YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2033
KARAR NO : 2022/7481
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.11.2012 gününde verilen dilekçe ile kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.10.2021 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili; duruşmasız olarak incelenmesi dahili davalılar Hazine vekili ve … vekilleri tarafından istenilmekle, tayin olunan 06.12.2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden taraf gelmedi. Karşı taraftan dahili davalı … vekili Av. … ile dahili davalı … vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, müvekkili şirketlerin maliki olduğu 884 ve 885 parsel sayılı taşınmazların Hadımköy İlk Kademe Belediyesinin 25.06.2008 tarihli ve 131 karar sayılı Encümen Kararı ile 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine istinaden imar uygulamasına tabi tutulması sonucu 884 sayılı kadastral parsel üzerinde oluşturulan 196 ada 8 sayılı imar parselinin davalı adına tescil edildiğini, ancak anılan imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürerek 8 No’lu parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile payları oranında müvekkilleri adına tescilini istemiş; yargılama sırasında da 884 sayılı kadastral parselin ihyasını talep ettiklerini bildirmiştir.
Davalı vekili, Hadımköy Belediyesinin 25.06.2008 tarihli imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmiş ise de iptal kararı sonrası Arnavutköy Belediyesince 17.02.2014 tasdik tarihli ve 1/1000 ölçekli Hadımköy-Yeşilbayır Bölgesi Uygulama İmar Planlarının yürürlüğe konulduğunu, bu nedenle davacıların dayanağı olan 2008 tarihli imar planlarının geçerliliğini yitirdiğini, 2014 tarihli planlarda davaya konu taşınmazın aynı miktar ve sınırları ile yine davalı adına aynı parsel numarasıyla düzenlendiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını belirterek reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile 196 ada 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 884 parselin ihyasına ve imar uygulaması öncesi payları oranında davacılar adına tesciline dair verilen kararın, davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 03.04.2017 tarihli ve 2016/16043 E. 2017/2604 K. sayılı ilamıyla taraf teşkilinin eksik olması ve yetersiz inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiş; taraf vekillerinin karar düzeltme talepleri de Dairenin 26.06.2018 tarihli ilamıyla reddedilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak taraf teşkili sağlanmış; dahili davalılar …, … ve Hazine vekilleri, davanın reddini savunmuş; yapılan yargılama sonunda, Arnavutköy Belediyesine yazılan yazılara son olarak verilen 01.06.2021 tarihli cevapta, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede yeniden yapımına başlanan imar uygulaması ve geri dönüşüm çalışmalarının henüz sonuçlanmadığının bildirildiği ve dava konusu imar parsellerinin dayanağı olan 25.06.2008 tarihli imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edilmesi nedeniyle sicil kayıtlarının TMK’nın 1025. maddesi uyarınca yolsuz hale geldiği gerekçe gösterilerek davanın kabulü ile 196 ada 5, 6, 7 ve 8 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile 884 parselin ihyasına ve imar uygulaması öncesi 884 No’lu parseldeki payları oranında davacılar adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili ile dahili davalılar Hazine ve … vekilleri temyiz etmiştir.
20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanununun 18. maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.
Eklenen bu hükme göre, 3194 sayılı Kanunun 18. maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
3194 sayılı Yasaya eklenen bu hüküm uyarınca, dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekili ile dahili davalılar Hazine ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, 8.400,00TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …, dahili davalı … ve dahili davalı Hazineye verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.