Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2590 E. 2023/3301 K. 12.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2590
KARAR NO : 2023/3301
KARAR TARİHİ : 12.06.2023

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/457 E., 2021/1022 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kovancılar Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/265 E., 2021/2 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; idare tarafından “Keban Barajı ve HES Projesi” kapsamında kamulaştırılan dava konusu 952 ve 1002 parsel sayılı taşınmazlara, davalının baraj göl alanı doldurulmak suretiyle ahır, samanlık vs. yapmak suretiyle el attığını ileri sürerek, el atmanın önlenmesini, her türlü yapının kal’ini ve taşınmazın eski haline getirilmesini, eski hale getirme bedeli ile geriye dönük 5 yıllık 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 30/11/2020 tarihli dilekçesi ile ecrimisil talebini 3.771,08 TL olarak güncellemiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; mesleğinin hayvancılık olduğunu, davaya konu yerde hayvan baktığını, Keban Barajının yapılması ile 40-50 yıl önce köyün su altında kaldığını, yıllar geçtikçe suların azaldığını ve arazilerde kayma olduğunu, köy muhtarı ve köyün ihtiyarlarının buranın kendisine ve ailesine ait olduğunu söylediğini, kötüniyetli olmadığını, dava konusu taşınmazların yerini tam olarak bilmemekle birlikte buranın kendi parsellerine bitişik olduğunu düşündüğünü, tel örgü ile çevirdiği alana ekin ekmediğini, hayvanların boğulmasını engellemek için tel örgüyü çektiğini, göl alanına dolgu yapmadığını sadece hayvanların çamura batmasını önlemek ve sinek oluşumunu engellemek için bataklığa dönüşen yerleri kuruttuğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 952 ve 1002 parsel sayılı taşınmazların davacı adına kayıtlı olduğu, davalının haklı bir neden olmaksızın 952 parsel sayılı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen 191,43 metrekare bölümüne ahır ve sundurma yapmak, yeşil renkli kalemle çizili olarak gösterilen bölümüne tel örgü çekerek çevirmek suretiyle, 1002 parsel sayılı taşınmazın (C) harfi ile gösterilen 118,33 metrekare bölümüne ahır ve sundurma yapmak, yeşil renkli kalemle çizili olarak gösterilen bölümüne tel örgü çekerek çevirmek suretiyle el attığının tespit edildiği gerekçesiyle, el atmanın önlenmesine, el atılan bölümlerdeki ahır, sundurma ve tel örgünün kal’ine, 3.771,08 TL ecrimisil bedelinin 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren, 2.771,08 TL’sinin ıslah tarihi olan 30/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, eski hale getirme ve kal bedeline ilişkin karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf başvurusunda, mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, dava konusu edilen kısımların barajın üst kısmında kaldığını, fazla kamulaştırma yapıldığını, emek ve masraf harcandığından bedelinin karşılanması koşuluyla temliken tesciline karar verilmesini talep ettiği, rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, masrafın az bedelin ise yüksek çıkarıldığını, inşaat bilirkişi raporunun tebliğ edilmediğini, harç ve vekalet ücretinin yanlış hesaplandığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların davacı adına kayıtlı olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucunda ibraz edilen gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporları ile davalının haklı nedene dayalı olmaksızın tel örgü çekmek, ahır ve sundurma yapmak suretiyle taşınmazlara el attığının saptandığı, davalı bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesinde temliken tescil talebinde bulunmuş ise de; harcın ikmal edilmediği, davalının taşınmazlarda kayda ya da mülkiyete dayalı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece davacının mülkiyet hakkına değer verilmek suretiyle karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediğinden, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle, ayrıca dava konusu yerde tekrar kadastro çalışması yapıldığını ve sınırların değiştiğini, son duruma göre değerlendirme yapılması gerektiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.