YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/205
KARAR NO : 2023/1606
KARAR TARİHİ : 20.03.2023
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın Kayyım ve Hazine vekili ile fer’i müdahil vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile hükmün kaldırılmasına; davanın Hazine yönünden esastan, Kayyım yönünden pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, (eski 239) yeni 245 ada 2 parselin Hato oğlu Beyaz Ali adına kayıtlı olduğunu, bu şahsı tanıyan bilen kimsenin olmadığını, TMK’nın 713 üncü maddesi uyarınca maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan taşınmazın 20 yıl kullanılması durumunda dava açılabileceğini, maliki müphem, yetersiz, soyut gösterilen taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, tapuya kayıtlı bir taşınmazın maliki ölü ise mirasçılarına husumet yöneltilmesi gerektiğini, tapu kütüğünde ismi yazılı olan kişinin bilinmeyen bir kişi olarak kabul edilmesinin malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması halinde mümkün olacağını, davanın pasif husumet yokluğundan ya da esastan reddini, zamanaşımı koşulları ispat edilemediği takdirde taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, “TMK’nın 713/2 nci maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan “…ölmüş…” sözcüğünün Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 tarih ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilerek yürürlüğünün durdurulmasına karar verildiğini; Anayasa’nın 153/5 inci fıkrası uyarınca iptal kararlarının geriye yürüyemeyeceğini, dava konusu taşınmazın tapu maliki olarak gözüken Hato Oğlu Beyaz Ali isimli kişinin gerçekte olup olmadığı yönünde tüm araştırmalar yapılarak kanunun aradığı ilanların yerine getirildiğini, davacının bu yeri 1993 yılından itibaren bizzat veya kiraya vererek kullandığını, tapunun bu dönemde intikal görmediğini, TMK’nın 713/2 nci madde uyarınca davacı lehine tescil şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne davacı adına tapuya kayıt ve tesciline” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine ve Kayyım vekili ile fer’i müdahil vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı Hazine ve Kayyım vekili, dava konusu taşınmazın olağanüstü zamanaşımı ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını, TMK’nın 713/2 nci maddesinde açıklanan malikin tapu kütüğünden anlaşılamaması sebebine dayanılabilmesi için öncelikle mal sahibinin kim olduğunun bilinebilmesine yarayacak bilgilerin ve belgelerin tapu sicilinden çıkarılmasının olanaksız olması gerektiğini, kadastro tutanağı ve tapu kayıtlarındaki bilgilere göre kayıt maliklerinin bilinemeyen kişiler olmayıp aksine bilinen ve tanınan kişiler olduğunu, haklarında gaiplik kararı da alınmadığını, yine davacının taşınmazın başkalarına ait olduğunu bildiğini ve bu hali ile iyiniyetten söz edilemeyeceğinden hisselerin iktisabının mümkün olmadığını, mahkemece zilyetlikle kazanma şartlarının oluşup oluşmadığının araştırılmadığını ve yasada belirtilen ilanların yapılmadığını öne sürerek kanun yoluna başvurmuştur.
2. Fer’i müdahil vekili, davanın Hazine aleyhine açıldığını, yargılama sırasında kayyım kararının temin edilerek dosyaya sunulduğunu ancak kayyımın davaya dahil edilmediğini, fer’i müdahil olmaları nedeniyle davalı yanında istinaf talebinde bulunduklarını, gerekçenin hukuki ve maddi dayanaktan yoksun olduğunu, mahalli bilirkişilerden birinin davacının kullandığını görmediğine yönelik beyanda bulunduğunu, davacı tanıklarının da davacı tarafından fasılasız kullandığını beyan edemediklerini, 2003-2014 tarihli hava fotoğrafında arazinin boş olduğunun, kullanılmadığının belirlendiğini, bu durumunda aralıksız ve fasılasız kullanılmadığını gösterdiğini, TMK’nın 713 üncü maddedeki şartların gerçekleşmediğini belirterek davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Her ne kadar İlk Derece Mahkemesi kararında “ölüm” sebebine atıf yapılarak koşulların gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, davada ölüm hukuki sebebine dayanılmadığı, malikin bilinememesi sebebine dayalı olarak açılan eldeki davanın ileride açılması muhtemel ölüm sebebine dayalı davada kesin hüküm oluşturmayacağı, Tapulama Mahkemesinin duruşmasında dinlenen tanığın “Hato oğlu Beyaz Ali’ye yetişmediğini büyüklerinden çok eskiden yaşamış olduğunu işittiğine” yönelik beyanları dikkate alındığında 245 ada 5 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki Hato oğlu Beyaz Ali’nin bilinmeyen kişi olarak kabulünün de mümkün olmadığı gerekçesiyle “istinaf taleplerinin kabulü ile hükmün kaldırılmasına; Hazine yönünden davanın reddine, kayyım yönünden davanın husumet yokluğundan reddine” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, malikin tapu kütüğünden anlaşılamadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil istemli dava açtıklarını, isitnaf mahkemesinin ısrarla ölüm hukuki sebebine dayalı dava açılmasına ilişkin gerekçesinin doğru olmadığını, hükmün bozulmasını istemiştir
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713/2 inci maddesinde belirtilen bilinememe ve anlaşılamama hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Olağanüstü Zamanaşımı” başlıklı 713 ve devamı maddeleridir.
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen kararda ve kararın gerekçesinde, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü hususların kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görüldüğünden hükmün onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.