YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2194
KARAR NO : 2023/3388
KARAR TARİHİ : 15.06.2023
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki muris muvazaasına dayalı açılan tapu iptali ve tescil, 24.06.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle denkleştirme olmadığı taktirde tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; 474 ada 1 parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı olduğunu, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı ve davalının kardeş olduğunu, tarafların murislerinin sağlığında dava konusu gayrimenkulleri alırken davalının üzerine aldığını, binanın üzerindeki katların murisleri tarafından yapıldığını iddia etmiş, bu nedenle tapu kaydının iptali ile davacı müvekkilinin hissesi oranında tapuya kayıt ve tescil edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili dosyaya sunduğu 24.06.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı açtıkları tapu iptali ve tescil davasını tam ıslah ederek davayı mirasta denkleştirme, olmadığı taktirde tenkis davası olarak devam edilmesini, murisin yapmış olduğu kazandırma nedeni ile müvekkilinin saklı payı zedelendiğinden, saklı payını ihlâl edilen kısmın müvekkiline verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın usul ve esasa aykırı olduğunu, hak düşürücü süre nedeniyle dosyanın zamanaşımına uğradığını, davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu savunmuş, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı …’in taşınmazı aldığını iddia ettiği tarihte 26 yaşında olduğunu, genç yaşında böyle bir taşınmazı almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının satın alım tarihindeki yaşı ve çalışmaya yeni başlaması karşısında dava konusu taşınmazın ücretini ödemesinin mümkün olmadığını, miras bırakan ve …’nin karşılık almaksızın altsoyu olan davalıya kazandırma yaptığını, taşınmazın satış bedelinin üzerine yapılan bağımsız bölümlerin ve binaya ait yapı onarım masraflarının denkleştirmeye tâbi olmadığının ispat yükü davalıya ait olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılması için istinaf talebinde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa Mahkemesi hâkiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re’sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b-1 inci madde ve bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 565 inci ve 669 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.