Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2285 E. 2023/235 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2285
KARAR NO : 2023/235
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki muhdesat şerhinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı … vekili Av. … ile davacılardan Pepsi Cola Servis Ve Dağ. Ltd. Şti. vekili Av. … geldiler. Başka gelen olmadı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Sevda Balakkız adına kayıtlı 135 ada 112 (eski 1095) parsel sayılı taşınmazda, 15.08.2002 tarihinde dava dışı… Ltd. Şti.’nin davacıya doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak davacı lehine 40.000.000.000 ETL bedelli ipotek tesis edildiğini, 2006 yılında dava konusu taşınmazın tapu kaydına,”2 katlı betonarme ev ve depo … tarafından yapılmıştır” şerhi konulduğunu, daha sonra davacının dava dışı Erdem Ltd. Şti. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını ve dava konusu taşınmaz üzerindeki muhdesatların da, bedeli davacı tarafından ödenmek suretiyle taşınmazın davacıya cebri ihale yoluyla devrolduğunu, 2008 yılında taşınmazın davacı adına tescil edildiğini belirterek; muhdesat şerhinin ipoteğin tesis edildiği tarihten sonra konulması ve muhdesat bedelinin ihale bedeli içinde ödenmesi nedeniyle dava konusu taşınmazın tapu kaydında yer alan muhdesat şerhinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili, ipotekli taşınmaza bina yapımına hukuken engel olmadığını, müvekkiline icra takibi sırasında husumet yöneltilmediğini ve davacının muhdesat şerhini görerek ihaleye girdiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

2.Davalı Tapu Müdürlüğü temsilcisi ise, dava konusu muhdesat şerhinin Tapu Müdürlüğünce re’sen terkininin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.11.2018 tarihli ve 2018/337 Esas, 2018/800 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne dava konusu 135 ada 112 parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan, “2 katlı betonarme ev ve depo … tarafından yapılmıştır.” şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 22.05.2019 tarihli ve 2019/698 Esas, 2019/1078 Karar sayılı kararıyla; ilk derece mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 01.06.2021 tarihli ve 2019/3282 Esas, 2021/3656 Karar sayılı ilamında; dava konusu taşınmazın karar tarihinden sonra, hükmün temyiz incelemesi sırasında 22.03.2021 tarihli satış akdi ile dava dışı …’e temlik edilmiş olduğu anlaşıldığından Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 125/2. maddesi gereğince işlem yapıldıktan sonra işin esasına yönelik bir karar verilmesi ve Mahkemece davalı … aleyhine nispi karar ve ilam harcına hükmedilmişse de bu tür davalarda maktu karar ve ilam harcı alınması gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

B.İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile söz konusu yapıların davalı … Ergün tarafından yaptırıldığı ispatlanamadığı gibi icra dosyası ve tapu kayıtlarında dava konusu taşınmazların kıymet takdirlerinin itirazsız olarak kesinleştiği, icra satışı yolu ile taşınmazların davacı tarafından üzerindeki yapılar ile birlikte satın alındığı, dava konusu taşınmaz üzerindeki bina ve deponun keşif tarihi itibarı ile 15- 20 yıllık yapılar olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 135 ada 112 parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde yer alan, “2 katlı betonarme ev ve depo … tarafından yapılmıştır.” şerhinin kaldırılmasına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … Ergün vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Müvekkilinin ipotekli yer üzerinde o dönemdeki malikin rızası ile binalar yaptırdığını ve yine malikin muvafakati ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine “İKİ KATLI BETONARME EV VE BETONARME DEPO İBRAHİM OĞLU … TARAFINDAN YAPILMIŞTIR” şerhinin verildiğini,
2.Davacının icra takibinde vekil edenini dahil etmediğini, kıymet takdiri tutanağının tebliğ edilmediğini, satıştan sonra bina bedelinin hak sahibi müvekkile ve arsa bedelinin de ipotek alacaklısına ödenmediğini veya bu konuyu düzenleyecek bir sıra cetvelinin taraflara tebliğ edilmediğini,
3.Üzerinde ipotek şerhi bulunan taşınmaza bina yapılmasında hukuki engel olmadığını,
4.Tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yer alan şerhin ancak kütükte hak sahibi görünen bütün ilgililerin rızasına bağlı olarak terkin edilebileceğini,
5. Muhdesat şerhinden davacının haberdar olduğunu,
6. Davacının iyiniyetli olmadığını,
7.Dava dilekçesinde ileri sürülen akrabalık ilişkisinin söz konusu olmadığını,
8.Rehinin kurulmasından sonra arsa üzerine yapılan tesislerin özellikte aleniyet kesbeder şekilde tapu siciline tescil edilmesi durumunda rehin kapsamı dışında kalacağını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki muhdesat şerhinin terkini istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, …

2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “Mülkiyet hakkının kapsamı” ve “I. Bütünleyici parça” başlıklı 684 nci maddesi şöyledir:
“Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur.
Bütünleyici parça, yerel âdetlere göre asıl şeyin temel unsuru olan ve o şey yok edilmedikçe, zarara uğratılmadıkça veya yapısı değiştirilmedikçe ondan ayrılmasına olanak bulunmayan parçadır.”

3.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “Taşınmaz mülkiyetinin konusu” başlıklı 704 nci maddesi şöyledir:
“Taşınmaz mülkiyetinin konusu şunlardır:
1. Arazi,
2. Tapu kütüğünde ayrı sayfaya kaydedilen bağımsız ve sürekli haklar,
3. Kat mülkiyeti kütüğüne kayıtlı bağımsız bölümler. ”
4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “Üst hakkı ” başlıklı 726. maddesi şöyledir:
“Bir üst irtifakına dayalı olarak başkasına ait bir arazinin altında veya üstünde sürekli kalmak üzere inşa edilen yapıların mülkiyeti, irtifak hakkı sahibine ait olur.
Bir binanın başlı başına kullanılmaya elverişli bağımsız bölümleri üzerinde kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulması, Kat Mülkiyeti Kanunu’na tâbidir.
Bağımsız bölümler üzerinde ayrıca üst hakkı kurulamaz ”

5. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK), “Rehnin kapsamı” başlıklı 862. maddesi şöyledir:
“Rehin, taşınmazı bütünleyici parçaları ve eklentileri ile birlikte yükümlü kılar.
Rehnin kuruluşu sırasında makine, otel döşeme eşyası gibi açıkça eklenti olarak gösterilen ve tapu kütüğünde beyanlar sütununa yazılan şeyler, kanuna göre bu nitelikte olamayacakları ispat edilmedikçe eklenti sayılır.
Üçüncü kişilerin eklentiler üzerindeki hakları saklıdır. ”

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı … Ergün vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL’nin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.