Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2680 E. 2023/4959 K. 23.10.2023 T.
Yayınlanma Tarihi: 22.01.2024 04:02
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2680
KARAR NO : 2023/4959
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/716 E., 2022/37 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akhisar 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/398 E., 2021/39 K.
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ile davalı ... tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalılardan ... aleyhine Akhisar İcra Müdürlüğü'nün 2017/11919 Esas ... dosyası ile icra takibi başlatıldığını, bu borçtan dolayı borçlunun adına kayıtlı taşınmazlardaki hisselerine haciz şerhi işlendiğini, alacaklı tarafından Akhisar Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1345 Esas ... dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu davaya verdikleri cevap dilekçesinde belirttikleri üzere davaya konu parsellerden 1756, 6814 ve 6815 parsel numaralı gayrimenkuller üzerinde bulunan bağların davacılar tarafından meydana getirildiğinden muhdesat aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... iddianın asılsız olduğunu, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile 457 ada 11 parsel, 457 ada 14 parsel ve 457 ada 22 parsel ... taşınmazların tamamı üzerinde bulunan bağların davacı taraflarca meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı ... istinaf taleplerini içerir dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taraflar arasında miras yoluyla intikal eden taşınmazların paylaşımı hususunda yapılan anlaşma neticesinde dava konusu taşınmazları kendilerinin kullandıkları, bağ ektikleri ve herkesin yerlerinin ayrıldığı yönündeki beyanlarının doğru olmadığını, taraflar arasında bir anlaşma yapılmadığını, bu sebeple taksime ilişkin bir sözleşme sunamadıklarını, davacı tarafın istediği yeri kullanarak ve kazançtan payına düşen ödemeyi kendisine yapmayarak haksız kazanç elde ettiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... vekili istinaf taleplerini içerir dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın, taraflar arasında miras yoluyla kendilerine intikal eden malların paylaşımı konusunda bir anlaşma bulunmadığını, müşterek taşınmaza bağ ekimi gibi son derece masraflı bir iş yapılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve bu durumun mahkemece irdelenmediğini yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
2. Davalı ...; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C.Temyize Cevap
Davacılar vekili, temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.
D. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti davasında verilen davanın kabulü kararı ve bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki ... ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku'nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
2. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin ..., sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir.
3. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.