YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2491
KARAR NO : 2023/3546
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/213 E., 2022/250 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/336 E., 2019/332 K.
Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen muris mirasçısının alacaklılarının korunması istemli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin davalılardan …’dan alacağının bulunduğunu, adı geçen davalının murisi …’ın mirasını kötü niyetli olarak reddettiğini ve davalının yaptığı bu işlemin muvazaalı olduğunu belirterek mirasın reddinin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan … ve … vekili cevap dilekçesinde; eldeki davanın açılmasına yönelik hukuki yararın bulunmadığını, mirasın reddinin iptali talebinin hak düşürücü süreye tabi olduğunu, müvekkillerinin mirasın reddine yönelik bir hukuki işlemde bulunmadıklarını ve davacının muvazaa iddiasının temelsiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalılardan … ve … ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçeleriyle; eldeki davanın açılması için gerekli olan hak düşürücü sürenin geçtiğini, mirasın reddini bilmediklerini ve bilebilecek durumda olmadıklarını belirterek davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.09.2019 tarihli ve 2018/336 Esas, 2019/332 Karar sayılı kararıyla davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 17.02.2022 tarihli ve 2020/213 Esas, 2022/250 Karar sayılı kararındaki; “…davalı …’ın, murisi …’ın mirasını Kütahya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 21.09.2017 tarihli ve 2017/599 Esas, 2017/614 Karar sayılı kararı ile reddettiği, 6 aylık dava açma süresinin bu tarihte başlaması nedeni ile davanın en geç 21.03.2018 tarihinde açılması gerektiği, eldeki davanın ise 12.07.2018 tarihinde açıldığı, bu nedenlerle hak düşürücü süre dolduğundan davanın usulden reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu…” gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalılardan …’ın amme borçlarından kaçmak maksadıyla murisinden kalan mirası reddettiğini, bu sayede adı geçen davalının altsoyuna mal intikal ettirdiğini,
2. Davalı borçlunun terekeyi sahiplendiğinin ortada olduğunu,
3. Eldeki davanın aslında tasarrufun iptaline yönelik olduğunu,
4. Davalı borçlunun yaptığı işlemin muvazaalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 617 nci maddesinde düzenlenen muris mirasçısının alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptali istemine istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 617 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mirasçının murisinin terekesindeki borçlardan sorumlu olmasını engelleyen hukuki bir yol olarak mirasın reddi müessesesi bulunmaktadır. Bu müessesenin kötü niyetli olarak kullanılması sonucu tereke alacaklılarının zarar görmesi ihtimal dahilinde olup söz konusu alacaklılar, murisin mirasçısının alacaklıları olabileceği gibi murisin kendi alacaklıları da olabilmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, murisin mirasçısının alacaklılarının korunması yönünden TMK’nın 617 nci maddesini düzenlemiş iken; murisin kendi alacaklılarının korunması için ise TMK’nın 618 inci maddesini düzenlemiştir.
3. Eldeki dava, murisin mirasçısının alacaklılarının korunmasına yönelik mirasın reddinin iptaline ilişkin olup TMK’nın 617 nci maddesinde, “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
4. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanunu’nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,22.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.