YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2654
KARAR NO : 2023/3983
KARAR TARİHİ : 21.09.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1848 E., 2022/252 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/503 E., 2020/246 K.
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; tarafların ortak murisleri … ve…’dan intikal eden 289 parsel sayılı taşınmazda müşterek ve iştirak halinde malik olduklarını, 2010 yılında da arsa üzerinde 2 adet showroom yapılarak kiraya verildiğini, ancak davalılar tarafından Bakırköy 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/1042 Esas sayılı davası ile izaleyi şuyu davası açıldığını, bu nedenle davacının nam ve hesabına yapılan ve kiraya verilen birbirine bitişik 2 adet binanın davacı tarafından yaptırıldığının tespitine ve tapudaki beyanlar hanesine tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının binalara yapmış olduğu eklentileri kabul etmediklerini, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını, taşınmazların ortak murislerden kalıp taraflar iştirak halinde malik olup arsanın üzerindeki tüm yapılarda da iştirak halinde mülkiyet rejimi bulunduğunu, davacı ve oğullarının tüm gayrimenkulleri diğer mirasçıların rızası alınmadan diledikleri gibi tasarruf edip davalıların mağduriyetine neden olduklarını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince davacının ispatlanamayan davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı … … vekili, davacı … vekili, davacılar …, …, … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı … … vekili istinaf dilekçesinde özetle, davaya konu muhtesatın müvekkillerinin murisi … tarafından yapıldığı hususunun dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmakta olduğunu, taşınmaz üzerindeki muhtesatın … tarafından yapıldığı davalıların beyanları ile bile sabitken ve ispatlanmışken, yerel mahkemenin ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı …, …, …, … vekilleri istinaf dilekçesinde özetle, dosya kapsamındaki tüm davalılar tarafından davaya konu muhtesatın müvekkillerinin murisi tarafından yaptırıldığının teyit edildiği gibi dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgelerden açıkça anlaşıldığını, Yerel Mahkemece davanın ispatlanamamış olduğundan bahisle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar…, …, … vekili vekili ve davacılar …, …, ve … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar…, …, … vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davacılar …, …, ve … vekili, davalılar tarafından davaya konu muhtesatın müvekkillerinin murisi tarafından yaptırıldığının teyit edildiği, muhdesatın muris tarafından yaptırıldığının ispat edildiğini, usul ve yasaya aykırı karar sebebiyle ortaklığın giderilmesi davasında davalıların sebepsiz zenginleşmiş olacaklarını, muhtesatın müvekkillerinin murisi … tarafından yaptırıldığı hususunun açıkça anlaşıldığını belirterek, kararın bozularak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın reddi kararın hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 684 üncü, 718 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup bir kısım davacılar vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.