Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/195 E. 2023/2846 K. 25.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/195
KARAR NO : 2023/2846
KARAR TARİHİ : 25.05.2023

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gerze (Sinop) Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki vasiyete konu taşınmazların muvazaalı devri nedeniyle tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris….’un Gerze Noterliği’nin 28.03.2014 tarih ve …. yevmiye No.lu vasiyetnamesi ile davacı …’a belirli mal vasiyetinde bulunduğunu, davacının murisin yasal mirasçısı olmadığını, muris Mahmut Muç 08.02.2016 tarihinde vefat ettiğinde geriye tek yasal mirasçısı olarak kızı davalı …’ın kaldığını, davaya konu vasiyetnamenin Gerze Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/92 Esas sayılı dosyasında 22.02.2016 tarihinde okunup tarafların itiraz etmemesi sonucu 20.05.2016 tarihinde kesinleştiğini, davalı …’nin vasiyetnamenin iptaline yönelik dava açmadığını, kanuni hak düşürücü sürenin de dolduğunu, davacı …’nın vasiyetnamenin tenfizine yönelik Gerze Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/14 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, fakat kötü niyetli davranan mirasçı …’ın vasiyete konu taşınmazlar da dahil olmak üzere tüm tereke varlığını kendisine intikal ettirmesi nedeniyle vasiyetnamenin tenfizi davasında hukuki yarar yokluğu nedeni ile red kararı verildiğini, karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, davalı …’nin sadece intikal işlemiyle de kalmayıp vasiyet edilen taşınmazları muvazaalı şekilde kızı diğer davalı …’a devrettiğini, satış işleminin açık şekilde muvazaalı olduğunu,….’nin, vasiyetname alacaklısı müvekkilinin hakkını almasına engel olmak için taşınmazları değerinin oldukça altında tutarlar ile diğer davalı kızına devrettiğini, bu nedenlerle vasiyete konu; 822 parsel (Yeni 146 ada 16 parsel), 1015 parsel (Yeni 148 ada, 217 parsel), 844 parsel (Yeni 146 ada, 31 parsel), 741 parsel (Yeni 145 ada, 30 parsel), 777 parsel (Yeni 147 ada 32 parsel)sayılı taşınmazların tapularının iptali ile vasiyet alacaklısı davacı … adına tescil edilmesini, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazların vasiyetname borçlusu … adına tescil edilmesini, bunun da mümkün olmaması halinde taşınmazların gerçek değerinin belirlenerek faiziyle birlikte davacı tarafa ödenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde yazılı olan hususları kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, murisin ölümünden itibaren 1 yıl geçtiğini, kesinlikle aldatma olmadığını, davalı … .n diğer davalı … ın annesi olduğunu, … öldüğünde mirasının her türlü kızına kalacağını, davacının murisin yasal mirasçısı olmadığını, Gerze Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/14 Esas sayılı dosyasında vasiyetin yerine getirilmesi davası açıldığını ve davanın reddine karar verildiğini, davacı mirasçılık belgesine göre kanuni mirasçısı olmadığından mal kaçırmak amacı ile intikal yapıldığının iddia edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı …’nin davaya konu taşınmazları gerçek değeri üzerinden alabilecek ekonomik gücünün bulunmadığı, davalılar arasında vasiyetnameyi etkisiz kılmak amacıyla taşınmazların muvazaalı olarak tapuda devredildiği, devrin satış olarak gösterildiği, gerçek iradenin ise vasiyetnameyi etkisiz kılmak olduğu, satış bedellerinin de taşınmazın gerçek değerin çok altında kaldığı, bu durumun ve satışların hayatın olağan akışına aykırı olup davalıların iyi niyetli olmadığı ve taşınmazların satışının muvazaalı olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile dava konusu beş adet taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, taşınmazların güncel tapu kayıtlarının davalı … adına kayıtlı olduğu göz önüne alınarak diğer davalı … yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davanın, muris muvazaası nedenine dayalı tapu iptal ve tescil davası olduğunu; hükmü, hakkında kabul kararı verilen davalı … yönünden istinaf ettiklerini, süresi içerisinde zamanaşımı defiinde bulunduklarını, ölümün üzerinden 1 yıl geçtiğini, aldatmaca olmadığını, davalı …’nin diğer davalı …’nin annesi olduğunu, davacının yasal mirasçı olmadığını, bu nedenle mirasın davacıya kalmayacağını, daha önce açılan vasiyetnamenin yerine getirilmesi davasında ret kararı verildiğini, bu kararın dikkate alınması gerektiğini, tanık beyanları ile iddialarını ispatladıklarını belirtmek suretiyle istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Muris….’un 28.03.2014 tarihli Gerze noterliğince düzenlenmiş …. yevmiye nolu vasiyetname ile davaya konu taşınmazları davacıya vasiyet ettiği murisin kızı davalı …’ın ise vasiyetnameye rağmen, dava konusu taşınmazları 02/06/2016 ve 22/08/2016 tarihlerinde mirasçı olarak adına intikalini yaptırdığı ve kısa bir süre sonra da taşınmazları 18/08/2016 ve 02/09/2016 tarihlerinde ayrı ayrı kızı olan davalı …’a cüzi miktarlarla tapuda sattığı davalı …’nin taşınmazları kendi adına intikal ettirip kızına sattığı davalı kızı olan Kadriye’ye yapılan satışların vasiyetname gereği muvazaalı yapılmış olduğunun kabulü gerekeceği, Kadriye’nin, Hamdiye’nin kızı olması nedeniyle vasiyetnameden haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davalı …’nin iyiniyetli olmadığı, TMK 1023. Maddesinden faydalanamayacağı; ayrıca vasiyetnamenin tenfizi davasında muris Mahmut Muç’un 08/02/2016 tarihinde öldüğü, ölüm tarihi itibarıyla 4721 sayılı Türk Medeni Kanun’un uygulanması gerektiği; 4721 sayılı TMK.nun 602. maddesindeki “Vasiyet alacaklısının dava … ölüme bağlı kazandırmayı öğrenmesinin veya vasiyet borcu daha sonra muaccel olacaksa muaccel olma tarihinin üzerinden 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” hükmü nedeniyle kararın hukuka uygun olduğunu belirterek, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnameye konu taşınmazların muvazaalı devri nedeniyle tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 599 uncu, 600 üncü, 602 nci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.