı/birleştirilen davalı vekili de bu talebe muvafakat etmiştir.
IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 2017/308 Esas sayılı dosyasında davacı …’ın, davalı …’a açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasının reddine, birleştirilen Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/307 Esas sayılı dosyasında davacı …’ın, davalı …’a açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasının kabulü ile davalının …ili, …ilçesi, …/ ..Mahallesi 151 ada 3 parsel sayılı taşınmazdan, kadastro paftasındaki tescilli yolun fen bilirkişisi … tarafından düzenlenen 01.10.2020 havale tarihli rapor ve krokide kırmızı tema ile gösterilen 17,14 m²’lik kısmına yapmış olduğu müdahalenin men’ine, davacının kâl talebinin geri alınması nedeniyle bu talep yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleştirilen davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı/birleştirilen davalı vekili istinafı
Tarafların dava konusu taşınmaz ve evlerinin aynı yamaç üzerine kurulu olduğunu, aralarında bir yol bulunduğunu, yukarıdan gelen yağmur sularını ve evinin atık sularını bu yola ve davacı taşınmazına akıttığını, suyun tabi yolunun kanal açılmak suretiyle değiştirildiğini, dosya kapsamında davalı …’ın evinin lavabo giderlerini müşterek yola akıttığı, yağmur suyu arkını müvekkil taşınmazının hemen yanı başından geçecek şekilde betonla yönlendirdiği halde red kararının usulsüz olduğunu, davacının vaki bir tecavüzü bulunmadığını, bu sebeple kendisine açılan davanın kabulü kararının kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı/birleştirilen davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve karşı davanın reddine/asıl davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
1. Asıl dava, …ili, …ilçesi, … Mahallesi, … Mevkiinde kain 151 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ve umumi yola davalı tarafından yapılan haksız el atmanın önlenmesi talebine ilişkindir.
2. Birleştirilen dava ise, … ili, … ilçesi, …mahallesi Mezariçi mevkiinde kain 150 ada 27 parsel sayılı taşınmaz ile 151 ada 3 parsel arasındaki mahalle yoluna ve davacının kendisine ait parsele davalı tarafından yapılan el atmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683 üncü maddesine göre “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
3. Mülkiyet hakkı kişiye eşya üzerinde en geniş yetkileri sağlayan hak olup gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi gerek Anayasa Mahkemesince geniş yorumlanmakta, taşınmazın bizzat kullanımının engellemesinin yanında taşınmazın etkin, verimli ve daha az giderle kullanılmasının haklı bir sebep olmaksızın engellenmesi de mülkiyet hakkının ihlali olarak kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı/birleştirilen davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.