YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/1950
KARAR NO : 2023/2831
KARAR TARİHİ : 25.05.2023
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki harici taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin babası …. ile …’un 30.05.1963 yılında Erzincan Noterliği huzurunda rızai taksim mukavelenamesi imzaladıklarını, bu sözleşme ile tarafların müşterek mülkiyetlerinde bulunan Erzincan Merkez ….16 ada 1 parsel sayılı taşınmazı taksim ettiklerini, sözleşme öncesinde tarafların 28.05.1963 yılında taşınmazı resmi olarak krokiye döktürdüklerini, sözleşmeden sonra tarafların sözleşmeye uygun olarak taşınmazları taksim ederek bugüne kadar kullandıklarını, …..’ın 1988 yılında vefat ettiğini, …’ın ölümünden sonra da müvekkillerinin taşınmazı aynı şekilde kullanmaya devam ettiğini, zaman sonra taşınmazın tapu kaydında … ve … arasındaki sözleşmeye uygun olarak değil 1/2 oranında malik gözüktüğünü öğrendiklerini belirterek davacıların taşınmazdaki hisse oranlarının rızai taksim sözleşmesine uygun olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tapuda hisse düzeltim davasının taşınmazların kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında kayda eksik yada hatalı işlenmesi nedeniyle oluşan mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla tapu kütüğüne yanlış yazılmış bir kaydın belgelerine uygun olarak düzeltilmesi için açılabileceğini, söz konusu davada böyle bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafın tapu iptali ve tescil davası açmak için 10 yıllık zamanaşımını geçirdiği için böyle bir dava açtığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın devrinin resmi şekilde yapılmadığı, taksime ilişkin Noter onaylı belgenin satış vaadi içermediği tarafların taksime ilişkin iradelerini yansıtmadan öteye geçmediği anlaşıldığı gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında 30.05.1963 tarihli rızai taksim mukavelesi imzalandığını, sözleşmenin usulüne uygun olarak krokilendirildiğini, 1963 yılı itibariyle tarafların taşınmazı taksime uygun olarak kullandıklarını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında taşınmazın satışına ilişkin satış vaadi sözleşmesi niteliğinde resmi bir sözleşmenin veya tapuda yapılmış resmi bir taksimin bulunmadığı, 30.05.1963 tarihli noter onaylı rızai taksim mukavelesi ve krokinin dava konusu taşınmazın kullanımına ilişkin olduğu, tarafların taksim sözleşmesine uygun olarak taşınmazı kullanmaya devam ettikleri anlaşılmakla yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile bölge adliye mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu’nun 237 nci, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.