Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/260 E. 2023/1390 K. 09.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/260
KARAR NO : 2023/1390
KARAR TARİHİ : 09.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mirasın gerçek reddi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 150 nci maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, 30.11.2021 tarihli ek karar ile adı geçen davacı vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.

Ek karar, davacılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Temyiz istemi, “… temyiz eden davacı vekili adına muhtıra düzenlenerek gerekçeli karar örneği ve temyiz dilekçesinin davacıya tebliğinin gerektiği, davacının diğer davacı …’a ait mirasçılarını gösterir veraset ilamını varsa ibraz etmesi, şayet yok ise murise ait veraset ilamının verilmesine yönelik dava açarak tevzi formunu muhtıra tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde ibraz etmesi, eksiklikler tamamlandıktan sonra talepleri doğrultusunda dosyanın Yargıtay’a gönderilebileceği, aksi takdirde temyiz isteminden vazgeçmiş sayılacağına karar verileceği hususunda ihtarlı davetiye çıkarıldığı, davetiyenin temyiz eden vekiline 26/10/2021 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen muhtırada belirtilen 1 haftalık kesin süre içinde davacı …’a ait veraset ilamının ibraz edilmediği gibi, mirasçılık belgesi hususunda dava açıldığına dair tevzi formu ibraz edilmediği…” gerekçesiyle davacılardan … vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına yönelik ilk derece mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ek kararına ilişkindir.

Davacı tarafın isteği, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605/1 nci maddesi uyarınca hasımsız olarak açılan mirasın gerçek reddine ilişkindir. Mirasın gerçek reddinde, mirasçıların, mirası kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin sözlü veya yazılı beyanı, bozucu yenilik doğurucu hak niteliğinde olup, sulh hakimi tarafından tutanakla tespit edilmekle hukuki sonuç doğurur. Böyle bir davada sulh hakiminin görevi, reddin süresinde olup olmadığı ve reddedenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, TMK’nın 609 uncu maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir. Bu nedenle, mirasın kayıtsız şartsız reddine ilişkin dilekçe sulh hakimine ulaştıktan sonra, davacının ayrıca duruşmaya gelmesine ilişkin yasal bir zorunluluk bulunmadığı halde; 6100 sayılı HMK’nın 150 nci maddesi gereğince “davanın açılmamış sayılmasına” karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan, İlk Derece Mahkemesince yukarıdaki gerekçesine göre verilen davacılardan … vekilinin temyiz talebinden vazgeçmiş sayılmasına yönelik ek kararı da doğru görülmediğinden söz konusu ek kararın kaldırılarak hükmün bozulması gerekmiştir.

KARAR
Açıklanan sebeple;

… Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli, 2015/202 Esas ve 2015/872 Karar sayılı ek kararının KALDIRILMASINA,

Davacılardan … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,

09.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.