Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2442 E. 2022/6699 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2442
KARAR NO : 2022/6699
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 24/01/2011 gününde verilen dilekçe ile asıl davada satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, tespit, sözleşmenin uyarlanması; birleştirilen davada ise sözleşmenin geçersizliğinin tespitinin istenmesi üzerine; yapılan muhakeme sonunda asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine dair verilen 23/01/2020 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı- birleştirilen davada davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08/11/2022 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı- birleştirilen davada davalı vekili Av. … … ile karşı taraftan davalı- birleştirilen davada davacılar vekili Av. … geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği tefhim edilerek iş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Asıl dava satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, bedel tenzili ve tespit istemlerine; birleştirilen dava ise sözleşmenin iptali istemine ilişkindir.
Asıl davada davacılar vekili; müvekkillerinin 1819 ada 9 parsel sayılı taşınmazın 313 metrekarelik kısmını davalı …’dan 20.11.2008 ve 18.02.2010 tarihli adi sözleşmeler ile, davalı …’den Alanya 4. Noterliği 20.01.2010 tarih 1594 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını belirterek; davalı … adına kayıtlı 36/251 pay ile 107/1004 payın iptali ile davacılar adına tesciline, dava konusu yerin mülkiyet ve kullanım hakkının davacılara ait olduğunun tespitine ve sözleşmenin esaslı unsurlarında yanıldıklarını ileri sürerek; davalı … ile yapılan sözleşme gereğince ödenmesi gereken 20.000 Euro’nun satış bedelinden tenziline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı-birleştirilen davada davacılar vekili; davacılar ile davalılar arasında düzenlenen 20.11.2008 ve 18.02.2010 tarihli adi yazılı sözleşmelerle 20.01.2010 tarihli satış vaadi sözleşmesinin şekil eksikliği ve hukuki imkansızlık nedenleriyle iptallerine karar verilmesini talep ederek asıl davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların davalı … aleyhine açmış oldukları tapu iptali ve tescil taleplerinin kısmen kabulü ile; Antalya ili, Alanya ilçesi … Mahallesi 1819 ada 9 parselde müşterek malik olan …’in tapusunun 55,82 metrekarelik kısmın iptali ile bu miktara isabet eden oranın davacılar adına kayıt ve tesciline, davacıların davalı … hakkında açmış oldukları bedel indirim taleplerinin reddine; birleştirilen Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/146 Esas, 209 Karar sayılı dosyada davacı … ve davalılar arasında yapılan 20/11/2008 ve 18/02/2010 tarihli sözleşmelerin iptaline, Alanya 4. Noterliği 20/01/2010 tarih 1594 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vadi sözleşmesinin iptaline ilişkin davasının reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28.03.2017 tarih ve 2016/11408 Esas, 2017/2437 Karar sayılı ilamıyla, “Mahkemece, “davacıların davalı … aleyhine açmış oldukları tapu iptalleri ve tescil taleplerinin kısmen kabulü ile, Antalya ile Alanya ilçesi … mahallesi 1819 ada 9 parselde müşterek malik olan …’in tapusunun 55,82 metrekarelik kısmın iptali ile bu miktara isabet eden oranın davacılar adına kayıt tesciline” şeklinde hüküm kurulmuş ise de, 55,82 m2’ye tekabül eden payın ne olduğu ve davanın hangi pay oranında kabul edilerek davacılara hangi oranda tescil edilmesi gerektiğinin açıkça gösterilmemiştir. Bu husus gözardı edilerek infazda tereddüt doğuracak şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine; Antalya İli, Alanya İlçesi, … Mahallesi 1819 ada 9 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 1/4 pay ile malik olan davalı …’in tapusunun 55,82 m²’lik kısmına karşılık gelen 445/10000 oranındaki hissesinin tapusunun iptali ile davacı … adına (davacılardan …’nin dava sırasında vefat ettiği ve yasal tek mirasçısının davacı … olduğu anlaşıldığından) bu oranda tapuya kayıt ve tesciline, davalının 55,82 m² kısma karşılık gelen hissesinden fazlaya ilişkin olarak talep edilen kısmın reddine; davacılara 20/01/2010 tarihli sözleşme ile satışı vaat edilen arsa üzerindeki 4 katlı binanın 1, 2 ve 3 . katları yönünden davacı … lehine (davacılardan …’nin dava sırasında vefat ettiği ve yasal tek mirasçısının davacı … olduğu anlaşıldığından) kullanım … tanınmasına, bu durumun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine, davacıların bina üzerinde mülkiyet … verilmesine ilişkin taleplerinin reddine; davacıların bedelde indirime ilişkin taleplerinin reddine; birleştirilen davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacıların 20/11/2018 ve 18/02/2010 tarihli sözleşmelerin iptaline ilişkin taleplerin kabulü ile bu sözleşmelerin iptaline, Alanya 4. Noterliği 20/01/2010 tarih 01594 yevmiye numaralı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 04.11.2020 tarihli tavzih kararı ile hükmün 1-B maddesinin “B) Davacılara 20/01/2010 tarihli sözleşme ile satışı vaad edilen arsa üzerindeki 4 katlı (binanın zemin kat+ üzerindeki 1,2 ve 3. kattan oluştuğu dikkate alınarak) binanın 1, 2 ve 3 . Katları yönünden davacı … lehine(davacılardan …’nin dava sırasında vefat ettiği ve yasal tek mirasçısının davacı … olduğu anlaşıldığından) kullanım … tanınmasına, bu durumun tapunun beyanlar hanesine şerh edilmesine, davacıların bina üzerinde mülkiyet … verilmesine ilişkin taleplerinin reddine,” şeklinde tavzihine karar verilmiştir.
Hükmü ve 04.11.2020 tarihli tavzih kararını davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya kapsamına ve temyiz edenin sıfatına göre davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin tavzih kararına karşı tüm, hükme karşı aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Asıl dava yönünden davacılar vekili dava dilekçesinde her ne kadar tapu iptali ve tescil istemiyle birlikte tespit ve bedel tenzili istemlerinde bulunmuş ise de, davadaki asıl istem tapu iptali ve tescil olduğundan, yargılama giderlerinin bu istem dikkate alınarak hesaplanması gerekirken, hükmün 7. bendinde bedel tenzili istemi yönünden davacılar aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu husus kararın bozulmasını gerektirmekte ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin hükme yönelik sair temyiz itirazlarının, tavzih kararına yönelik ise tüm temyiz itirazlarının reddine ve tavzih kararının onanmasına; 2 numaralı bent uyarınca davacı-birleştirilen davada davalı vekilinin hükme yönelik diğer temyiz itirazlarının kabulü ile; hükmün 7. bendi hükümden çıkartılarak hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 3.815,00 TL’nin davalı-birleştirilen davada davacılardan alınarak, davacı-birleştirilen davada davalıya verilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.11.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.