YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2587
KARAR NO : 2023/3382
KARAR TARİHİ : 14.06.2023
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/673 E., 2022/201 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/681 E., 2021/167 K.
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacıya ait 244 ada 7 parsel sayılı taşınmazda bulunan fıstık bahçesinin hemen yanında BOTAŞ tarafından yapılan ve …. tarafından işletilen doğalgaz basınç düşürme istasyonunun bulunduğunu, basınç düşürülürken havaya çok fazla metan gazı ve benzeri zehirli gazların karıştığını, fıstık salkımlarının tam olgunlaşacağı dönemde kuruduğunu ve davacının yıllık verim standartlarının düştüğünü, 2012 yılından beri bu durumun olduğunu, son iki yıl ise müvekkilinin hiç ürün alamadığını, davalıların haksız fiilleri ve tehlike yaratanın kusursuz sorumluluğu ilkesi gereği müşterek ve müteselsilen zarardan sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL’nin tazminini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı …… Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş vekili; davacının iddia ettiği verim kaybının gazdan değil hastalık ya da zararlılardan kaynaklı olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı …. Doğalgaz Dağıtım A.Ş vekili; yüksek basınçla getirilen doğalgazın istasyon içerisinde regüle edilerek 12-19 bar seviyelerine düşürülüp şehir besleme şebekesine iletildiğini, herhangi bir üretim söz konusu olmadığından üretimden kaynaklı atık gaz salınımının olmadığını, doğalgazın zehirli bir gaz olmadığını, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “davacının zararı ile davalıların eylemi arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine” karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; TÜBİTAK’ın, 2021 yılındaki gaz salınımını dikkate alarak ölçüm yaptığını ancak, 2015-2016 sezonunda zarar olduğundan bu yıl verilerinin dikkate alınması gerektiğini, BOTAŞ’ın bu davalardan dolayı filtre takması nedeniyle sonraki yıllarda fıstık ağaçlarında ürün ve verim kaybı yaşanmadığını, meydana gelen zararın gaz salınımından kaynaklandığının sabit olduğunu, bilirkişi raporunda iklim şartları nedeniyle verimsizlik olduğu belirtilmesine rağmen 1 km uzaklıktaki …. yolu üzerinde davacıya ait fıstık bahçesinin doğalgaz tesisinden etkilenmediğini, yeniden uzman bir heyet tarafından keşif yapılarak rapor alınması gerektiğini dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde yer alan beyanları ile benzer beyanlarda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tazminat istemine ilişkin olup uyuşmazlık tesis edilen hükmün usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktasındadır.
2. İlgili Hukuk
1. TMK’nın 683 üncü maddesindeki “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” hükmü ile mülkiyet hakkının kanunla toplum yararına kısıtlanabileceği temel ilke olarak kabul edilmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında, mülkiyet hakkının nasıl korunacağı hükme bağlanmış, 730 ve 737 nci maddeleriyle de taşınmaz malikinin başkalarına zarar vermesinin önlenmesi hedeflenmiştir.
2. Yapma, kaçınma, katlanma olarak özetlenebilecek bu sınırlamaların önemli bir bölümü TMK’nın “komşu hakkı” başlığı altında, 737 ile 750 nci maddelerinde düzenlenmiş, 751 ile 761 inci maddelerinde de yine malikin yapması ve katlanması gereken hususlar belirtilmiştir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.