YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2028
KARAR NO : 2023/3008
KARAR TARİHİ : 31.05.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/540 E., 2021/1340 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/129 E., 2020/210 K.
Taraflar arasındaki zilyetlik şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine, davanın, 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı Hazine vekili; İzmir ili, …. ilçesi, …. Mahallesinde bulunan zeytinlik niteliğindeki 1391 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuda kayıtlı olduğunu, davalıların murisi…. tarafından Torbalı Kadastro Mahkemesinde tespite yapılan itiraz sonucu taşınmaz kaydının beyanlar hanesinde “….in ziliyetindedir” şeklinde belirtme yapılmasına karar verildiğini, 3402 sayılı Kanun’un 18/2 nci maddesinde “Kanunları uyarınca devlete kalan taşınmaz mallar tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceği” hükmünün yer aldığını, taşınmazın beyanlar hanesinde birinci derece arkeolojik sit alanı olduğunun belirtildiğini, Maliye Bakanlığının 21.11.2012 tarih ve 30984 sayılı olurları ile Metropolis Antik Kenti’nin bütün olarak korunması ve değerlendirilmesi amacıyla Hazineye tahsis edilen taşınmazdaki tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan zilyetlik şerhinin terkinini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar, davanın reddine karar verilmesi yönünde savunmada bulunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..murisin dava konusu taşınmazdaki zilyetliğinin mahkeme kararı ile tapuya şerh edildiğini, mirasçılarının da halen ecrimisil ödeyerek zilyetliğini sürdürdüğü gerekçesiyle davanın reddine” karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davalıların miras bırakanının zilyetliğinin yasalarda şerh edilebilir haklardan olmadığını, 4916 sayılı Yasa’nın 4070 sayılı Yasa ile eklenen geçici 2 nci maddesi, 4070 sayılı Yasa’nın 5, 6, 7 ve 8 inci maddeleri, 766 sayılı Yasa’nın 37 nci maddesi, 355 sayılı Milli Emlak Genelgesinin 9 uncu maddesi ve 4070 sayılı Yasa gereğince şerhin terkini gerektiğini, davalılarca ecrimisil ödenmesinin bir hak sağlamayacağını, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin emsal kararlarına göre şerhin devamında davalıların yararı bulunmadığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “..eldeki davanın hak düşürücü sürenin 10/04/1983 tarihinde dolmasından sonra 25/06/2019 tarihinde açıldığını, hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın usulden reddi gerekirken esastan reddine karar verildiğini, hak düşürücü süre kamu düzenine ilişkin olduğundan davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzenine aykırılık nedeniyle kısmen kabulü ile 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına ve hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın usulden reddine” karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili, kadastro tespit tutanağı düzenlenmiş olsa bile yok hükmünde sayılan işlemlerin 766 sayılı Kanun’un 31/2 ve hâlen yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kanun’un 12/3 üncü maddelerinde yazılı olan 10 yıllık hak düşürücü süreye tâbi olmadığını, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, zilyetlik şerhinin terkini istemine ilişkin olup uyuşmazlık davanın usulden reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 üncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.