YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2504
KARAR NO : 2023/3614
KARAR TARİHİ : 04.07.2023
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan ve Kocaeli…. Noterliğince düzenlenen 18/07/2001 tarih ve …. yevmiye No.lu gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davalının malik olduğu … ilçesi, …. Köyünde 169 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan binada 4. Kat 19 No.lu bağımsız bölümü davacıya satmayı vaad ettiği halde, davalının kötü niyetli olarak satış vaadi sözleşmesinin gereğini yerine getirmediği ve tapunun davacıya devredilmediği ileri sürülerek söz konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapu kütüğüne kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu taşınmazın 2510 sayılı İskan Kanunu’na göre tahsis edildiği ve bu çerçevede alım-satımının mümkün olmadığını, söz konusu sözleşmenin yok hükmünde olduğunu, bununla birlikte dava konusu taşınmazın tek başına davalı adına kayıtlı olmadığını, sadece 1/4 pay yönünden davalının malik olduğunu ileri sürülerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20/05/2014 tarihli kararıyla; davanın kabulü ile 460 ada, 1 parsel sayılı taşınmazdaki 12. Blok 4. Katta yer alan 19 No.lu bağımsız bölümün tapu kaydının davalının 1/4 tapu payı yönünden iptali ile davacı … adına tapu kütüğüne kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili ile katılma yoluyla davalı vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının taşınmazın tamamını taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya devretmeyi vaad ettiğini, bu nedenle davalıya ait ¼ payın yanı sıra, davalının çocukları adına kayıtlı ¾ pay yönünden de davanın kabul edilmesi gerektiğini, satış vaadi sözleşmesinin yapıldığı tarihte davalının elinde bulunan tapu senedine göre davalının taşınmazda tam malik olduğunu ve davacının bu hususta iyi niyetli olduğunu, davacının taşınmazın tamamının bedelini ödediğini ve halihazırda dava konusu bağımsız bölümde ikamet ettiğini beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 2510 sayılı İskan Kanunu’na göre tahsis edildiği ve bu çerçevede alım-satımının mümkün olmadığını, söz konusu sözleşmenin yok hükmünde olduğunu iddia ederek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. Kaynağını Türk Borçlar Kanunu’nun 29 uncu maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Türk Borçlar Kanunu’nun 237 inci maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 706’ncı ve Noterlik Kanunu’nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu’nun 716 ncı maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanunu’nun 146 ncı maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Yapılan yargılamaya, toplanan delillere, tüm dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunmakla; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Aşağıda yazılı fazla alınan harcın davacıya iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.