Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2127 E. 2023/3669 K. 06.07.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2127
KARAR NO : 2023/3669
KARAR TARİHİ : 06.07.2023

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hadim Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Kooperatifin tasfiye memuru dava dilekçesinde özetle; Konya ili, …. ilçesi, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 04.03.1991 tarihli Balcılar Belediyesi Encümen kararı ile süt-mandıra projesini gerçekleştirmek üzere davacıya satışına karar verildiğini, satış bedelinin ödendiğini, anılan taşınmazın 1991 yılından beri davacı tarafından amacına uygun olarak kullanıldığını, 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları ile 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, iş bu dava için ihya kararı alındığını iddia ederek kadastro tespitinin iptali ile 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili 09.03.2017 günlü 1 inci celse beyanında; kadastro tespitinin ve tescilin doğru olduğunu belirtmiş, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; “…dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden önce, kapatılan Balcılar Belediyesi tarafından 04.03.1991 tarih 13/2 sayılı Encümen Kararı ile Devrendinbaşı Mevkiinde bulunan taşınmazdan 1500 metrekaresinin davacı kooperatife satışına karar verildiği, satış bedelinin davacı tarafından belediyeye ödendiği, kooperatif tarafından 1992 yılında taşınmazda mevcut olan besi ahırının inşa edildiği ve taşınmazın bu doğrultuda kullanıldığı, dava konusu taşınmazın 3103 metrekare yüzölçümlü kargir bina ve arsası vasfı ile 30.10.2006 tarihinde davalı Maliye Hazinesi adına tespit edilerek, tespitin 11.12.2006 tarihinde kesinleştiğini, delil tespiti dosyası, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda encümen kararında belirtilen sınırların dava konusu taşınmaza uyduğu ve çoğunluğu söz konusu dönemde belediyede görev yapan tanık ve mahalli bilirkişilerce satılan taşınmazın dava konusu Balcılar Mahallesi 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğunun doğrulandığı, taşınmazın satıştan önce Belediyeye ait boş arsa olarak bulunduğu, taşınmazın satış tarihinde tapusuz bulunduğu ve belediye encümenince yapılan satışın geçerli olduğu, tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazların 4721 satılı Türk Medeni Kanunu’nun 762 nci maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğinde olup, aynı Kanun’un 763 üncü maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşeceğinden, satış ve devirlerin her türlü delille kanıtlanması mümkün olmakla, davacı tarafından dava konusu taşınmaza ilişkin satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuki nedenlerine göre kazanma koşullarının oluştuğu, mahalli bilirkişilerce encümen kararı ile satışı yapılan yerin delil tespiti ve iş bu dava dosyasında 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olarak gösterildiği, mahkemece delil tespiti, encümen kararı ve keşifte yapılan ölçüm sonucu oluşan yüz ölçüm farklılığının fen bilirkişisinin bildirdiği üzere koordinatsız çelik şeritle ölçümden kaynaklandığı kanaati oluştuğu” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, tescil için gerekli şartların oluşmadığını, kararın usul ve Yasa’ya aykırı olduğunu belirterek istinafa konu kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi; “davacının dava konusu taşınmazı 1991 yılında Belediyeden satın aldığı, halen zilyetliğinde olduğu iddiasına dayandığını, dosya içerisinde, taşınmazın 1991 yılında davacıya satıldığına ilişkin 1991 tarihli belediye encümen kararının bulunduğunu, mahallinde yapılan keşifte dava konusu taşınmazın satış tarihinden önce boş olduğunun belirlendiğini, dolayısıyla satışın gerçekleştiği 1991 yılından tespit tarihi olan 30.10.2006 tarihine kadar kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap için gerekli olan 20 yıllık sürenin dolmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın dayanağının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği olmadığını, kadastro öncesi nedene dayalı olarak 10 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açıldığını, dava konusu taşınmazın davacı tarafından 1991 tarihinde belediyeden satın alındığını, 2006 yılında davalı adına tespit ve tescil edildiğini, 101 ada 1 parsel sayılı taşınmazın satın alma tarihinde tapusuz olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinde eklemeli zilyetlik hususunun araştırılması gerektiği yönündeki nedenler ve re’ sen belirlenecek nedenlerle temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
İncelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve Yasa’ya uygun olduğu ve temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının Bölge Adliye Mahkemesi kararında değerlendirilmiş olduğu anlaşılarak davacı vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve Kanun’a uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.