YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/203
KARAR NO : 2023/1715
KARAR TARİHİ : 23.03.2023
Taraflar arasındaki TMK’nın 713/1 inci maddesine dayanan tescil harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın …, Altı Eylül Belediye Başkanlığı, Orman İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Hazine,…Belediye Başkanlığı, Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; … Mahallesi sınırları içinde babası … tarafından yirmi yılı aşkın süre nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla, zilyet ve tasarruf edilen, sınırlarını dilekçesinde belirttiği “tarla” vasfındaki taşınmazın, 1951 ve 2012 yılındaki kadastro çalışmalarında ve halen bugüne kadar da tahdit, tespit ve tescilinin yapılmadığını, eklemeli olarak yetmiş yılı aşkın süre nizasız, fasılasız, malik sıfatıyla, zilyet ve tasarruf ettiği taşınmazın, muris babasının tek mirasçısı olarak, adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; davacı 02.07.2020 tarihli dilekçesinde; şu anda kullandığı sınırlara göre taşınmazın ölçümünün yapılarak tescilin bu ölçülere göre yapılmasını istediğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın kadastrolanmadığını, tahdit ve tespitinin yapılmadığını, zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığını beyan ederek; davanın reddini ve taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
2. Davalı …; açılan davayı kabul etmediklerini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek; davanın reddini istemiştir.
3. Davalı …Belediye Başkanlığı; açılan davayı kabul etmediklerini, kendilerine husumet izafe edilemeyeceği gibi davanın da süresinde açılmadığını, taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olmadığını beyan ederek; davanın reddini istemiştir.
4. Dahili davalı Orman İşletme Müdürlüğü; taşınmazın yerinin tam olarak tespit edilemediğini, orman olup olmadığının tespiti hususunda orman bilirkişisinin refakate alınmadığını, hak düşürücü sürenin de geçtiğini beyan ederek; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “… Mahkemece; uydu görüntülerine göre dava konusu taşınmazın 1973-1991-1995 yıllarında da kuru tarım arazisi olarak kullanıldığı, toprak yapısı itibariyle çevresindeki ziraat alanlarıyla bütünlük arzettiği, orman sayılmayan yerlerden olduğu, mitralyöz yolu olarak sınırda yer alan yolun keşifte tespit edildiği şekilde kadastral yol olarak bulunduğu, “B” harfiyle gösterilen taşınmaza komşu taşınmazların da tarla olarak kullanıldığı, orman sınırı bulunmadığı, imar planında kalmadığı, öncesinde murisi Mustafa Ayaz tarafından ve murisinin ölümüyle de veraset belgesine göre tek mirasçısı olan davacı … tarafından yetmiş yıldır zilyetliğin sürdürüldüğü, zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu…” gerekçesiyle davanın kabulüne, Balıkesir ili, Altı Eylül ilçesi, Karamanköy Mahallesi, 199 ada içinde, fen bilirkişilerin 11.12.2020 tarihli raporu ve krokisinde “B” harfiyle gösterilen 7.346,84m² yüzölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla yeni parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Hazine, Altı Eylül Belediye Başkanlığı, Orman İdaresi vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu yerlerin zilyetlikle edinilmelerinin mümkün olmadığını, 20.04.2012 tarihli kadastro yenileme çalışmaları sırasında kadastro görmediğini, tespitinin yapılmadığını, Kadastro Kanunu’nun 17 nci maddesi gereğince imar planı kapsamında kalan taşınmazların; kullananların, imar ve ihya edenlerin adına tespit ve tescil edilemeyeceğini beyan ederek; hükmü istinaf etmiştir.
2. Davalı Altı Eylül Belediye Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde; husumetin Hazineye yöneltilmesi gerektiğini, zira dava açılmasına müvekkilince sebebiyet verilmediğini, yol boşluğu olarak bırakılmış taşınmazın zilyetlikle mülkiyetinin kazanılmasının mümkün olmadığını, bilirkişilerin hukuki nitelendirme yapma hak ve yetkilerinin bulunmadığını, ayrıca bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararında belirttiği hususların yerine getirilmeyip eksik inceleme üzerine hukuka aykırı karar verildiğini beyan ederek; hükmü istinaf etmiştir.
3. Davalı Orman Yönetimi vekili istinaf dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, orman vasfındaki nizalı taşınmazın mülkiyetinin davacıya verilmesinin orman bütünlüğünü bozacağını, taşınmazın bitki örtüsü, toprak yapısı ve eğimi itibariyle orman özelliği kazandığını, bilirkişi raporlarının karar vermeye yeterli olmadığını, eksik inceleme ve araştırma yapıldığını beyan ederek; hükmü istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “…Davacının 02.07.2020 tarihli dilekçendeki ve duruşmada alınan beyanlarına göre; şu anda kullandığı sınırlara göre taşınmazın ölçümünün yapılarak tescilin bu ölçülere göre yapılmasını istediği, bu talebine göre davacının fiilen kullandığı bölümün teknik bilirkişi raporu ve eki krokilerde “B” harfiyle gösterilen yer olduğu, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına, ziraat bilirkişisi, orman ve fen bilirkişilerinin raporlarına göre dava konusu “B” harfiyle gösterilen bölümün 1973, 1991 ve 1995 tarihli hava fotoğraflarında tarım arazisi olarak kullanıldığı, incelenen 1995 tarihli hava fotoğrafları ile dava tarihi arasında yirmi yıldan fazla sürenin geçmiş olduğu, bu halde “B” harfiyle gösterilen bölüm üzerinde 3402 sayılı Kanun’un 14 üncü ve TMK’nın 713/1 inci maddesinde ön görülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği…” gerekçesiyle davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b.1inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Hazine, Altı Eylül Belediye Başkanlığı, Orman İdaresi vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili; istinaf itirazlarının incelenmeyerek cevapsız bırakıldığını beyan ederek; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.
2. Davalı Altı Eylül Belediye Başkanlığı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenlerini tekrar ederek, ayrıca dava konusu yerlerin zilyetlikle edinilmelerinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tarla olarak nitelendirilmesinin hatalı olup bu hususu davacının ispat etmesi gerektiğini beyan ederek; hükmü temyiz etmiştir.
3. Davalı Orman İdaresi vekili; bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, memleket haritaları, amenajman planları ve hava fotografları üzerinden araştırma yapılmadığını, müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu olmaması gerektiğini, orman vasıflı taşınmazın zilyetlikle kazanılamayacağını beyan ederek; hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK’nun 713/1 inci maddesine dayanan tescil harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaşımı” kenar başlıklı 713/1 inci maddesi hükmüne göre; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir. ”
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması, 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Kadastro Müdürlüğünden gelen cevabi yazıya göre; dava konusu yerde 1957 yılında yapılan ilk tapulama çalışmalarında parselin batı kısmının 516 parsel numarasıyla (yeni 199 ada 132 parsel) tespit ve tescil gördüğü, bir kısmının mitralyöz yolu olarak belirlendiği, 3402 sayılı Kanun’un geçici 8 inci maddesi gereğince kadastro harici bırakılan yerlerin kadastro çalışmalarına ise 03.11.2014 tarihinde başlanıldığı ancak dava konusu yere ait zabıt defterinde kayıt bulunmaması nedeniyle davacı adına tespit görmediği, bu yerin kamu kurum ve kuruluşu uhdesinde bulunan yerlerden olmaması nedeniyle talep de edilmediği için 1957 yılındaki gibi “yol boşluğu” olarak bırakıldığı, TMK’nın 713/1 inci maddesindeki tescil harici bırakılan tapusuz taşınmazın zilyetlikle kazanılmasına yönelik şartların gerçekleştiği anlaşılmakla yukarıda “Gerekçe ve Sonuç” paragrafındaki gerekçeyle Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile ilk derece mahkemesinin ve bölge adliye mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı kurum Orman İdaresi harçtan muaf olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.