Yargıtay Kararı 7. Hukuk Dairesi 2022/2726 E. 2023/4027 K. 21.09.2023 T.

Yayınlanma Tarihi: 21.01.2024 23:46


YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/2726
KARAR NO : 2023/4027
KARAR TARİHİ : 21.09.2023

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/1762 E., 2022/275 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/91 E., 2019/113 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen mirasın hükmen reddi davasında verilen karar hakkında yapılan istinaf incelemesi sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince, dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin ayrı ayrı ileri sürdükleri istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili, dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisleri olan ...’ün 07.03.2017 tarihinde vefat ettiğini, davalılardan QNB Finansbank'ın murisin kredi borcu sebebiyle Elazığ 2. İcra Müdürlüğünün 2016/2932 Esas sayılı dosyası ile, diğer davalı İsmail Bayram’ın ise aynı yer 1. İcra Müdürlüğünün 2017/15922 Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, murisin herhangi bir malvarlığının bulunmadığını ve murisin terekesinin borca batık olduğunun murisin vefatı sonrasında anlaşıldığını belirterek mirasın hükmen reddini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalılardan QNB Finansbank A.Ş. vekili, cevap dilekçesinde; takibin murisin vefatından önce başlatıldığını, davacıların herhangi bir itirazlarının bulunmadığını, davacıların murislerinin iş kazasında vefat etmesi sebebiyle tazminat davası açmış olduklarını ve davanın derdest olduğunu, o yargılamanın 2. celsesinde alınan 4 No.lu ara kararı uyarınca davacılar lehine 15.000,00 TL tutarında geçici ödemeye karar verildiğini, bu nedenle eldeki davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırı olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, Maden Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/144 Esas sayılı dosyasıyla da ceza yargılamasına başlanıldığını davacıların o yargılamaya müdahil olup olmadıklarının araştırılması gerektiğini, davacıların ceza davasına katılma talepleri varsa mirasın zımnen kabulü anlamına geleceğini, davacıların hala murisle aynı evde yaşadıkları evde oturduklarını, su ve elektrik aboneliklerinden yararlandıklarını belirterek davanın reddini istemiştir.

2. Davalılardan ..., cevap dilekçesinde; eldeki davanın sadece borçtan kurtulmak maksatlı olarak açılmış olduğunu, murisin iş kazası ile vefat etmesi sebebiyle davacılar tarafından maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, terekenin aktiflerine bu şekilde sahip çıkıp pasiflerinden kurtulmak için eldeki davanın açılmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, öte yandan eldeki davayı açmak için gerekli olan kanuni sürenin de geçtiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.2019 tarihli ve 2018/91 Esas, 2019/113 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.

B. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 14.02.2022 tarihli ve2019/1762 Esas, 2022/275 Karar sayılı kararındaki "...dosyadaki bilirkişi raporuna göre murisin aktif malvarlığının pasiflerini karşılamadığı, murisin vefat tarihi itibariyle yapılan araştırmada terekesinin borca batık olduğunun sabit olduğu..." gerekçesiyle dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekili ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Dahili davalı ... vekili,
-Eldeki davanın kötü niyetli olarak açıldığını,
-Bu davanın kabulü için murisin vefatı anında terekesinin borca batık olduğunun tek başına yeterli olamayacağını, bu durumun ya açıkça belli olması ya da resmen tespit edilmiş olmasının gerektiğini,
-Kararın eksik araştırma ve inceleme sonucunda verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Dahili davalı ... vekili,
-Kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu,
-Davanın süresi içinde açılmadığından davacıların kötü niyetli olduğunu,
-Elazığ İş Mahkemesinin 17.05.2017 tarihli 2017/275 Esas sayılı dava dosyası ile davacılar tarafından ölüm ve cismani zarar sebebiyle tazminat davasının açıldığını,
-Davacılara o yargılamada geçici ödemenin yapıldığını,
-Öte yandan davacıların Maden Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/144 Esas sayılı dava dosyasına katılmalarıyla mirası kabul ettiğinin ortada olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın hükmen reddi. istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Yasal ve atanmış mirasçılar, murisin terekesinden müteselsilen başka bir deyişle kendi malvarlıklarıyla sınırsız olarak sorumludurlar. Bu nedenle kanun koyucu, mirasçılara onların yararına olarak bu sorumluluklarını ortadan kaldırabilecek birtakım müesseseleri kanunda belirlemiş olup bunlardan biri 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'ndaki mirasın hükmen reddi (hükmi ret) müessesesidir. Kanun'un 605 nci maddesi, "(f.1) Yasal ve atanmış mirasçılar mirası reddedebilirler. (f.2) Ölümü tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır." şeklinde düzenlenmiştir.

2. Mirasın hükmen reddine ilişkin olarak açılan davalarda, terekenin açıkça borca batık olup olmadığının araştırılması gerekmektedir. İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmesi halinde terekenin borca batık olduğu kabul edilir. Aksi halde terekenin murisin ölüm tarihinde borca batık olup olmadığı, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının ölüm tarihindeki mevcut durum esas alınarak bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü vb. kurum ve kuruluşlardan sorulması, murisin alacak ve borçları zabıta marifetiyle de araştırılarak aktif malvarlığı ile takibe konu borç miktarı göz önünde tutularak aktif ve pasifinin tereddüde neden olmayacak şekilde belirlenmesi, mirasçının mirası kabul anlamına gelen davranışlarda bulunup bulunmadığının araştırılması gerekmektedir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı görülmüştür.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Dahili davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin ayrı ayrı ileri sürdükleri ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.